4. Yargı Paketi mağduru adalet arayışından vazgeçirir

Kadın Haberleri —

12 Temmuz 2021 Pazartesi - 17:00

4. Yargı Paketi’nin kabul edilmesinin, cinsel suç faillerinin yargılanmasındaki sorunları daha fazla derinleştireceğinin altını çizen avukat Elif Tirenç İpek Ulaş, “Kadın ve çocuklara yönelik işlenen suçlar söz konusu olduğunda tüm yasal değişiklik ve düzenlemeler daha hassas, bütünlüklü, politik ve özel mevzuatlarla ele alınmalı” dedi. 

HABER MERKEZİ

Kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 8 Temmuz’da Türk Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. 4. yargı paketinin alelacele geçirilmesinin ardından özellikle 13. Madde çok tartışılıyor. Bu maddeye göre aralarında cinsel suçlar ve cinsel istismarın bulunduğu katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi, kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanmasına bağlı hale getirilecek. Bir diğer deyişle cinsel saldırıya maruz kalan kadınlar, istismar edilen çocukların maruz kaldıkları suça kanıt teşkil edecek somut delile sahip olmaları beklenecek.

Tasarı, kadın örgütleri tarafından büyük bir tepki ile karşılandı. Jinnews’ten Şehriban Aslan’ın görüştüğü Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatlarından Elif Tirenç İpek Ulaş da kanunun cinsel suç faillerinin yargılanmasındaki sorunları daha fazla derinleştireceğine dikkat çekti.

Yüzde 64’ü cinsel suçlar

Elif, ceza yargılamaları açısından en ağır tedbir olan tutuklamanın uygulanabilmesi için somut delile dayanma kuralının hukuki olduğunu belirtti, ancak özellikle ‘örgüt suçları’ bakımından tutuklama ve cezalandırmaların somut delile dayanmadan yapıldığını hatırlattı. Diğer yandan cinsel suçlar açısından somut delile dayanma kuralına istisna getirilmesi gerektiğini söyleyen Elif, “Böylesi bir istisnanın olmaması hali zaten cezasızlık politikasına dayanan yargı pratiğinin özellikle cinsel suçlar bakımından daha kötüye gitmesi anlamına gelecektir. Basında, 2015 ve 2016 yılları raporuna göre kadın ve çocuklara uygulanan şiddet davalarının yüzde 64’ünün cinsel suçların ortaya çıktığı fiil ve eylemlerden oluştuğu yer aldı” dedi. 

Faillerin yüzde 99’u erkek

Aile içi şiddet suç dosyalarının ortalama ancak yüzde 33 oranda mahkûmiyetle sonuçlandığı bilgisini veren Elif, “Sivil toplum raporlarının tamamında şiddet suçlarını içeren eylemlerin faillerinin yüzde 98-99’unun erkeklerden oluşuyor. Hal böyleyken şiddet faili her 100 erkekten 33’ünün cezalandırıldığı ancak bu cezaların büyük oranda erteleme veya adli para cezası aldığı biliniyor. Kadınların yıllardan bu yana yargının cezasızlık politikası izlediğine ilişkin söylemleri altı doldurulamayan söylemler değil. Tüm veriler buna işaret ettiği gibi toplumsal baskı sebebiyle şikâyetinden vazgeçen mağdurların oranı da hep çok yüksek olmuştur” diye konuştu.