Bir kuşağın hafızası Koma Berxwedan
Dosya Haberleri —

Koma Berxwedan
- Koma Berxwedan üyeleri yeniden aynı isimle sahnelere döneceklerini duyurdu. Koma Berxwedan’ın yeniden aktifleşme sürecine öncülük eden Xelîl Xemgîn, "Aslında sıfırdan başlıyoruz. Ortada hazır bir yapı yok; bir anlamda geride kalan enkazı yeniden ayağa kaldırıyoruz" dedi.
- Cevat Mervanî, Koma Berxwedan’ın yeniden aktifleşmesini bir “geri dönüşten” çok tarihsel ve vicdani bir sorumluluğun yeniden üstlenilmesi olarak değerlendirdi. Hozan Şemdîn ise yeni dönemi eski ve yeni kuşakların birlikte yürüteceği bir süreç olarak tanımladı.
- Xemgîn Bîrhat, yeni dönemde temel hedefin kolektif ruhu yeniden kurmak olduğunu dile getirdi. Amele ise, "Koma Berxwedan’ı yeniden zirveye taşımak amacıyla; genç, dinamik ve yetenekli isimlere kapılarımızı açarak bu birikimi geleceğe aktarmayı hedefliyoruz" diye vurguladı.
ERKAN GÜLBAHÇE
Koma Amed ve Agirê Jiyan'ın ardından Koma Berxwedan üyeleri de yeniden Koma Berxwedan olarak sahnelere döneceklerini duyurdu. Almanya’nın Köln kenti yakınlarındaki Sankt Augustin’de düzenlenen resepsiyonla duyurulan bu karar, yılların biriktirdiği kültürel ve politik hafızanın yeniden sahneye çıkışı olarak değerlendiriliyor.
Koma Berxwedan’ın kurucu ve farklı dönemlerde yer almış üyelerinden Xelîl Xemgîn, Xemgîn Bîrhat, Amele, Şiyar Munzur, Serdar, Şemdîn, Cevat Mervanî, Peyvan Arjîn ve Hekîm Sefqan başta olmak üzere birçok isim etkinlikte hazır bulundu. Ayrıca TEV-ÇAND, Hunerê Mizgîn, Heyva Sor, YEK MAL ve KOMAV temsilcileri katılırken, KNK, KONGRA GEL ve KCDK-E de mesaj gönderdi.
İlk eser seslendirildi
Resepsiyonun en dikkat çekici anlarından biri, grubun yeni dönemdeki ilk eserini sahnede ilk kez seslendirmesiydi. Söz ve müziği Xelîl Xemgîn’e ait olan “Kurdistan Yek Welatê”nin düzenlemesi Mir Ednen tarafından yapıldı. Ednen, eserin aynı isimli bir senfoninin giriş parçası olarak tasarlandığını belirtti. Yaklaşık 30 dakika sürecek senfoninin notalarının hazır olduğunu, ancak henüz icra edilmediğini ifade etti. Bu kapsamda Portekiz’de bir senfoni orkestrasıyla, yaklaşık 80 müzisyenin yer alacağı bir çalışmanın planlandığı açıklandı.
Sanat bir mücadele alanı
Koma Berxwedan’ın yeniden aktifleşme sürecine öncülük eden Xelîl Xemgîn, grubun kuruluş süreci ve geçirdiği dönüşümleri anlattı. Xemgîn’e göre grup, klasik bir müzik topluluğu olarak değil, HUNERKOM bünyesinde kolektif ve örgütlü bir sanat anlayışıyla ortaya çıktı. “Sanatı hiçbir zaman sadece üretim ya da eğlence alanı olarak görmedik; onu doğrudan bir mücadele alanı olarak ele aldık” diyen Xemgîn, grubun ilk yıllarında güçlü bir ideolojik birlik ve kolektif ruh bulunduğunu ifade etti. Kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelen sanatçıların bu zeminde buluştuğunu ve ortaya çıkan üretimin hem sanatsal hem de toplumsal bir karşılık bulduğunu vurguladı. Xemgîn, 1990’lı yıllarda akademileşme ve kurumsallaşma yönünde önemli adımlar atıldığını, bu sürecin binlerce gencin sanata yönelmesinde etkili olduğunu belirtti.
'Sıfırdan başlıyoruz'
Xemgîn, yeniden başlama kararının uzun süren değerlendirmeler sonucunda alındığını belirtti. Geçmişte yapılanların, eksiklerin ve hataların açıkça tartışıldığını vurgulayan Xemgîn, bu sürecin yeni bir başlangıcı beraberinde getirdiğini söyledi. Bu süreci “geri dönüş” olarak tanımlamaktan kaçındığını belirten Xemgîn, “Aslında sıfırdan başlıyoruz. Ortada hazır bir yapı yok; bir anlamda geride kalan enkazı yeniden ayağa kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Hedef: Kurumsallaşma
Yeni dönemde en önemli hedeflerden birinin kurumsallaşma ve akademileşme olduğunu belirten Xemgîn, Kürt müziğini geliştirecek kalıcı yapılar oluşturmak istediklerini dile getirdi. Bu kapsamda müzik okulları ve akademiler kurmayı planladıklarını ifade etti. Amaçlarının, her Kürt gencinin kendini ifade edebileceği bir alan yaratmak olduğunu söyleyen Xemgîn, Koma Berxwedan’ı yeniden bir çekim merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Sanatsal üretimde belirli ilkelerin korunacağını vurgulayan Xemgîn, toplumsal sorumluluk taşıyan ve ulusal değerlerle bağ kuran bir çizginin sürdürüleceğini ifade etti. Ayrıca tüm eski üyelerin birebir aynı şekilde yeniden bir araya gelmediğini, ancak ortak üretim ve dayanışmanın devam edeceğini söyledi.
Geçmişten ders çıkararak
Önümüzdeki dönemde konserler, turneler ve yeni projelerle daha geniş kitlelere ulaşmayı planladıklarını belirten Xemgîn, öncelikli hedeflerinin güçlü bir altyapı oluşturmak olduğunu vurguladı. “Kalıcı olmak istiyoruz. Geçmişte yaptığımız hatalardan ders çıkararak bu kez daha sağlam bir yapı kuracağız” diyen Xemgîn, yeni dönemde daha kapsayıcı ve örgütlü bir sanat anlayışıyla hareket edeceklerini ifade etti.
Cevat Mervanî
Grup üyelerinden Cevat Mervanî, Koma Berxwedan’ın yeniden aktifleşmesini bir “geri dönüşten” çok tarihsel ve vicdani bir sorumluluğun yeniden üstlenilmesi olarak değerlendirdi. Grubun geçmişte yalnızca müzik değil, tiyatro ve folklor gibi alanlarda da güçlü bir üretim ortaya koyduğunu hatırlatan Mervanî, bu birikimin yeni kuşaklara aktarılmasının temel hedef olduğunu vurguladı. Özellikle diasporadaki gençlerin katılımının önemli olacağını belirten Mervanî, yeni dönemde kültürel merkezler, eğitim çalışmaları ve dijital alanı kapsayan daha geniş bir üretim zemini oluşturmayı planladıklarını ifade etti.
Hozan Şemdîn
Eski üyelerden Hozan Şemdîn, grubun yeniden sahneye dönüşünü kültürel birikimin canlanması olarak görüyor. Koma Berxwedan’ın, baskı ve göç koşullarında ortaya çıktığını hatırlatan Şemdîn, HUNERKOM çatısı altında halkın kültürünü yaşatmaya dönük kolektif bir üretim geliştirildiğini belirtti. Grubun Kürt gençliği üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu vurgulayan Şemdîn, “bir okul” işlevi gördüğünü ifade etti. Yıllar içinde biriken eserlerin sinema, opera ve senfoni gibi alanlarda yeniden değerlendirilebileceğini söyleyen Şemdîn, yeni dönemi eski ve yeni kuşakların birlikte yürüteceği bir süreç olarak tanımladı.
Xemgîn Bîrhat
Grup üyelerinden Xemgîn Bîrhat, Koma Berxwedan’ın kuruluşunda sanatın bir eğlence değil, doğrudan bir mücadele alanı olarak ele alındığını vurguladı. Bu anlayışın güçlü bir kolektif ruh yarattığını belirten Bîrhat, zamanla ideolojik birlik ve ortak üretim anlayışının zayıfladığını ifade etti. Yeniden bir araya gelme kararının bu sürecin eleştirel değerlendirilmesiyle alındığını söyleyen Bîrhat, yeni dönemde temel hedefin kolektif ruhu yeniden kurmak olduğunu dile getirdi.
Amele
Yasakların egemen olduğu, Kürtçe stranların ve hatta stran söylemenin dahi cesaret istediği bir dönemde, aynı düşünceyi paylaşan bir grup arkadaş olarak bir araya gelip kültürel çalışmalara başladıklarını söyleyen Amele, şöyle devam etti: "Müzikten tiyatroya, resimden halk oyunlarına kadar birçok alanda faaliyet yürüttük. Çok sınırlı, hatta yok denecek kadar az imkânlarla; komünal ve paylaşımcı bir anlayışla, kültürel değerlerimizi korumaya dönük üretimler gerçekleştirdik. Buna rağmen halkın gönlünde yer edinen bir çalışma ortaya koyduk. Stranlarımız dilden dile dolaşıyor, halaylarımız milli kıyafetlerle rengârenk bir görünüm kazanıyordu. Skeç ve tiyatro çalışmalarımızla ise baskı ve gerçeklikleri görünür kılmaya çalışıyorduk. HUNERKOM’la başlayan ve Koma Berxwedan’la zirveye ulaşan bu çalışmaların bugün geldiği nokta elbette üzücüdür. Bu gidişata dur demek için vicdani sorumluluk hisseden bir grup sanatçı olarak yeniden bir araya geldik. Koma Berxwedan’ı yeniden zirveye taşımak amacıyla; genç, dinamik ve yetenekli isimlere kapılarımızı açarak bu birikimi geleceğe aktarmayı hedefliyoruz. Komünal üretimi yeniden esas alan bir anlayışla ve halkın desteğiyle, görkemli bir resepsiyonla yeniden inşa sürecini başlattığımızı duyurduk. Bu nedenle herkesi bu çalışmaya destek vermeye ve mümkünse doğrudan içinde yer almaya davet ediyoruz.
***
Koma Berxwedan'a dair...
Koma Berxwedan, 1983’te Avrupa’da kuruldu ve aynı yıl yayımlanan ilk albümü Dayê ile müzik sahnesine adım attı. 1980’ler ve 90’lar boyunca yoğun bir üretim süreci yaşayan grup, Kürdistan’da özgürlük mücadelesinin büyüdüğü ve Avrupa’da Kürt diasporasının şekillendiği bir dönemde önemli bir aktör haline geldi. Albümleri yalnızca Avrupa’da değil, Kürdistan’ın dört parçasında da karşılık buldu. Zamanla yalnızca müzik yapan bir topluluk değil, bir dönemin duygusunu, dilini ve hafızasını taşıyan bir yapı olarak anılmaya başlandı.
Stranların hafızası
Toplamda 16 kaset ve çeşitli tekli eserler yayımlayan grup, sayısal olarak güçlü bir üretim ortaya koydu. Ancak asıl etkisi, bu üretimin içeriğinde kendini gösterdi. Her kaset, kendi döneminin ruhunu ve koşullarını yansıttı. Besteler; gündelik yaşamdan, yaşanmış deneyimlerden ve toplumsal hafızadan beslenerek şekillendi. Bu nedenle her stran, dinleyende karşılık bulan tanıdık bir hikâyeye dokundu. Koma Berxwedan’ın müziği tek bir duygu etrafında şekillenmedi. Direniş, göç, adaletsizlik ve eşitsizlik bu müziğin ana damarlarını oluşturdu. Bu temalar dışarıdan kurgulanmış değil, doğrudan yaşanmış hayatların içinden süzüldü. Kimi zaman doğanın anlatısı, kimi zaman direnişin sesi oldu. Bazı stranlarda bir annenin ağzından bir şehidin hikâyesi dile gelirken, bazılarında bir babanın dilinden bir gerillanın kaybı anlatıldı. Bu müzik; halaylarda coşkuya, cenazelerde ağıda, yürüyüşlerde ritme dönüştü. Her albüm kendi döneminin anlatısını taşıdı ve bu yönüyle Koma Berxwedan’ın müziği, adeta Kürdistan özgürlük mücadelesinin sesli bir arşivi haline geldi.
Ortak bir dil ve duygu
Koma Berxwedan, Kürdistan’ın dört parçasından ve Kafkasya’daki Kürt topluluklarından sanatçıları bir araya getirdi. Kurmancî, Kırmanckî, Soranî ve Goranî lehçelerinde üretilen stranlar, farklı coğrafyalara yayılmış Kürtler arasında ortak bir dil ve duygu zemini oluşturdu. Bu nedenle grup uzun yıllar yalnızca bir müzik topluluğu değil, aynı zamanda “ulusal bir grup” olarak da anıldı. 1999’a kadar süren kesintisiz üretim dönemi, grubun hem müzikal hem toplumsal etkisinin en yoğun hissedildiği yıllar oldu. Sonrasında ise üretim temposu giderek yavaşladı. Kolektif yapı zayıfladı, üretim seyrekleşti ve sahneyle kurulan bağ azaldı. Bu süreç yalnızca iç dinamiklerle sınırlı değildi; dönemin politik atmosferi, kültürel değişimler ve bireysel yönelimler de belirleyici oldu. Uzun bir sessizlik döneminin ardından Koma Berxwedan, 2019’da müzik üretimine ara verdi.
Müziğin mücadeleye dönüştüğü yer
Grubun gelişiminde HUNERKOM belirleyici bir rol oynadı. 1980’lerde Avrupa’da Kürt sanatını örgütlü biçimde geliştirmeyi hedefleyen bu yapı, kolektif üretim anlayışını güçlendirdi ve Koma Berxwedan da bu zemin içinde şekillendi. Bireysel sanatçı kimliğinden çok birlikte üretme anlayışı öne çıktı. Ortaya çıkan eserler yalnızca müzikal değil, aynı zamanda düşünsel bir derinlik de taşıdı. Bu süreçte kültürel mücadele ağır bedellerle karşılaştı. HUNERKOM ve Koma Berxwedan bünyesinde yer alan birçok sanatçı şehit düştü. Mizgîn, Sefqan, Çiya ve Serhat gibi isimler bu hafızanın bir parçası olarak anılmaya devam ediyor. Bu şehitler, yürütülen çalışmaların yalnızca sanatsal değil, aynı zamanda toplumsal bir mücadele alanı olduğunu da ortaya koydu.
Hayatın parçası oldular
Koma Berxwedan’ın etkisi yalnızca müzikle sınırlı kalmadı. 80’ler ve 90’larda büyüyen birçok Kürt için bu grubun stranları hayatın bir parçası haline geldi. Kasetler evlerde, yolculuklarda ve toplantılarda çalındı; sözler ezberlendi, melodiler hafızalara yerleşti. Bu müzik, zamanla insanların dünyayı algılama biçimini de etkiledi. Bu stranlarla büyüyenlerin bir kısmı, bu sözlerle bilinçlendi ve hayatını buna göre şekillendirdi. Farklı alanlarda mücadeleye katılan ve şehit düşenlerin varlığı da bu etkinin derinliğini gösterdi. Koma Berxwedan hiçbir zaman yalnızca sahnede kalan bir grup olmadı. Avrupa’daki Newroz alanlarında, kitlesel eylemlerde ve kültürel etkinliklerde aktif olarak yer aldı. Müzik, bir performans olmanın ötesine geçerek doğrudan yaşamın ve mücadelenin bir parçası haline geldi. Zamanla sahne ile meydan arasındaki sınır da ortadan kalktı.















