Amedspor, 23 Nisan ve kimliksizleştirme

Forum Haberleri —

28 Nisan 2021 Çarşamba - 23:00

  • Yıllardır türlü bedeller ödenerek oluşturulmuş Amedspor kimliği, ’23 Nisan mesajı’ gibi çeşitli müdahalelerle yavaş yavaş özünden boşaltılarak bir kimliksizleştirme pratiğine dönüşmüş durumda.

DEVRİM BARAN

Amedspor kulübünün Instagram hesabından paylaşılan ’23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı kutlu olsun’ mesajı taraftarların yoğun eleştirilerine rağmen hala ısrarla sayfadaki yerini koruyor. Bu paylaşımın bıraktığı iz ve uyandırdığı olumsuz intiba Amedspor taraftarları ve sevenlerince uzunca bir zaman unutulmayacak gibi. ‘Çocuklar ölmesin maça gelsin’ pankartından ’23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı kutlu olsun’a evrilen keskin bir savruluş.

Yaşamın en saf ve en anlamlı varlıkları çocuklardır. Yaşamın duruluğunu, hayatın anlamlılığını, dünyanın güzelliklerini ve geleceğin umut dolu dünya hayalini çocukların ışık saçan gözlerinde ve saf sevgi dolu yüreklerinde hissederiz. Amedspor taraftarlarının itirazları da ne çocuklara adanmış bir bayrama ne de çocukların öznesi olduğu bir günedir. İtiraz edilen husus resmi ideolojinin çocukları 23 Nisan, 19 Mayıs gibi ‘milli bayramlar’ safsatasıyla araçsallaştırarak kendini meşrulaştırmasınadır. İtiraz bu bayramlar ile Kürt çocuklarının, farklı inanç guruplarının ve halkların çocuklarının tektipçi eğitim kurumlarında asimilasyondan geçirilmesinedir. Yine itiraz edilen çocukların yaratıcılıklarının, farklılıklarının, kendilik bilincinin ve anadillerinin unutturulmaya çalışılarak ‘fikri Türk, irfanı Türk, vicdanı Türk’ bireylerle toplumu yekvücut

Türkleştirme politikalarınadır. İtiraz, Amedspor adının ve kimliğinin bu tektipçiliğe alet edilip meşrulaştırma girişiminedir. 

23 Nisanın Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı olarak kabul edilip kutlanması 1980 askeri darbesi sonrası Kenan Evren tarafından yapılan yasal bir değişiklik sonrasıdır. Yani özünde 23 Nisan Çocuk Bayramı, 12 Eylül 1980 faşist askeri darbesinin toplumu dönüştürme projesinin çocuklara düşen payının ürünüdür.

Burada temel soru ilk olarak Amedspor yönetimi Kürt çocuklarının milli egemenlikçi bir bayramla ile ne tür bir ilişkisi olduğunu zannediyor? İkinci olarak Amedspor kulüp başkanı ve yönetim kurulu bu milli egemenlikçi rejim ile nasıl bir ilişki içindeler ki resmi kulüp hesabından rahatlıkla böyle bir paylaşımda bulunabiliyorlar?

Geçmişle yüzleşmeden asimilasyoncu ve militarist politikalardan vazgeçilmediği müddetçe çocukların ne kutlanacak bayramları ne de yeni bir gelecek kurma hayalleri olamayacaktır. Kaldı ki hangi çocukların bayramı kutlanıyor? Bu topraklarda gözaltında kaybedilen, panzer altında bırakılarak öldürülen çocuklardan tutalım, on üç kurşunla katledilen Uğur Kaymaz’dan havan mermisi ile öldürülen Ceylan Önkol’a ve Cizre’de asker kurşunlarıyla öldürüldükten sonra üç gün boyunca defin edilmesine izin verilmeyip cansız bedeni buzdolabında bekletilen Cemile Çağırga ve daha nice Kürt çocuklarının ve ailelerinin bir daha kutlanacak bayramı olamayacak. Amedspor taraftarları ‘Çocuklar ölmesin maça gelsin’ derken bu yalın gerçeği ifade etmek istiyorlardı.

Amedspor öncelikli olarak önce bir kimlik sonra bir futbol takımıdır. Amedspor birçok futbol kulübünün aksine kentin sosyolojik, politik bileşkesinin değerler bütününün bir parçasıdır. Dolayısıyla Kemalist cumhuriyetin kuruluş felsefesine karşı ilk isyandan bugüne gelen isyanında bir parçasıdır.

Amedspor’un sportif mecrada aldığı sonuçlar sporun doğası gereği içinde hem başarıyı hem de başarısızlığı barındırabilir. Geniş kitlelerin sporla oluşturduğu bağın temelinde de bu duygular yatar. Bir mağlubiyet durumunda veya sezon sonunda hedeflenen amacı yakalamama durumunda yapılacak eleştiriler de oynatılan oyun ve sporcu tercihi ile teknik ekibin yetersizliği üzerinden eleştiriler yapılarak bu süreç tüketilir. Amedspor’da son dönemde yaşanılanlar tüm bunların dışında adeta yıllardır türlü bedeller ödenerek oluşturulmuş Amedspor kimliğinin lokal müdahalelerle yavaş yavaş özünden boşaltılarak bir kimliksizleştirme pratiğine dönüşmüş durumda.

Kadın futbol takımı oyuncularının Stêrk TV’ye röportaj vermesine izin vermemeden tutalım, İstanbul Sözleşmesine yönelik kadın yöneticilerin yapacakları yazılı açıklamanın politik bir dili olduğu gerekçesiyle yayınlanmaması, yine Kürdistanî hassasiyetleri olan siyasi parti ve kurumlara randevu vermede oldukça ketum ve ertelemeci davranılması gibi ötekileştirici tutumlar Amedspor’un misyonuyla hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.

Sezon boyunca tüm bu yaşananlar 23 Nisan mesajı ile birlikte değerlendirildiğinde Amedspor’un sistematik bir şekilde içinin boşaltılıp değerlerinden uzaklaştırılmaya ve sistem içselleştirilerek sportif başarı veya başarısızlık üzerinden bir çizgiye çekilmeye çalışıldığı anlaşılıyor. Amedspor kulübünün ekonomik ayrıcalıklarını kullanan kayyım mantığındaki bir zümre tarafından bilinçli olarak bir kimlik erozyonuna uğratılmasına seyirci kalınmayacağı ve hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini bu zihniyetteki herkesçe iyi bilinmesi gerekmektedir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.