Borç batağı içinde yaşıyoruz

Dosya Haberleri —

18 Nisan 2022 Pazartesi - 19:00

  • Türkiye’de ekonomik kriz, zengin daha çok zenginleşirken, emekçiler daha çok yoksullaştı. Biz de konuyu krizi yaşayan yurttaşlar ve konunun uzmanları ile konuştuk: Elektrik, doğalgaz ve su faturaları her ay artıyor. Pazar alış verişinde alım gücü her hafta düşüyor. Dünya sefalet endeksinde de 166 ülke içerisinde Türkiye 160. sırada!
  • Ekonomik krize neden olan en büyük etken iktidarın savaş politikaları olduğuna dikkat çeken HDP Milletvekili ve İktisatçı Erol Katırcıoğlu, "Son bir yıl içindeki gelir dağılımına bakıldığında zengin ile yoksul arasındaki uçurum giderek büyüyor. Halkın taleplerinin ekonomide bir karşılığı yok. Talep eksikliğinden kaynaklı kriz hali gittikçe derinleşiyor" dedi.

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

Türk lirasının rekor değer kaybı, gelir adaletsizliği, yüksek enflasyon, daimi artan borçlar. Bir yandan büyük firmaların ve finans kesiminin kârları kabarıyor, diğer yandan ise işsizlik yükseliyor ve emekçilerin kazançları geriliyor. Son verilere göre gelir dağılımında toplumun en alt düzeyindekilerin gelirden aldığı pay azalıyor, en üst düzeyindekilerin gelirden aldığı pay ise artıyor.

2021 yılı, ekonomik krizin doruğa ulaştığı ve yıkıcı etkilerinin en ciddi şekilde hissedildiği yıl olarak tarihe geçerken, 2022 yılı Ocak ayı itibariyle daha da derinleşen ekonomik kriz emekçilerin yaşam koşullarını ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Hemen her gün temel gıda maddelerine, ulaşım, doğalgaz, elektrik, su ve diğer ihtiyaçlara yapılan zamlar emekçilerin yaşamını olumsuz etkiliyor. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak ayı enflasyon rakamlarına yıllık bazda yüzde 48,69 olarak açıklandı. TÜİK’e göre emekçilerin bütçesinin ana gider kaynakları arasında olan ulaşımda enflasyon yıllık bazda yüzde 68,89, temel gıda maddelerindeki artış yüzde 55,61, ev eşyasında ise yüzde 54,53 olmuştur.

Esnaf iflas bayrağını çekti

58 yaşındaki Orhan Dinçer, 35 yıldır ayakkabı üretimi ve tamirinde çalışıyor. Pirim gün sayısından ki boşluktan kaynaklı emekli olamayan Dinçer, emekli olabilmek için 5 yıl daha çalışmak zorunda. Bulunduğu bölgenin turizm bölgesi olduğu için işlerinin görece daha iyi olduğunu söyleyen Dinçer, ancak geçen yıllara oranla yüzde 40’lık bir kaybının olduğunu ekliyor. Ekonomik krizin derinleştiğini söyleyen Dinçer, “Kira vermek zorunda kalan yüzlerce esnaf çok kötü durumda. Bunlar daha çok kredi ve devletten alabildikleri ekonomik destekle işlerini yürütebiliyor ancak yürütemeyenler ise ciddi borç batağı altında iflas bayrağını çekmek zorunda kalıyor” diye konuştu. 

Yurttaşın alım gücü düştü

Sadece 15 gün iş yapabilen Dinçer, 15 günde kazandığıyla tüm ayı bitirmek zorunda kalıyor. Yaptığı işten kaynaklı sürekli malzeme almak zorunda olan Dinçer, ayakkabı boyası, bağcık, cila, ayakkabı tabanı ve diğer malzemelerin neredeyse her hafta zamlandığını ve masraflarının katladığını dile getirdi. Dinçer, "10 liraya aldığım bir kutu ayakkabı boyası 30 lira olmuş yüzde iki yüz zamlı alıyorum” dedi. Ev ekonomisi içinde durumun aynı olduğunu sözlerine ekleyen Dinçer, şöyle devam ediyor: "Elektrik, doğalgaz ve su faturaları neredeyse her ay artıyor. Pazar alış verişinde alım gücüm her hafta düşüyor. Pazarda fiyatlar arttıkça bizim alım gücümüz düşüyor."

Maaşlar en az 8 bin olmalı

4 kişilik bir ailenin asgari düzeyde geçimini sağlayabilmesi için ortalama 8 bin TL’nin maaş alması gerektiğini dile getiren Dinçer, “Türkiye koşullarında asgari ücret ile çalışan biri sadece faturalarına çalışıyor” dedi. Çözümün mevcut iktidarın değişmesinde gören Dinçer, “Mevcut iktidarın yerine iyi bir yönetim gelirse ekonomi düzelebilir. Onun dışında bir çözüm görmüyorum” diye konuştu. 

Esnaf yüzde 40 küçüldü

İstanbul’da 26 yıldır esnaflık yapan Muhammed Taş, yaşanan krizin her kesimi derinden etkilediğini düşünüyor. Krizden kaynaklı insanların alım gücünün ciddi oranda düştüğünü belirten Taş, “Bu durum dolayısı ile bize yansıyor. İnsanlar para kazanamayınca alışveriş yapamıyor. Enflasyon yükseldikçe fiyatlara yansıyor. Biz kendi fiyatlarımıza zam yapmamak için direniyoruz ama onu da bir yere kadar yapabiliyoruz; nerdeyse aldığımız her ürüne zam geliyor masrafları karşılamak için bizde zam yapmak zorundayız. Fiyatlar iki haftada bir artıyor. Örneğin et ürünlerine 2 haftada bir zam geliyor. Elektrik doğalgaz ve su faturalarının toplamı dükkân kirasından daha fazla geliyor. Geçen seneye oranla işlerim yüzde 40 oranla düştü” diye konuştu. 

Bu ay doğalgazın faturası: 1.600 TL

Bir petshop dükkânında çalışan Yasemin Peres 43 yıldır İstanbul’da yaşıyor. Aslen Amed Sur’lu olan Peres, babasının işlerinden kaynaklı küçük yaşta Amed’den ayrılıyor. Erken yaşta evlenen Peres, birkaç yıl önce eşini kaybetmiş. 3 çocuk annesi olan Peres, çocuklarının hepsini evlendirmiş ve şimdi yalnız başına yaşıyor. Yalnız yaşayan biri olarak ekonomik olarak zor geçindiğini söyleyen Peres, “Ev ekonomisini çok zor döndürüyorum. Son aylarda her şeye aşırı derecede zam geldi. Temel gıda maddelerin tümüne yüzde yüz zam yapıldı. Kazandığımız parayı biriktirme şansımız yok. Gelen para ile zar zor geçinmeye çalışıyorum ama yetmiyor. Geçen ay 110 TL gelen Elektrik faturası bu ay 175 TL geldi. Geçen ay doğalgaz faturası 600 TL iken bu ay 1.600 TL ödedim. Geçen sene bakkala 150 TL ile gittiğimde çok şey alıyordum şimdi birkaç parça ürün dışında bir şey alamıyorum” diye konuştu.