Buna ömür yeter mi?

Selim FERAT yazdı —

30 Kasım 2020 Pazartesi - 23:00

  • Gözlemleyenler soruyorlar: Özgürlüğe kavuşmak için daha kaç yıl tüketilmesi gerekir? Kürdistan dostları gözlemciler, bir yerde sonsuza uzayan mücadelenin, Rojava projesi zaferini kutluyorlar. Geriye yine de, sessizce sorulan bir soru kalıyor: Kürtler’in özgürlüklerine kavuşmaları için, mücedele daha kaç ömür sürecek? Kürdistan’ın işgalcilerden arındırılması için, insanlar daha kaç ömür çürütecek?

 

Karamsarlığa bağlamıyorum bu soruları.

Bu sorular tesadüf sonucu değil; PKK’nin kuruluşunun 42. Yılında ve silahlı mücadelenin başlamasından 36 yıl sonra soruluyor.

Sorunların kısa menzilli ufku, insan ömrünün pek de uzun olmadığına işaret ediyor.

Tarihi doğru okursak, birçok halkın, ülkenin Osmanlı işgalinden kurtulması için kademe kademe, 600 yıl geçmesi gerekiyordu.

Birinci Dünya Savaşı sonrası, Osmanlı’nın sonu anlamına geliyordu.

Osmanlı’nın devamı Kemalist iktidara, Ege’deki Yunanistan topraklarını, Kürdistan ve Ermenistan’ın bir bölümünü işgal etme icazetini veren güçler ve Fransız emperyalistleriydiler.

Sonra sancılı bir dönem başladı ve bu kez İngiliz işgali dünyaya hükümdardı.

1922’den 70’li yılların ikinci yarısına kadar, onlarca koloni ülke, Büyük Britanya işgalinden kurtularak, devletleştiler.

1919’da tutuklanan ve 1924’te affedilen Gandhi, 1947 yılında, Britanya’dan kurtuluşu gerçekleştirecek, bağımsızlık mücadelesini sürdürmüş;

Ve belki de Kürtler için de geçerli olacak şu tarihi notu düşmüştü:

"Önce seni görmezden geliyorlar, sonra sana gülüyorlar, sonra seninle kavga ediyorlar ve sonra da kazanan sen oluyorsun.“

Ve…

Kuzey Kürtleri, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonraki dünyalarının üçüncü savaşını yaşıyorlar.

Mücadelenin birinci safhasını, 1984’lere kadar devam eden, travmadan arınma ve politik mücadele arayışı dönemiydi.

İkinci savaş, kelimenin tam anlamıyla silahlı savaş (1984) olarak tarihe geçti ve hedef, politik kimliğe sahip bir topluluk (ulus) yaratmaktı.

Kürtler’in dünyalarındaki üçüncü savaş, toplumsal ve ulusal kurtuluşu siyasi bir statüye kavuşturmak olarak tarihe geçti.

Ve tam da bu dönemde Türkiye, "üçüncü dünya savaşı“nı Kürdistan’da başlatmış gibi bir tabloya imza atıyor ve özellikle de Günay Kürdistan, Rojava, Efrîn, Kobanê vd. Kürdistan bölgelerinde saldırılara hala devam ediyor.

Muhtemel sonuç ne olacak?

Kürdistan’ı işgali, daha bir ömür boyu sürecek mi?

Bu sömürgeci savaş devam ederse, belki de Einstein’ın söyledikleri olur:

"Üçüncü Dünya Savaşı'nın hangi silahlarla savaşılacağından emin değilim, ancak Dördüncü Dünya Savaşı'nda sopalarla ve taşlarla savaşacaklar.“

Ya da;

Başka bir öngörüyle, Kürtler 600 yıl boyunca Avrupa önlerine kadar hükmeden Osmanlı’ının devamı olan ve kaybeden bir imparatorluk histeriyle Kürtler’in yakasına yapışan Türk Devleti, son sömürgesi Kürdistan ve Ortadoğu’nun silahları Kürdistanlılara yenilecek.

Ve Kürtler, ilk fitili ateşleyen Besêy Anuş ve devamındaki yürüyüşçülerin toplumsal intikamını alacak…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.