CHP’nin Alevi heybesinde İttihatçılık var 

Forum Haberleri —

7 Eylül 2021 Salı - 23:00

  • Kim ki Alevileri Horasan, Horasan erenleri ve Ahmet Yasevi gibi üç argümanı yan yana kullanarak tanımlıyorsa bilin ki Aleviliği inkar ediyor, Aleviliği köklerinden kopartmak istiyor.

CİHAN EREN

Bilindiği gibi UNESCO 2021 yılını, Pîr Hace Bektaş-ı Veli yılı ilan etti. İnsanlık değerleri, Anadolu Türkmen halk kültürü ve Alevilik için bu karar iyi olmuştur. 2021 yılının Pîr Hace Bektaş-ı Veli yılı ilan edilmiş olması, Pîr’in dergahında gelenekselleşmiş anma etkinliğini bu yıl daha farklı kutlamaya da vesile oldu. Ayrıca UNESCO kararına dayanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi de üç gün süren bir festival düzenledi. Hacıbektaş’taki geleneksel etkinliğin yapıldığı günlerde Diyanet’de bir kenarından Pîr’e el atmak istedi. Alevilerin birlik içinde tepki vermesi Diyaneti bundan vazgeçirdi. 

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO)’nün kararı bağlamında yapılan Pîr Hace Bektaş-ı Veli yılı etkinliklerinde CHP’nin özel bir ilgisi olduğu görülüyor. Bu, CHP’nin UNESCO kararından cesaret aldığını gösteriyor. UNESCO kararı olmamış olsaydı CHP’nin aynı duyarlılık ve ilgi ile bu konuya eğilmesi, Alevilere, Alevi ozanlara destek vermesi zor olurdu. CHP’nin son yıllarda Alevilerin HDP’ye olan ilgisinin önüne geçmek için böyle bir olanağı kullanmaya çalıştığını belirtmek de yanlış olmayacaktır. HDP’nin, Alevileri Alevi olarak gören ve kabul eden politikası, Alevilerin kendilerini ifade etmesine, tanıtmasına, önemli katkılar sunuyor. 

CHP’nin Alevilere dönük politikası her zaman Türk İslam sentezinin laik tarzında olmuştur. Tekke ve Zaviyelerin kapatılması, Tevhidi Tedrisat kanunu, laiklik gibi Kemalist cumhuriyet kanunları, kelimenin tam manasıyla Aleviliği bitirdi. Alevilerin bugün yaşadığı tüm sorunlar, kesinlikle laik milliyetçi cumhuriyet politikasının eseridir.

Aleviler, Kürtler ve demokratikleşme gündeme geldiğinde kimi sol jargonlu Kemalistler özellikle de 1960’dan sonra Kemalizmin bitirildiği, cumhuriyet devrimlerinin uygulanamadığını söylerler. Bu haklı ancak tümüyle doğru olmayan bir değerlendirmedir.

Kemalizm tek tip ulus yaratırken, nasıl ki Kürtleri Türk yapmak için Koçgiri ve Dersim’de Kürt Alevileri katlettiyse, Türkmen Alevileri de Türk-İslam yapmak için özel politikalar devreye koymuştur. Bu politikanın İttihatçıların tezlerine dayandığı biliniyor. Sağcısı solcusuyla tüm Kemalistler, Aleviler hakkında halen Envercidir, Cemalcidir ve Talatçıdır. Bunun güncel politikasını da CHP yapmaktadır. Bu bir iddia veya yorum değildir. Bunun gerçeklik olduğunu CHP liderinin Pîr Hace Bektaş-ı Veli’yi anma etkinliğinde Hacıbektaş’taki konuşmasında bir kez daha gördük. 

Alevi Pîrlerinin, aydın ve entelektüellerinin ve kurum yöneticilerinin Kılıçdaroğlu’nun o konuşmasına ne tepki verdiğini takip edemedim. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını hazırlayanların İttihatçı Baha Sait’in öğrencileri olduğu kesindir. 

21. yüzyılda halen Aleviliği Türk İslam sentezi çizgisinde tanımlamak, Türkmen Alevi halk kültürünü iktidar İslam'ın en kanlı ve katil yorumu olan Türk egemenleri anlayışının yakınına, gölgesine koymak en başta Pîr Hace Bektaş-ı Veli’ye hakaret ve Pîr’i inkar etmek olmuştur. Özcesi Erdoğan ve Bahçeli etkinliğe çağrılsaydı onlarda benzer içerikte konuşacaktı. O konuşma Baba İshak, Baba İlyas ve Menteş’in Türkmen Alevi ruhuna karşıttı. Osmanlının Türkmen Aleviliğe en ciddi müdahalesinin yapıldığı dönemde yazılmış Velayetname’den uyarlanmıştı. 

Kılıçdaroğlu, Hacıbektaş’ta Alevilere Türk İslam sentezini anlatı. Türkmen Alevileri, Türk İslam sentezine davet etti. Ve böylece Erdoğan'ın ‘Alevilik Ali’yi sevmekse ben de Aleviyim’ tezine kendi cephesinden katkı sundu. 

Bilindiği gibi Türk İslam sentezi ideolojisinin Aleviler hakkında uydurduğu birkaç klişesi vardır; Birincisi mekan olarak Horasan’dır. İkincisi, Horasan erenleridir. Üçüncüsü ise Ahmet Yesevi’dir. Kim ki Alevileri bu üç argümanı yan yana kullanarak tanımlıyorsa bilin ki Aleviliği inkar ediyor, Aleviliği köklerinden kopartmak istiyor.

Türk devlet ulusunu yaratmayı amaçlamış bu resmi uydurmacılığı detaylarıyla anlatmanın yeri burası değildir. Ancak yalana ve yanlışa dayalı bu tezin Kürt Alevileri Türkleştirmek hedefinin olduğunu çok iyi biliyoruz. 

Horasan, Sasanilerden beri Kürtçe ve Farsça konuşan Iraklı ve Zagrosluların güneş ülkesi, güneşin doğduğu yer anlamında kullandıkları bir isimdir. Yunanlıların Anatolia’sı gibi. Öyle sabit sınırları olmamıştır. Selçuklular ile gelen ve halen Ortadoğu'da yaşayan Türklerin kendilerine kaynak aldığı Türkmenlerin Horasanlı olduklarına dair net bilgiler yoktur. Horasan, Türkmenlerin batıya geçerken kullandıkları hat olmuştur. Bugün ki Afganistan’dan göçenler gibi. Peki resmi Türk tarih tezi neden ısrarla Horasan diyor?

Safevi sultanı Şah Abbas, Kürt Alevilerden on binlercesini sınır bekçiliği için Horasan’a götürmüş. Abbas ölünce de bu aşiretlerin önemli bir bölümü yerlerine geri dönmüş. İşte Türk İslam tezinin ‘hepimiz Horasan’dan geldik’ tezini bu kadar sevmesinin nedeni budur. Türkmenler değil, Dersim ve Maraşlı Kürt Alevi aşiretlerinden geri dönenler Horasan’dan geldiğini biliyor. Hatırlıyor. Örneğin Horasan’a gidip dönenler arasında Kılıçdaroğlu’nun dedeleri de vardır. İşte CHP bu göçün anılarını kullanarak yüz yıldır Kürt Alevilere siz Kürt değil Türksünüz diyor. Oysaki Kürt aşiretleri en az Medlerden beri zaten Horasanlıdır. 

Horasan erenleri argümanı ise Türkmen Alevilerin büyük Pîr ve Babalarının Kürt Alevi-Yaresani geleneği içinde piştiklerini inkar etmek için uydurulmuştur. Pîr Hace Bektaş’ın Mardin-Urfa-Maraş hattında geçirdiği dönüşümü unutturmak için akla ziyan uydurma tezler ileri sürülmüştür. 

Ahmet Yesevi argümanı ise Pîr’in adını kullanarak Türkmen Aleviliğini Nakşileştirmek için uydurulmuştur. Veleyatname’nin yazıldığı dönem göz önüne alınırsa gerçeğin böyle olduğu çok rahatlıkla görülecektir. 

Bir kez daha gördük ki, CHP’nin Alevi torbasına İttihatçı tezlerden başka bir şey konulmamıştır. CHP UNESCO’dan aldığı cesaretle Türk İslamcılardan korkmadan Alevilere selam verdi. Aleviler bu selama her zamanki saflıklarıyla karşılık vermemelidir. CHP aklı ve politikalarının Alevileri getirdiği nokta ortadadır. Aleviler, CHP’nin Koçgiri ve Dersim katliamlarından sorumlu olduğunu unutmamalıdır. CHP, Alevileri yeni baskı ve katliamlara açık hale getirmek de istiyor olabilir. 

CHP’nin Alevilere demokratik yaklaştığı, Dersim soykırımını itiraf edip özür dilediğinde, Seyid Rıza’nın mezar yerini açıkladığında düşünülebilir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.