Ekofeminizm bir saygı meselesidir

3 Aralık 2021 Cuma - 18:30

Mariama Sonko

Mariama Sonko

  • Batı Afrika’da 500’den fazla NSS (Çözüm Biziz) hareketinin başkanı olan Mariama Sonko,  kadınları sürdürülebilir agroekolojiyi için hem teşvik ediyor hem de büyük ölçekli endüstriyel tarımla mücadele ediyor.  O, ekofeminist bir tarım devriminin peşinde koşan kadın.  

Mariama Sonko’nun güney Senegal’in Casamance bölgesindeki evinin dışında, pembe deniz kabukları, istiridyeler için bir üreme yeri sağlamak üzere mangrovlara yerleştirilecek olan el yapımı ağlara asılıyor.

Normalde istiridye toplayan kadınlar, dalları keserler.  Bu mangrovlara zarar verebilecek bir yöntemdir bu. Ancak Batı Afrika’da tarımda devrim yaratmaya çalışan Sonko, bu ağların sürdürülebilir bir şekilde hasat yapmalarına olanak sağladığını söylüyor.

Ekofeminist tarım devriminin peşindeki kadın

52 yaşındaki Sonko, Senegal, Gana, Burkina Faso, Gambiya, Gine-Bissau, Gine ve Mali’deki 500’den fazla kırsal kadın derneğinin oluşturduğu ekofeminist bir hareket olan Nous Sommes la Solution’ın (NSS) yani “Çözüm Biziz” hareketinin başkanı. Hareket, sürdürülebilir agroekolojiyi teşvik ediyor ve büyük ölçekli endüstriyel tarımla mücadele ediyor.

Sonko, “Afrika’da agroekolojiyi ve gıda egemenliğini destekliyoruz. Kadınlar kırsal alanların kalkınması için paha biçilmez aktörler” diyor. Sonko şunları kaydediyor: “Çevre ve ailelerinin sağlığı konusunda endişe duyan kadınların yorulmak bilmeyen bu çalışmalarına değer kazandırmak istiyoruz. Hep tarımla uğraştılar ve ne ekosistemi ne de insan sağlığını bozan ürünleri kullanıyorlar.”

Senegal’in ekmek sepeti: Casamance

Senegal’de, ağ güneydeki 100’den fazla yerel dernekte yaklaşık 10.000 kadından oluşuyor.

Casamance, yemyeşil, bereketli manzaraları nedeniyle Senegal’in ekmek sepeti bölgesi olarak kabul edilir. Yemyeşil bitki örtüsü, kum ve tek tük bozkır bitkilerinin hâkim olduğu başkent Dakar da dahil olmak üzere daha kuzeydeki bölgelere tam bir tezat oluşturuyor.

Tarımın bilgisi kadının elinde

Senegal’deki NSS’nin ulusal koordinatörü olan Sonko, çalışmalarının çiftçiliğe yönelik tutumları değiştirmek ve kadınların çevreyi korumadaki rolü hakkında olduğunu söylüyor.

“Kuruluş, genellikle geleneksel uygulamalara dayanan sürdürülebilir tarım yöntemlerini desteklemektedir. Bunların bilgisi çoğunlukla kadınlar tarafından tutuluyor” diyor.

Sonko şöyle devam ediyor: “Gıda egemenliğini her zaman destekleyen şey yerli bilgi ve uygulamalardır ve bu bilgi birikim kadınların elindedir… Benim için ekofeminizm, etrafımızda sahip olduğumuz her şeye saygı duymaktır.”

Bütün işi yapanları kovdu

Tabi faaliyetleri her zaman kolay olmadı. Sonko, yaklaşık on yıl önceki bir tartışmayı hatırlıyor. Bir toprak sahibi, Sonko’nun köyündeki bazı kadınların ailelerine gelir oluşturma, yiyeceek sağlama ve satması için arazisinde tarım yapmasına izin vermiş. Beş yıl boyunca kadınlar bu arazideki bitkilere ve ağaçlara bakmış. Sonra ağaçlar meyve vermeye başlayınca ev sahibi kadınlara araziyi terk etmelerini emretti. Sonko, “Bütün işi yapanları kovdu!” diyor.

Küçük köyde ödenen yüksek bedel

Toplumda etkili bir şahsiyet olan toprak sahibini fikrini değiştirmeye ikna etmeye çalışmış. Yapamamış. Bunun yerine, adam onun ailesine kendisine geri adım atması için baskı yapmalarını istemiş. Reddettiğinde, topluluk toplantılarından dışlanmış - küçük bir köyde ödenmesi gereken yüksek bir bedel. Kasaba toplantılarında susturulmuş. “İnsanların aklını karıştırmaya geldiğimi söylediler. Neredeyse iki yıl konuşmama izin vermediler. Gerçekten canımı acıttı” diyor Sonko.

Bio-gübre üretimi

Ama bu onu durdurmamış. O zamandan beri çalışmaları ve etkisi arttı. Artık yerel kuruluşlara kadınların gelirlerini artıran tarımsal projeler yürütmelerinde yardımcı oluyor.

Sonko şöyle diyor: “Kadınlar çok çalışıyor ama bu iş için onlara para ödenmiyor. Bunu büyük bir yürekle yapıyorlar, ancak yaptıkları karşılıksız bırakılıyor.”

Özellikle başarılı olduları alan ve Sonko’nun da en çok gurur duyduğu faaliyetlerden biri, kadınların tarlalarında kullanmak için inek gübresinden yaptıkları ve diğer çiftçilere torbasını 5.000 CFA frangı (6.50 £) karşılığında sattıkları biyo-gübre üretimi.

Bulyon alternatif Sum Pack üretimi

Ayrıca, yerel bitkilerden yapılan tamamen doğal bir baharat ürünü olan Sum Pack’in geliştirilmesine de dahil olmuş - Senegal’deki birçok ailenin yemeklerinde kullandığı ve tansiyon yapabilecek yüksek tuz içeriğine sahip bulyon küplerine bir alternatif.

Sonko, aynı zamanda Sum Pack üretiminin artırılmasına yardımcı olmak için Senegal hükümetinden fon sağlanmasını talep eden bir kampanya yürütüyor. En önemlisi de çiftçilerin yerel olarak üretilen tohumları kullanmasını yasaklayan yasayı değiştirmeye çalışıyor. Sonko, “Yasaları yerel üretim lehine değiştirmelerini istiyoruz” diyor.

Sonko, Senegal’in tarım politikalarının büyük ve küçük ölçekli çiftçiliği desteklediğini, ancak ekolojik tarım için devlet desteğinin çok az olduğunu veya hiç olmadığını söylüyor. Yapılan BM gıda sistemleri zirvesinin de onun amacına yardımcı olması pek olası değil. Sivil toplum grupları, organizatörleri büyük şirketlerin çıkarlarına öncelik vermek ve küçük ölçekli çiftçileri dışlamakla suçlayarak küresel toplantıyı boykot etmekle tehdit etti.

Sonko, “Ele alınan genel kaygılar, çok uluslu şirketlerin kaygıları” diyor. “Bizim gibi küçük çiftçiler gibi daha az parası olanlar pahasına onları kayırmamalılar.”

İşler değişmeli

Sonko, ayrıca evde kadınlara yönelik tutumları değiştirmeyi de misyon edinmiş. “Ben küçükken annemin sabah 5’te uyandığını ve akşam 11’de uyuduğunu görürdüm” diyor. “Bu çok fazla. Ben anne olunca bunu değiştirdim. Kadınlar çok fazla ev işi yapıyorlardı. Ben [evlendiğimde] kocamın zaten oğulları vardı. Onlara ev işi yapmayı da öğrettim. Kızların yanında yapıyorlar.

“İşler değişmeli, çünkü erkeklerin [boş] zamanları oluyor, kadınların da bir şeyler yapmak için o zamana sahip olması gerekir. Çünkü bir erkeğin yapabildiğini, bir kadın da yapabilir.”

Kaynak: The Guardian

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.