Fransa şimdi ne diyecek! 

Selma AKKAYA yazdı —

25 Şubat 2021 Perşembe - 23:00

  • Fransa, Türkiye Genelkurmay eski İstihbarat Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin’in, katıldığı televizyon programında; Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesinden MİT’in rol aldığını açıklaması üzerine de bir takip başlatacak mı?

 

Fransız basını, Erdoğan'ın 2018 yılında yaptığı Paris ziyaretinin ardından, Türkiye'nin ülkedeki etkinliğinin arttığını yazarken, basının verdiği bilgiye göre Fransız istihbaratı, Türk Maarif Vakfı'nın çalışmalarını da takip altına aldı. Aynı Fransa, Türkiye Genelkurmay eski İstihbarat Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin’in, katıldığı televizyon programında; Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesinden MİT’in rol aldığını açıklaması üzerine de bir takip başlatacak mı?

İddiayı gündeme getiren Fransız basınından Le Journal Du Dimanche. Erdoğan’ın ülkelerine nasıl sızdığı ve bu anlamdaki endişelere yer veriyor. Fransız istihbaratının ülkedeki Türk ve Müslüman dernekleri mercek altına aldığını öne sürerken, Fransız istihbarat servisleri geçtiğimiz Ekim ayında Türkiye'nin Müslüman derneklere yaptığı destekleri rapor halinde Elysee Sarayı'na sunduğunu ifade ediyor. Söz konusu faaliyetlerin Erdoğan'ın 2018'de Paris ziyaretinden sonra hızlandığı, bu ziyarette Erdoğan'ın Fransız Müslüman İnancı Konseyi liderlerine seslenerek, "Fransa Müslümanları bizim korumamız altında.” demesi üzerine Türk Maarif Vakfı’nın etkinliğinin arttığı belirtiliyor. Gazete, Türkiye'nin ayrıca ülkedeki Müslüman derneklere de destek verdiğini ekliyor. Tüm bu gelişmeler muhtemelen ABD seçimlerinden sonra bu kez Avrupa üzerinden arayışlara giren Erdoğan üzerinde etkinlik kurmak isteyen Fransa’nın, baskı araçlarını güçlendirme hamlesi olabilir!

Fransız basını Erdoğan'ın bu dernekler aracılığıyla Fransa'daki Müslümanlar üzerinde etkiye sahip olduğunu ve bu konuda istihbaratın çalışma yürüttüğünü iddia ediyor. Söz konusu iddia düşünüldüğünde aynı istihbarat, Erdoğan’ın emriyle  Paris’te Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın katledildiği davaya ilişkin dosya konusunda neden kılını kıpırdatmadı? Neden Fransız istihbaratı elindeki verileri hiçbir zaman dosyayı takip eden hakim ile paylaşmadı? 

Garê operasyonunun konuşulduğu programda Ahmet Hakan’ın “PKK’nın dört müdür beyin takımı?” sorusuna yanıt veren Pekin, “Daha fazla. Yürütme Konseyi var, onun başında şu anda Murat Karayılan var herhalde. Onun altında da ekipler var. Mesela onlar Kandil’den çok fazla dışarı çıkmıyor. Avrupa’da bunların unsurları var. Avrupa’daki unsurlarına bir şey yapmamız gerekiyor. Daha evvelden Paris’te yapıldı ama…”  cümleleriyle Paris katliamındaki MİT rolünü bir kez daha onaylıyordu. Bu açıklamanın ardından gözler yeniden Paris dosyasına döndü ve bir gelişme olabileceği konusunda beklentiler oluştu. 

Peki bu gelişme Fransız yargısını etkileyecek mi? Mevcut soruşturma için sunulan hukuksal tüm argümanlarda Türkiye’de söz konusu katliamın planlandığı sabitti. Faili belli bir katliam yaşanmasına karşın, Fransa’nın bugüne kadar kılını kıpırdatmaması elbet normal değil. Başka devletin istihbarat biriminin Fransa’da katliam gerçekleştirmesi oysa bir devlet için savaş gerekçesi yapılacak kadar önemliydi. Tabi Fransa işin içinde yoksa! 

Katliamın yıldönümünde “sessizliğiniz ortaklığınızdandır” sloganının Fransızları rahatsız ettiği ifade ediliyordu. Madem rahatsızsınız; Paris katliam dosyasının akıbetine bakınız. Tüm emareler ortadayken kıpırdamayan Fransız yargısının son açıklama ile harekete geçmesi ancak siyasi baskının dosya üzerinde kalkmasıyla olabilir. Bu da çok mümkün gözükmüyor. Çünkü aynı Fransa, son dönemde Türkiye’nin talebiyle Kürdistanî kurum aktivistlerine dönük baskılarını yoğunlaştırmazdı. Bu nedenle Fransız basınına yansıyan Erdoğan’ın faaliyetlerinin mercek altında olduğu haberleri, gerçeği ifade etmiyor!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.