Kürt sinemasının bir parçasıyım

Kültür/Sanat Haberleri —

11 Eylül 2020 Cuma - 21:34

  • İsveç’in tanınmış yönetmenleri arasında yer alan Rojda Şekersöz’ün filme ilgisi İsveç’in orta kesimlerinde yer alan Dalarna’da 13 yaşındayken başladı.

 

MURAT KUSEYRİ

Stockholm’den babasının pizza dükkanı açtığı Älvdalen köyüne taşınmalarının yaşamını değiştirdiğini söyleyen Şekersöz, ”Küçükken yaşadığımız Stockholm’un varoşunda Süryani olmak istiyordum. Çünkü semtte ve okulda tanıdığım insanların çoğunluğu Süryani idi. Älvdalen’de ise herkes İsveçliydi. Sinema ve filme ilgim o sıralar başladı. Stockholm’de yaşadığım semtte herkes yabancı olduğu için ben yabancı olduğumu hissetmemiştim ama Älvdalen’de yabancı olduğumuz ayrımına vardım. Orada dünyayı ve çevreyi tanımaya başladım. Siyasete ilgim o sıralar başladı” dedi.

İki film hayatını değiştirdi

O dönem izlediği iki filmin yaşamında derin izler bıraktığını belirten Şekersöz, ”Bu filmlerden ilki bir İngiliz filmi olan Billy Ellietto. Balet olmak isteyen 11 yaşındaki bir maden işçisinin çocuğunun yaşamını ve özlemlerini anlatıyordu. Diğeri kendini gizlemek için ırkçı olan bir Yahudinin yaşamını konu alıyordu. Yani her iki film de sınıf çelişkileri ve toplumsal sorunları ele alıyordu. Ben daha önce oyuncu olmak istiyordum ama bu iki filmi izledikten sonra toplumsal sorunları gündeme getiren bir yönetmen olmaya karar verdim. Toplumda var olan eşitsizlikleri göstermenin bir yükümlülük olduğunu düşündüm” şeklinde konuştu.

İlk filmini 16 yaşında çekti

Şekersöz, Kürdistan’dan İsveç’e göç eden bir Kürt ailesinin günlük yaşamlarını ele alan ilk filmini çektiğinde daha 16 yaşındaydı. Ardından Stockholm’de Kürdistan’da çektiği fotoğraflarından ilk sergisini açtı.

Şekersöz, İsveç’e sert eleştiriler yönelttiği filmlere imza attı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında İsveç’in Nazi Almanya’sıyla yaptığı işbirliğini teşhir eden filmi İsveç Devlet Televizyonu’nda gösterildi. Şekersöz’ün Hayallerin Ötesi filmi 2017 yılında Göteborg Film Festivali’nde Sami Yönetmen Amanda Kernell’in Sami Kanı ile büyük ödülü almak için yarıştı. Ödülü kazanan Sami Kanı filmi oldu. Ancak Şekersöz’ün filmi de izleyicilerden tam not aldı. Seyircilerin en fazla beğendiği film ödülü ile İsveç Kiliselerinin ödülünü kazandı.

Kürt sinemasının bir parçasıyım

Kürt sinemasını yakından izlediğini ve Kürtlerin son dönemlerde başarılı filmlere imza attıklarını söyleyen Şekersöz, ”Kürt sinemasının fazla olanakları yok ama dünya filmleri arasında yer alabilmesi için profesyonelleştirmemiz gerekiyor. Son dönemlerde Rojava’yla ilgili filmler yapıldı. Ben İsveç ve Batılılara yönelik filmler yapmakla birlikte kendimi Kürt sinemasının bir parçası olarak görüyorum” şeklinde konuştu.

Yeni film hazırlığı

Ahmed Arif’in 33 kurşun adlı eserini filmleştirme hazırlığı yapan Şekersöz, ”Şu anda araştırma durumundayım. Bir senaryo yazıyorum. Film mücadele etmek için İsveç’ten Kuzey Kürdistan’a göç etmek isteyen bir Kürt kadınını konu alacak” dedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.