Ölmekte olanın geri dönüşü: Urmiye Gölü

Dosya Haberleri —

3 Mayıs 2021 Pazartesi - 22:00

  • İran’ın yanlış politikaları sonucu uluslararası bir çevre trajedisine dönüşen Urmiye gölündeki kuruma tersine dönüyor. Çarpık nüfus ve tarım politikalarına rağmen tarihi Kürt yerleşimi Urmiye’nin gölündeki değişimi Peter Schwartzstein yazdı. 

PETER SCHWARTZSTEİN

Rojhilat Kurdistan’ındaki Urmiye Gölü bir zamanlar dünyanın en büyük ikinci tuz gölüydü ancak birkaç yıl içinde neredeyse yok oldu. Göl şimdi yavaş yavaş hayata dönüyor.
Solmaz Daryani'nin bir şeylerin ters gittiğine dair en bariz işaret olarak hatırladığı, tekne iskelesinin sürekli uzamasıydı.
1990'ların sonlarına kadar, ailesinin oteli, Urmiye Gölü'nün kuzey kıyı şeridinden birkaç adım ötedeydi. Ancak yavaş yavaş sular çekilmeye başladı. İlk başta amcası, konukların teknelerine erişimini kolaylaştırmak için iskeleyi 100 metre uzattı. Ertesi yıl, bunu iki katına çıkardı. Sonunda, göl rekor hızda geri çekilirken yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.
"Bir noktada, uzatmayı bırakması gerekiyordu. Göl, yılda 500 metre geri gidiyordu," diyor, son birkaç yılın çoğunu göle ne olduğunu belgeleyerek geçirmiş bir fotoğrafçı olan Daryani. "Nihayetinde insanlar tam ortasından yürümek zorunda kalacaktı."
Göl küçüldükçe arazide daha az barındırıcı hale geldi. Bitki örtüsü yok oldu ve hareketli göl kenarı tatil köyleri hayalet kasabalara döndü. Daryani'nin yerel sakinlerin çoğuyla aynı moral bozucu kanıya varması çok uzun sürmedi. "Gölün kaybolacağını anladık. Sürekli küçülüyordu."
Yurdum dediğiniz yerden geriye kalanı izlemek, hangi topluluk için olursa olsun yürek burkucu. Beş milyon insanın geçimini sağladığı bir bölgesel ekonominin çöküşünü izlemek ise ulusal bir felakettir.
Bu durum bazı yönlerden, korkunç derecede tanıdık bir hikaye. Çevresel kaygıların nadiren dikkate alındığı on yıllarca süren aralıksız gelişme sürecinden sonra, Urmiye'nin kaderi Aral Gölü­'ne, Bolivya'nın Poopo Gölü'ne veya bir zamanlar etkileyici olan, şimdi çokça azaltılmış su kütlelerine oldukça benzeyebilir.
Oklahoma Eyalet Üniversitesi biosistemler ve ziraat mühendisliği bölümünde gölü yoğun bir şekilde inceleyen yardımcı doçent Ali Mirchi, "Bu basit aslında. İnsan kullanımı için su çekilmesi, uzun süreli bir kuraklıkla aynı zamanda muazzam bir şekilde arttı" diyor. "Bu, devenin sırtını kıran saman görevi gördü."

Azalan su göldeki alplerin çoğalmasına ve suyun renginin değişmesine sebep oldu.


Diğer yönlerden, İran’a özgü bir hikaye. Urmiye'nin yıkımı, savaş, yaptırımlar ve engelsiz iç politika zemininde yaşandı. Her şey, gölü canlandırma teklifinin bile yoğun bir şekilde siyasallaştığı bir durum da doruğa ulaştırdı.
Ancak Urmiye'nin hikayesi de farklı çünkü bu olasılıklara rağmen göl bir kez daha yaşam belirtileri göstermeye başlıyor.
Urmiye Gölü, İran'ın en büyük sulak alanı ve bir zamanlar dünyanın en büyük tuzlu su göllerinden biriydi. Yakın zamana kadar, aynı zamanda İran'ın başlıca iç turizm destinasyonuydu. On yıllar boyunca Tahranlılar, başkentten ülkenin uzak kuzeybatısına 10 saat kadar sürecek bir yolculuğa çıkarlardı.
Şimdi, eski kıyı şeridi çökmekte olan oteller ve karaya oturmuş teknelerle dolu ve bunların çoğu, görünürde bir damla su bile olmadan, kaygı verici bir şekilde çölde duruyor. Gölü aç bırakan aynı su eksikliği, şimdi besleyici nehirlerine bağlı olan devasa tarım arazilerini çoraklaştırıyor. Tuz düzlükleri arasında ve havzanın daha önce yemyeşil kısımlarında, çoğunluğu başka yerlerde servet peşinde koşan sahipleri tarafından kaderine terk edilmiş evler, meyve bahçeleri ve tarlalar var. 
Urmiye gölü, 5000 kilometrekarelik bir boyuttan, 2014-2015'te bu alanın yaklaşık onda birine ve tarihi hacminin de %5'ine kadar küçüldü. Gölün çoğu, su yok olup tuz içeriği yükseldikçe patlama yapan, hastalıklı görünümlü kırmızı algler tarafından tüketiliyor. Belki de en sarsıcısı, sağlık sorunları. Açıkta kalan tuz kabuğunun genişliği şiddetli rüzgarlarla, aşırı tuzlu göl tabanını, solunum sağlığını etkileyebilecek toz fırtınalarına çeviriyor.
Bu göl birkaç yılda, nasıl bir turist cennetinden çorak bir sağlık riskine dönüştü?

Bir çöküşün anatomisi
Urmiye'nin kuruması, uzun bir süreç içinde gerçekleşti. Monarşiyi deviren 1979 devriminin ardından İran, kısmen yeni İslamcı otoritelerini uluslararası baskıdan korumak için gıdada kendi kendine yeterlilik politikasını benimsedi. Bazıları dini nedenlerle sökülen, göl kenarındaki üzüm bağlarının birçoğu başka yere taşındı. Yerine elma ve şeker pancarı gibi daha çok su tüketen ürünler geldi.
Temel mahsulleri yetiştirmek için yeni sulama planları başlatıldı ve hemen hemen göle ulaşan her akarsuya devasa yeni barajlar yapıldı. Slovakya büyüklüğünde bir alan olan Urmiye havzasında şu anda kabaca 40 faal baraj bulunmaktadır ve daha pek çoğunun da yapımı planlama aşamasında.
Kısmen doğum yanlısı politikaların bir sonucu olarak ülkenin nüfusu arttı. Devlet, yeni işler yaratmak için bir girişim başlattı. Tarım, birçokları için doğal bir uyum gibi görünüyordu. 1980'lerden bu yana, Urmiye çevresindeki tarım arazileri dört kat artarken, bölgesel köyler ve şehirler de şişmiş durumda.
Hollanda'daki IHE Delft'te eski bir su ve tarım profesörü olan Poolad Karimi, yazları göl çevresinde geçirerek büyüdü. Ancak 15 yıllık bir aradan sonra kısa süre önce döndüğünde, ailesinin memleketinin neredeyse tanınmayacak kadar büyüdüğünü gördü.
"Teyzemin bir meyve bahçesi vardı ve oraya ulaşmak için diğer bahçelerde 30 dakika yürümek zorunda kalıyorduk," diye hatırlıyor. "Sonra, geri döndüğümde, meyve bahçesi şehrin ortasındayken, daha önce hiç orada olmayan devasa tarım arazileri vardı."
İranlı korumacılara göre, 1980'lerde Irak'la sekiz yıllık acımasız bir savaş ve Batı ile devam eden gerginlikler nedeniyle, çevre, yetkililerin çevre bakanlığını kapatmayı bile düşündüğü kadar düşük bir öncelik haline geldi.
Yaklaşık 1995 yılına kadar bir süre, göl, 1970'lerden bu yana az yağış almasına rağmen, iyi durumda görünüyordu. Ancak sonra, su talebinin artmaya devam etmesiyle kuraklık şiddetlendi. Nasa görüntülerinin gösterdiği gibi, işler o noktadan sonra oldukça hızlı bir şekilde bozulmaya başladı.
Ekinlerini acilen sulamaya ihtiyaç duyan çiftçiler, yağmur eksikliğini telafi etmek için daha fazla yeraltı suyu pompalamaya yöneldi - böylece gölü daha da tüketti ve tuzlu yatağını açığa çıkardı. Kısır bir döngüde, tarımın marjinal çöl arazisine doğru genişlemesi, tuz yüklü tozlarını tarım arazilerine geri göndererek verimi düşüren kum fırtınalarına eklendi.
Urmiye Gölü'nün turizm endüstrisi, kötüleşen hava kalitesiyle hızla çöktü. Kim göl olmadan ve pis havada tatil yapmak ister ki? 2008 yılında Solmaz Daryani'nin ailesi, o sırada dedesinin arkadaşları dışında kimseyi ağırlamayan konukevini kapattı. Kasabanın diğer 40 oteli de kısa süre sonra kapılarını kapattı.
Göstericiler 2011 yılında gölün çevresindeki sokaklara çıkarak "Urmiye ölüyor" ve "infaz emrini parlamento verdi" sloganları attı. Güvenlik servisleri, çevrecilerin karşılaşacağı zorlukların acımasız bir provası olarak çok sayıda kişiyi tutukladı.

Suyun dönüşü
Yine de, göl üzgün bir kalıntıya dönüştüğünde, nihayet 2013'te bir oldu. Bazılarının ulusal bir utanç olarak gördüğü meseleyi çözmek veya kiminle konuştuğunuza bağlı olarak oy kazanmak niyetiyle, Hassan Ruhani, başkanlık için adaylığı sırasında gölü restore etme sözü verdi. Zaferinden sonra restorasyon devam etti.
BMKP'ye göre planın çoğu, Urmiye'nin suyunun yaklaşık %85'ini tüketen yerel tarımda reform yapmaya odaklanıyor. Yetkililer, çiftçileri karpuz gibi en çok su isteyen ürünleri keserek, İran'ın gıda güvenliğini bozmadan kullanımı azaltmayı umuyorlar. Ve sulama uygulamalarını yeniden işleyerek - özellikle suyun toprağa batma şansı daha fazla olduğu geceleri sulama yaparak - hem daha sağlıklı hem de daha az su tüketen mahsuller tasarlıyorlar.
İlk sonuçlar bunu destekliyor. 2000 yılında, hükümetin Planlama ve Bütçe Örgütü'nde eski bir su uzmanı olan Mehdi Mirzaie, sadece büyüme modellerini değiştirerek %30 daha az su kullanırken köylüler için üretimde %50 artış sağladığını söylediği. "Mesele insanların kültürünü değiştirmekle ilgili" diyor. "Bunu değiştirebilirsek, hükümetin tavrının önemi kalmıyor."
Çiftçileri bu reformların yararları konusunda ikna etmek gölün geleceği için çok önemli ve restorasyona öncülük edenler için bir öncelik. Eski bir üst düzey çevre yetkilisi ve şu anda BM Kalkınma Programı'nda bir analist olan Mohsen Soleymani Roozbahani, "İnsanlara yanlış bir izlenim verirseniz, gölün restorasyonu ile yaşamlarının rekabet içinde olduğunu hissedeceklerdir" diyor. "Bu bir güven meselesi." Bu yaklaşımı benimseyen Roozbahani ve meslektaşları, su tüketiminde %40'lık  düşüş hedefine ulaşabileceklerinden eminler.
Göl restorasyonunda yer alan birkaç İran hükümet organından biri olan çevre bakanlığı, yorum taleplerine yanıt vermedi.