Ötekilerin Fragmanları!

Selma AKKAYA yazdı —

21 Ekim 2021 Perşembe - 22:02

  • Fransa’nın günlük yayın organlarından biri olan Le Monde gazetesi, Nisan 2022’de Cumhurbaşkanlığı seçimine giden ülkenin görünmeyen yüzünü “100 Fransa Fragmanı” başlığıyla hazırladığı bir dosya ile ortaya koydu.

 

Paris, kapılarla kenti çevreleyen yoksul semtlere açılan bir metropol özelliği taşıyor. Söz konusu semtlerin yüzde 90’ı ötekileştirilen göçmenlerin yaşam alanları olarak bilinir. İşte Paris’in görünmeyen bu birkaç kilometre uzaklıktaki semtlerinde 110 milletten oluşan göçmenler ağırlıkta yaşıyor. Le Monde gazetesi, Eylül başında 100 gazeteci ve fotografçıyla birlikte bu semtler başta olmak üzere, seçime giden ülkenin birçok şehrinde suç, umutsuzluk, geleceksizlik ve yoksullukla bütünleşmiş semtlerinde ötekileri resmetti.

Paris’in hemen 1 km yanı başında, Porte de La Villette ile La Courneuve'deki 8-Mai-1945 caddesi arasında üç kilometre boyunca uzanan bu asfalt şeridi boyunca, 110 ayrı milletten insanı bulmanın mümkün olduğunu gösteren Le Monde gazetesi, aynı cadde üzerinde  Arapça, Mandarin, Hintçe, Urduca, Tamilce, Bengalce, Bambara, Swahili, bazen birkaç kelime İngilizce, biraz Fransızca duymanın mümkün olduğunu belirtiyor.

“Burada 110'dan fazla millet bir arada ve nüfusun neredeyse yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Erkekler ve kadınlar, yalnız çocuklar, daha iyi bir yaşam için dünyanın her yerinden, genellikle ceplerinde bir kuzen, bir arkadaş, köyden bir adam, bir komşu amcanın adresiyle çıkıp gelmişler. Sefaletle dolu bir yaşamdan başka bir sefalete geçen aylar, yıllar.

En alt  ticaret biçimleri, beyan edilmemiş tuhaf işler, küçük numaralar, küçük suçlar ve büyük şiddet olaylarıyla karşılaşıyoruz.“ diyerek başlayan 100 "Fransa Fragmanı" adlı başlıkla Le Monde gazetesi, Fransa’da başkanlık seçimlerinden altı ay önce, ülkenin eşsiz bir portresini çiziyor.

100 gazeteci ve 100 fotoğrafçı, bugünün Fransa'sını tasvir etmek için Eylül ayının başından itibaren çalışmaya başlıyor. "Sıcak mısır, sıcak mısır, sıcak mısır" diye metro istasyonlarının başında bağıran mısır satıcıları, çiçek, sigara, kemer, çanta, takı…. diye uzanan alanlarda sokakların köşe başlarındaki her milletten göçmene ulaşan Le Monde, söz konusu insanların en insanlık dışı koşullarda yaşamına ışık tutuyor.

Satış alanları için kalaşnikofların çıktığı, uyuşturucudan sigaraya uzanan pazarda yaşamını yitirenler, covid salgınından sonra işini kaybedenlerin sokak satıcılığına başladığı ülkenin gerçek fotoğrafı…

Yapılan röportajlardan sadece bir tanesi bile insana Fransa’nın göçmen gerçeği konusunda çok şey öğretiyor.

Polisten kaçarak göçen gündelik yaşam içerisinde 42 yaşındaki Fatoumata, covid salgını nedeniyle temizlik işçisi olarak çalıştığı otelden atılıyor.  Aldığı işsizlik maaşı 5 çocuğunu doyurmaya dahi yetmiyor. Son bir yıldır mısır ve ebegümeci çiçeğinin bir infüzyonu olan buzlu bir içecek satışı yapıyor. Mısır koçanı 50 cent, Ebegümeci içeceği 50 cl şişe başına 1,50 euro.

2006 yılında Mali'den gelen  Fatoumata’nın Le Monde yansıyan röportajında, “polis eğer eşyalarıma el koymadığında saat 13.00’ten akşam geç saatlere kadar metro başlarında satış için bekliyorum. Eğer o gün iyi geçmiş ise marketler kapanmadan çocuklarıma yiyecek bir şeyler almak için oraya koşuyorum” seçimlere dair kendisine sorulan soruda bir beklentisinin olmadığını ifade ediyor.

Kişiler, semtler değişiyor, ama yoksul semtlerin kaderi değişmiyor.

İnsanlık dışı koşullardaki evler, uyuşturucu ve suçun yumağı nedeniyle her gün saldırıya uğrayan esnaflar, açlık ve yoksullukla sınanların sokaktaki can pazarı!

6 ay sonra yapılacak seçimlere dair tüm tartışmalarda, sorun kaynağı olarak gösterilen göçmenlerin geleceksizliğinin resmi niteliğindeki çalışmada, göçmenlerin de devlete ve seçimlere dair beklentisizliği çok net ifade ediliyor!

Bugünlerde Paris’te gerçekleşecek 2024 Olimpiyatları için Seine Nehri’ni yüzmeye açmak için milyon dolarları harcayan devletin ise gündemi başka.

Diğer taraftan bugün seçim sandığına kilitlenen sağdan sola tüm siyasi partilerin söz konusu fragmanların sahibi olan ne işsizlik nedeniyle mısır satan Fatoumata’nın, ne Faslı hukukçu sigara satıcısı Ali'nin, ne de diğer göçmenlerin sesini duymaya niyeti yok!

Çünkü göçmenlerin sorunları, ya da sorun kaynağı olmaları seçim döneminin oy toplamak için argümanı olmaktan öteye gitmiyor!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.