Pandemi ve iki yüzlü siyaset!

Selma AKKAYA yazdı —

11 Mart 2021 Perşembe - 23:00

  • Fransa'da günlük vaka sayısı ortalama 25 binin üzerinde. Ölüm sayısı 3 yüzün altına düşmezsen, bu ölümlerin çoğu yoksul semtlerden hastanelere taşınan insanlardan oluşuyor. Fransa Halk Sağlığı Kurumundan yapılan açıklamaya göre, özellikle Paris’i çevreleyen yoksul semtlerde durum giderek ağırlaşıyor.

 

Fransa’da vaka sayılarının özellikle Paris’in de içinde bulunduğu İle-de-France bölgesinde tavan yapmasının ardından, tıbbi ve cerrahi faaliyetlerin yüzde 40’a kadar düşürülmesi istendi. Özellikle göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı; 77, 91, 93, 94 ve 95 bölgelerinde yoğun bakım üniteleri dolma noktasına geldi. Geçtiğimiz hafta belediye başkanları ve sağlık sektöründeki uzmanların yeniden sokağa çıkma yasağı konusundaki önermesine karşın "ekonomiyi durduramayız" diyen hükümetin ne yapacağı ise merak konusu!

Fransa vaka sayılarındaki artış sürerken, en riskli bölgelerden biri de başkent Paris’in de içerisinde bulunduğu Ile de France bölgesi. Bölgede, 1050 yoğun bakım yatağını 964’ünün dolduğu kaydedildi. Bölge Sağlık Ajansı Direktörü Aurélien Rousseau, hükümetin en azından hafta sonu gündüzde sokağa çıkma yasağı uygulaması getirmesini istiyor. Bar, restoran, cafe ve büyük iş merkezlerinin halen kapalı olduğu Fransa’da, Ocak ayından bu yana sadece 18.00’den sonra sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.

Macron ise ülkede Nisan ayının ortalarında normalleşmenin olabileceğinden bahsediyor. Diğer taraftan Fransa Başbakanı Castex, geçtiğimiz hafta belediye başkanları ve sağlıkçıların üç haftalık sokağa çıkma yasağı önermesini "ekonomi" kaygısıyla reddederken, diğer Avrupa ülkelerine göre Fransa’da aşı çalışması ise çok yavaş ilerliyor. Şu ana kadar 3 buçuk milyon insan aşılayabilen Fransa, Mayıs ortasına kadar 20 milyon aşı hedeflediğini açıkladı. Söz konusu hedef çok inandırıcı bulunmadı. Diğer taraftan aşıyı reddeden sağlık personeli hükümetin hedefinde!

Günlük vaka sayısı ortalama 25 binin üzerinde. Ölüm sayısı 3 yüzün altına düşmezsen, bu ölümlerin çoğu yoksul semtlerden hastanelere taşınan insanlardan oluşuyor. Fransa Halk Sağlığı Kurumundan yapılan açıklamaya göre, özellikle Paris’i çevreleyen yoksul semtlerde durum giderek ağırlaşıyor. Hükümetin konuya dair yorumu ise içler acısı. Özellikle yoksul semtlerdeki vaka artışı nedeniyle hükümet, sosyal izolasyon kurallarına uymayan yoksul emekçileri sorumlu tutarak işin içinden çıkmaya çalışıyor. Oysa bu semtlerde insanların zevk olsun diye bu kuralları çiğnemiyor. Her gün yüzlercesi işini kaybediyor. İşsizliksizlik, yoksulluk ve insanca yaşam koşullarının giderek kaybolmasıyla birlikte yoksul semtlerinden buhran sokağa taşıyor. Halen bir işi olanlar ise işe gitmek için kullandığı metro ve trenlerde aynı vagonda yüzlerce yolcu ile günlük temas halinde.

Bütün bunlarla birlikte yoksul bir semtte yaşayan emekçi artık, en asgari yaşam gereksinimi olan gıda için yardım kuyruklarını doldururken, Champs Elysee caddesinde yaşayanlar için bio gıdalar özel firmalarla kapılara bırakılıyor. Ve söz konusu hükümet azami kar hırsıyla vahşileşen kapitalistlerin çarkını kırmamak ve ona bekçilik yapmak için pandemi sürecine dönük akılcı bir politika üretmediği gibi yoksul emekçileri suçlu ilan etmeye kalkışıyor.

Bütün bu tablo içerisinde son üç aydır 3 milyonu aşılamayı ancak becermiş hükümet, ödenek ayırmayarak son yıllarda yıkıma sürüklediği sağlık sektörünün Mayıs ortasında 20 milyonu aşılayacağından bahsediyor. Evet ülkede sağlık sektöründe çalışıp aşıyı reddeden binler mevcut. Hükümet, bu sağlıkçıları neredeyse Covid-19 salgın sebebi ilan ederek basında teşhir etmekle yetirinken, sağlıkçıların gerekçeleri ise hükümetten daha akılcı ve insanca. Sağlık emekçileri, sağlık sektöründe yoğun bakım ünitesinin arttırılması, gerekli araç ve teçhizatın sağlanması ve yeterli sağlık personelinin işe alınması için günlük olarak açıklamada bulunuyorlar ama seslerini duyan yok!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.