Savaş ve sosyal psikolojik manipülasyon

Selim FERAT yazdı —

14 Mart 2022 Pazartesi - 23:50

  • Ekim ayında Polonya-Belarus sınırında mahsur kalan Kürt‘lerden Polonya üzerinden Almanya’ya geçen 6000’den fazla göçmen, Alman sivil dünyasının hristiyan ve insancıl dünyalarını harekete geçirme cazibesi taşımadı.

Ukrayna’dan gelen savaş göçü, Avrupa gündemini sarsmaya ve günlük yaşamın manşeti olmaya devam ediyor.

Almanya’da günlerdir birinci haber olan, "Putin’in savaşı" toplumsal sinir sistemini altüst etmiş durumda.

Toplumda "sosyal psikolojik darbe" olarak nitelenebilecek bilinçli ve merkezi olarak yaygınlaştırılan haberler, derin bir vicdan rahatsızlığının nedeni.

Almanya’da özellikle Berlin ve Hamburg tren garlarında gelen göçmenler, gönüllü aile ve bireyler tarafından evlere davet ediliyor.

Toplumu bu yoğunlukta ilgilendiren göçün nedenlerinden biri, basının etkin olarak yansıttığı haberler ve resimler.

İkinci etkin neden, Ukrayna’nın Avrupa yakasına yakın bir ülke olması.

Üçüncü neden, savaşın bu anlamda Almanya’nın da eşiğine dayanması olarak kabul edilmesi.

Ve en önemli nedenlerden birisi ise, gelenlerin müslüman bir ülkeden gelmemiş olmaları.

Müslüman ülkelerden gelenlerle ilgili, devletin sunduğu ikamet imkanları önerilirken, Almanlar Ukrayna’dan gelenler için evlerinin kapılarını açmaktan sakınmıyorlar.

Örneğin geçen yılın Ekim ayında Polonya-Belarus sınırında mahsur kalan Kürt‘lerden Polonya üzerinden Almanya’ya geçen 6000’den fazla göçmen, Alman sivil dünyasının hristiyan ve insancıl dünyalarını harekete geçirme cazibesi taşımadı.

Bu son savaşta herkesin bir hikayesi var.

Putin’in hikayesi: NATO‘nun Rusya'yı abluka altına alması ve giderek istikrarsızlaştırması ve iktidarsızlaştırması. 

Putin’in hikayesi mantığa yakın bir siyaset melodisi yüklü bile olsa, başlattığı savaş bağlamında, devlet güdümlü hikayeyi devredışı tuttuğumuzda da kamuoyu ortalamasının kabul etmediği bir hikaye oluyor.

Bunun önemli ve belki de tek nedeni, Putin’in Ukrayna’ya saldırması.

Bunun devletler bazında adı: uluslararası hukukun çiğnenmesi.

Karşılaştırırsak:

Efrîn işgal edildiğinde, uluslararası hukuk çiğnendi mi?

Bu soruya "evet" cevabı verebilirsiniz.

Ancak, devletler ve BM bazında uluslararası hukuk konusunda söz sahibi olanlar, Efrîn işgalinde herhangi bir hukukun çiğnendiği konusunda girişimde bulunmadılar.

Rusya, ABD, Almanya, Fransa Suriye ve Rojava topraklarında askeri operasyonlar gerçekleştirdiklerinde, "hukuk" devredışı kaldı; hala da öyle.

Rusya’nın Ukrayna işgali, deyim yerindeyse dünyayı ayağa kaldırdı.

ABD ve Batı Avrupa eksenli devlet güçleri devreye girdi.

Almanya’da Rus mallarının raflardan indirilmesine varan devlet güdümlü önlemler kamuyu hareketlendiren, bir yerde Harry Potter’in sihirli çubuğu kadar etkiliydi.

Sol ile muhafazakarlar arasındaki köprüleri dinamitleyerek, toplumun sosyal psikolojik rotasını belirleyen ana eksen, Putin karşıtlığına dönüştü.

Savaş alanlarından resim kareleri, etkin bir propaganda silahı olarak kitleleri yönlendirmeye devam ediyor.

Ukrayna’ya kadar gelişmelerle ilgili görüntüleri birçok perspektiften resimleyerek, alaya alan kabaretistler, amâlaştırıldı. Görünen tek resim karesi: "savaş suçlusu Putin."

Rojava’da savaş yanlısı, Putin devlet başkanıydı.

Ukranya’daki Putin ise, savaş suçlusu.

Esad rejimini destekleyerek, Rojava’daki Özerk Yönetim’in tanınmasını engelleyen etken güçlerden biri olan Putin yönetimi, Suriye’de fiili savaş yürütürken, uluslararası hukuku çiğneyen güç olarak kınanmadı.

Ukrayna’yı işgalinden sonra, Putin’e karşı BM Güvenli Konseyi‘nin olağanüstü toplanması gerçekleştirildi.

Son tahlilde, toplumun sosyal psikolojisine egemen olan,  Avrupa’nın savunulması stratejisi oluyor; Bu yeni kolonyalizm, Avrupa ile üçüncü dünya ülkeleri arasındaki bağı dinamitliyor.

Kendisini dayatan çözüm: Batı Avrupa ile yoksul ülkelerin halkları arasında var olan dayanışmayı derinleştirmek. 

Bir yerde devlet manipülasyonundan kurtulanlar, Avrupa merkezli politikaya karşı durarak, dünyaya yeni bir yön verecekler!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.