Seçeneksizliğin seçeneği; Macron !

Selma AKKAYA yazdı —

7 Nisan 2022 Perşembe - 23:30

  • Tüm adaylar tüm sözlerini sarf etmiş, 5 yıllık stratejilerini konuşurken, o Rusya ile Ukrayna’da savaş çıkmasın diye çırpınan bir başkan imajı ile 5 yıl içerisinde kaybettiği oylarını yeniden toplamışa benziyor.

Elysée yarışı, kamuoyu yoklamaları ile noktalanıyor. Günlük gazete Le Parisien ve Franceinfo’nun ortaklaşa hazırladığı son kamuoyu yoklamasında Macron yüzde 30 oy oranına ulaşırken, onu yüzde 16 ile Marine Le Pen, ardından yine aşırı sağcı aday Eric Zemmour yüzde 13,5 oy oranı ile takip ediyor. Son bir aydır yapılan tüm kamuoyu yoklamaları gösteriyor ki Fransa’nın klasik seçim rotası sağa karşı sol bozulmuş ve artık sağa karşı  aşırı sağ sarayın kapısını zorluyor!

Her gün, günlük barometreler seçimle ilgili değişmeye ve yayınlanmaya devam ediyor. Tüm bu anketlerde adayların popüleritesine dair sorular da soruluyor. Bu sorunun ortak yanıtı olarak ise çoğunlukla istikrar arayışı öne çıkıyor. Çünkü Batı’nın kapısındaki Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş nedeni ile Fransız halkında gelecek kaygısı daha da derinleşmiş gibi gözüküyor. Bu nedenden dolayı halkın Macron’un savaş konusundaki uzlaşıcı pozisyonunu desteklediği belirtiliyor. Anketler halkın; savaş, kriz ve yoksullaşma kaygısı içerisinde yeniden Macron'un seçeceğini gösterse de Pazar günü beklenmedik bir sürpriz de olabilir!

2017 yılında sadece iki yıl ekonomi bakanlığı yapmış 39 yaşındaki bir siyasetçi olarak Macron, seçimlerden kısa bir süre önce En Marche-Yürüyüş hareketini kurarak yola koyuldu. İspanya'da Podemos ve İtalya'da Beş Yıldız Hareketi gibi hareketlerden feyiz alan Macron ve ülkesinde siyaset oyununu değiştiren benzer bir hareket olmadığını ifade ediyordu. Aynı şekilde kendisini siyaset arenasına taşıyan dönemin Cumhurbaşkanı François Hollande’ın halk tarafından sevilmeyen bir lider olarak siyasetten çekilme fikrinin hemen devamında dönemin Sosyalist Partisi’nin yıpranan yapısı içerisinde de yer almayarak yeni bir strateji izledi. Tabi kendisini destekleyen sermayeyi de unutmamakta fayda var. Aynı şekilde şansını güçlendiren bir diğer faktör de karşısında dönemin sağ adayı François Fillon’un bir skandal ile seçim yarışından düşmesi oldu. Macron, 2008  eski ABD Başkanı Obama başkanlık kampanyasına benzer bir seçim kampanyası yürüttü. Genç ve taban seçmene indi. Milletvekili olarak listesinde her kesimden ama bilindik yüzlerden uzak bir yelpaze yer verdi. 30 bin kişi kapı kapı Fransa çapında kampanya yürüttü. Macron’un 2017 seçim zaferi bu arka plana dayanıyordu.

5 yıllık iktidarı boyunca, mevcut Fransa’nın statükocu yanı ile savaşırken çok sayıda sosyal hakkı da budayan reforma imza attı. Askeri alan, polis teşkilatı, istihbarat ve iç güvenlik vb birimlerde rahatsızlık yaratan Macron’un hedefleri tam anlamı ile yerine gelmemiş olsa da ülkede artık 67 yaşında emeklilik, sosyal hakların kuşa çevrildiği sosyal sigorta sistemi, kamuda harcamalara sınırlandırma, sağlık sektöründe özel sektörün öne çıkarılması gibi yargıdan, iş dünyasına uzanan bir dizi reform paketi onaylanıp yasalaştı. Macron aynı zamanda sözlü olarak aşırı sağ kadar göçmenlere dönük ırkçı bir saldırganlık göstermese de çıkardığı göçmen yasaları ile aynı politik yelpazede yer aldı. Son aylarda aşırı sağın oylarını yükseltmesi kaygısı ile o kesimden seçmene oynamak için dönem dönem göçmenlere aşırı sağ ile aynı zeminden seslenmeye başladı desek yalan olmaz!

Avını bekleyen avcı gibi Mart başına kadar adaylığınııklamadı. Tüm adaylar tüm sözlerini sarf etmiş, 5 yıllık stratejilerini konuşurken, o Rusya ile Ukrayna’da savaş çıkmasın diye çırpınan bir başkan imajı ile 5 yıl içerisinde kaybettiği oylarını yeniden toplamışa benziyor. Gelinen aşamada dün Hollande olmayacağını göstermek ve dönemin çaresizliğinden hareket yaratıp ılımlı dili ile iktidara gelen Macron şimdi, savaşın arabulucusu, istikrar sağlayıcı, Le Pen’den daha milli değerlerine bağlı denilen bir Macron olarak bu kez öğrenilmiş çaresizlik içerisinde yeniden iktidara koşuyor!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.