Yargılayan savunmalar

Kültür/Sanat Haberleri —

Mehmet Bayrak

Mehmet Bayrak

  • Türkiye'de 1980-2002 yılları arasında Mehmet Bayrak'a, yazar ve yayıncı olarak 50 ayrı dava açıldı. Bayrak hakkında açılan davaların iddianamelerini, bilirkişi raporlarını ve yaptığı savunmaları "Kürt Kimliği Mücadelem" adlı kitapta topladı.

FİRAZ BARAN

Mehmet Bayrak, 1980-2002 yılları arasında yazı ve kitapları hakkında açılan davaların iddianamelerini, bilirkişi raporlarını, yaptığı savunmaları ve verilen mahkeme kararlarını "Kürt Kimliği Mücadelem" adlı kitapta topladı. 712 sayfadan oluşan kitap, Öz-Ge Yayınevi tarafından basıldı.

Kitap, halkını belgeleyen bir Kürt aydınının başına neler geldiğini ve mahkemelerde aslında yargılananın sömürgeci sistem olduğunu göstermesi açısından önemli bir çalışma. Zira Mehmet Bayrak, savunmalarında Türk devletinin tekçi ve inkarcı zihniyetini yargılıyor. Savunmalarının her birini ayrı bir bilimsel makale gibi hazırlamış yazar kitaba şu alt başlığı vermiş: "Yargılayan Savunmaların Sunduğu Gerçekler."

Bayrak: Reddediyoruz

Bayrak'ın savunmaları okunduğunda mahkemelerin Türk resmi ideolojisinin ve ırkçılığının yargılandığı platformlara dönüştüğü görülüyor. Mehmet Bayrak’ın yargılanırken yargıladığı davalarından biri olarak ''Kilam û Stranên Kurdî" isimli kitap hakkında yaptığı savunmayı örnek gösterebiliriz. Mehmet Bayrak bu kitabı 1991 yılında Ankara'da yayımladı ve Kürtçe şarkılar yayınladığı, Kürtlerin mücadelesinin meşru olduğunu savunduğu için kitap hakkında dava açıldı. DGM savcıları ve bilirkişiler onun için, "Türkiye Cumhuriyeti milleti ve ülkesiyle bölünmez bir bütündür. Yazar burada antropolojik ırkçılık yapmaktadır. Irkçılık evrensel bir suçtur" ifadelerini kullandı.

Bayrak ise 4 Mayıs 1993 günü Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde savcı ve bilirkişiye şu yanıtı verir:

“Sayın yargıçlar, savcılar, bizim ırkçı olduğumuzu iddia ederek yargılanmamızı talep ediyorlar. Dünyanın en mağdur ve en mazlum halklarından biri olan Kürt halkı ve onun yurtsever aydınları böyle bir nitelendirmeye ve suçlandırmaya layık görülebilir mi?

Onlar Kürt soyunun üstünlüğünü mü, yoksa bugüne kadar red ve inkâr edilmeye çalışılan ulusal kimliklerini mi savunuyorlar? Bu mahkemede yıllar yılı Kürt halkının varlığını ve ulusal demokratik haklarını savunduğumuz için yargılanmadık mı?

Kürt halkı ve aydınları, sosyal eşitsizliği savunup başka halklar üzerinde tahakküm mü kuruyorlar, yoksa zulüm ve tahakkümden kurtulup eşit mi yaşamak istiyorlar? Onlar başka halkların haklarını mı gasp etmek istiyor, yoksa ipotek altına alınan kültürlerini yok olmaktan kurtarıp geliştirmeye mi çalışıyorlar? Onlar, 'Ne mutlu Kürdüm diyene!' veya 'Bir Kürt dünyaya bedeldir' mi diyorlar? Onlar başka ülkelerin zenginliklerine mi göz koyup sömürüyor?

Bu bilinçsiz ya da kasıtlı suçlamayı yapanlar, yoksa Bulgaristan, Makedonya, Trakya, Kıbrıs, Irak, İran ve Kafkasya Türkleri’nin de 'ırkçılık' yaptığını mı düşünüyorlar? Bu nedenlerle, bu haksız nitelemeyi ve suçlamayı yüzlerce, binlerce kez reddediyoruz!”

Sürgün yılları

Mehmet Bayrak'ın eşi Gülay Bayrak kitapların basım sürecinde eşine büyük destek verdi. Toplatılan kitaplar ve dergileri polisten kaçırdı ve dağıtımını üstlendi. Ayrıca Mehmet Bayrak'ın hapisteyken hazırladığı dergileri dışarıda o bastı. Bayrak 1994’te yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Yurt dışında hazırladığı kitapları Ankara'da basan ve yurt dışına çıkarılmasını sağlayan da Gülay Bayrak oldu.

Duruşmalarda da her zaman eşinin yanında duran Gülay Bayrak, mahkeme süreçlerini şöyle anlatıyor: "Mehmet bir konuyu yazarken inceden inceye bütün detaylarıyla dokur. Savunmalarını da öyle hazırlıyordu. Mehmet, Kürt halkını yazdığı için dava açılıyordu. Davalar ona geri adım attırmadı. 1994 yılında hapise gireceği kesinleşince Almanya'ya gitmek zorunda kaldı. 6 yıl dönemedi. Düşünce özgürlüğü suçları ertelenince gelebildi."

'Toplumuma karşı görevim’

Mehmet Bayrak yazarlık hayatı boyunca Türk devletinin Kürtlere karşı yaptığı soykırımları, asimilasyonu, göçertme politikalarını, yasakları, Kurdistan'ı nasıl 100 yıl boyunca OHAL rejimiyle yönettiğini belgeleriyle yazdı ve bundan ötürü de cezalandırıldı. "10-20-30 yıl hapis yatan binlerce insanımız var. Milyonlarca insanımız göç ettirildi veya sürgünlere yollandı. 'Ben altı ay hapis yattım. Kitaplarım toplatıldı. Sürgüne geldim' diyerek kendime bir paye çıkarmadım. Bu doğru değil. Bir yazar-araştırmacı bilimsel olmak zorundadır" diyen Mehmet Bayrak ekledi: "Etnik olarak Kürt, inanç olarak Aleviyim. Çalışmalarım toplumuma karşı üstlendiğim bir görev olarak da görülmelidir. Yasaklanan ve tarihi karartılan bir toplumu tüm yönleriyle yazılı hale getirmek, ayrıca demokrasi mücadelesine kitaplarımla katkı sunmak bir görevdi ve bunu yapmaya çalıştık."

 

*****

50 dava

Türkiye'de 1980-2002 yılları arasında Mehmet Bayrak'a, yazar ve yayıncı olarak 50 ayrı dava açıldı. Bu davaların nedeni Kürtlerle ilgili yazdığı veya yayınladığı makale ve kitaplardı. Davaların dökümü şöyle:

1- Mehmet Bayrak, Aralık 1979-Ocak 1980 aylarında Demokrat gazetesinde 30 gün süren bir yazı dizisi yayınladı. “Halk Şiirinde Toplumsal Olaylar ve Başkaldırmalar” adlı dizide eşkıyalığı ve halk hareketlerini işledi. Dizi, 1980'de Çağdaş Gazeteciler Derneği Araştırma Ödülü'nü aldı. 12 Eylül darbesinden sonra bu diziden dolayı Bayrak hakkında Basın Mahkemesi, Ağır Ceza ve Sıkıyönetim Mahkemesi'nde üç ayrı dava açıldı. Bunlardan ikisinden beraat etti ama Dersim katliamı üstüne yayımladığı Dimilî ağıtlar nedeniyle İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi'nde 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bayrak’ın cezası paraya çevrildi.

2- Mehmet Bayrak, 1988-1989 yıllarında Kürt kimlikli Özgür Gelecek dergisini çıkardı. Dergi ancak 8 sayı çıkabildi. Çünkü, hakkında 30 ayrı dava açıldı ve birçok kez toplatıldı. Mehmet Bayrak yazar, derginin sahibi ve yayın yönetmeni olarak 30 davadan yargılandı. Bundan dolayı 6 ay hapiste kaldı. Hapiste kaldığı dönem işkenceye uğradı ve beyin travması geçirdi. Ayrıca o dönem kaldığı hapiste tutukluların yaptığı iki açlık grevi direnişine katıldı ve 25 kilo verdi.

3- 1991'de yayımladığı "Klam û Stranên Kurdî" isimli kitabından dolayı "Antropolojik ırkçılık"la suçlandı ve kitap toplatıldı.

4- 1993'te yayımlanan "Kürtler ve Ulusal Demokratik Mücadeleleri" isimli kitap hakkında toplatma kararı verildi.

5- 1994'te yayımlanan "Kürdoloji Belgeleri I" isimli kitap da Türkiye’de yasaklandı.

6- "Öyküleriyle Halk Anlatı Türküleri" isimli kitap toplatıldı.

7- "Alevilik ve Kürtler" isimli kitap toplatıldı.

8- "Kürt Sorunu ve Demokratik Çözüm" isimli kitap toplatıldı.

9- "Kürt Müziği, Dansları ve Şarkıları I-II-III" isimli kitap toplatıldı.

10- "Geçmişten Günümüze Kürt Kadını" kitabı toplatıldı.

11- Mehmet Bayrak Öz-Ge Yayınevi'nin sahibi. Yayınevinde çıkardığı kitaplar nedeniyle de kendisi hakkında davalar açıldı. Bu kitaplar şunlardır:

- Kadri Cemilpaşa (Zinar Silopî): Doza Kurdistan (Kürdistan Davası)

- Vet. Dr. M. Nuri Dersimi: Kürd Milli Mücadelesine Dair Hatıratım

- Mirzali Çimen: Dünü ve Bugünüyle Gerikalmışlık Sorunu

- Cemşîd Mar: Çağdaş Kürd Destanları (Koçgiri, Ağrı, Dersim ve Newroz Destanları)

12- Bayrak'ın Hevî dergisine yazdığı yazılar da davalık oldu. Derginin toplatılmasına yol açan yazıları şunlardır:

-4. Sayı: "Bataklık Gülleri";

-13. Sayı: "Hani Gizli Hükümdarlık Yaşatan Derebeylikler Sönecekti";

-86. Sayı: "Kürt Sorununun Çözümü Zor ve Türkleştirme Olamaz"

-98. Sayı: "Türkiye'nin Kürt Telaşı-2".

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.