100. yılında Lozan’a karşı durmak

Dosya Haberleri —

Yüksel Koç

Yüksel Koç

KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, 100. yılında Lozan Antlaşmasını, yapılacak olan Lozan Konferansı ile yapılan eylem ve etkinlikler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

  • Lozan’ın 100. yılda yapacağımız yürüyüş ve konferansa herkes katılmalıdır. İşgallere karşı birlik olmaya çağırıyoruz. Artık Kürt halkının bir statüye sahip olması gerekiyor. Bunun için de ulusal bir tavır ortaya konması gerekir. Kürt halkı zaten bu aşamaya gelmiştir. Kürt halkının ulusal birliği önünde hiçbir güç durmamalıdır. Bunun için KDP’ye çağrı yapıyoruz.
  • Kürt kadını Ortadoğu’da demokrasinin, kadın mücadelesinin ve ortak yaşamın garantisidir. Herkese çağrımızdır. Gelip hep birlikte Kürt halkının özgürlük ve statü talebini ortak bir duruşla uluslararası güçlere ve kurumlara haykıralım. Bu halkın katliam, işgal ve inkarını kabul etmediğini 100 yıl önceki haksızlığı -Lozan Antlaşmasını- kabul etmediğini ortak duruşunuzla ortaya koyalım.

ERDOĞAN ZAMUR

Kurdistan’ı resmi olarak 4 parçaya ayıran, 24 Temmuz 1923 yılında İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanan Lozan Antlaşması'nın 100. yılına günler kala Kurdistanlılar ve Kurdistan’da yaşayan halklar bu antlaşmaya karşı tepkilerini yaptıkları eylem ve etkinliklerle sürdürüyor. 2019’dan bu yana çeşitli eylem ve etkinlik düzenleyen Kurdistanlılar antlaşmanın yıl dönümünde yapacakları yürüyüş ve Kurdistan Ulusal Konferansı ile antlaşmaya karşı tutumlarını ortaya koyacak. Lozan Antlaşması'nın 100. yılı nedeniyle 2019’dan beri oluşturulan ve zaman içerisinde 4 parça Kurdistan’da ki 57 siyasi parti ve kurumunun yer aldığı “Lozan’a karşı komite” (Komiteya Kar û Çalakîyên 100 Salîya Peymana Lozanê) zaman içerisinde yürüyüşler, paneller, fotoğraf sergisi, konferans ve basın açıklamaları yaptı. Bütün bu etkinliklerin finali ise bu yıl 22 Temmuz’da Lozan’da yapılacak olan merkezi yürüyüş ve miting ile 22-23 Temmuz tarihlerinde yapılacak olan Kürt Ulusal Konferansı ile sonuçlanacak. Konferans sonuç bildirgesi antlaşmanın imzalandığı 24 Temmuz tarihinde Rumine Sarayı'nın önünde açıklanacak. Komite’de yer alan Avrupa Demokratik Kurdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç, 100. yılında Lozan Antlaşmasını, yapılacak olan Lozan Konferansı ile yapılan eylem ve etkinlikler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Lozan Antlaşması’nın 100. yılındayız. Lozana karşı komite ne zaman kuruldu?

Lozan Antlaşması'na karşı komite, 2019 yılında Türk devletinin Efrîn’i işgal ettiği biz KCDK-E olarak bir çağrı yaptık. Kürt siyasi yapı ve kurumlarına, akademisyenlere, kanat önderlerine ve sanatçılara bir çağrı yapmıştık ve o çağrıda biz Kürtlerin ulusal birliği için bir yürüyüş kararı aldık. 2019’da 2 gün süren Lozan’dan Cenevre’ye yürüyüş gerçekleştirdik. Bu yürüyüşün sloganı da “İşgali yenmek için Kürt birliğini sallayalım.” Ulusal birliğe gelmemek, Kurdistan’ın parçalanmasına ve düşmana hizmet edeceği; ulusal birlik sağlanırsa bütün Kürtlerin kazanacağına vurgu yapmıştık. Bu çağrımıza KDP dışındaki bütün yapılar yanıt verdi. Bu anlamda önemli bir gelişme sağlandı. Türk devletinin Efrîn işgaline karşı ulusal bir refleks ortaya koydu. Biz bu yürüyüşü neden Lozan’dan Cenevre’ye yaptık. Çünkü Kurdistan’ı dört parçaya ayıran anlaşma Lozan’da yapılmıştı ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre’deydi. Birçok siyasi yapı ve kurumla konuştuk, herkes hemfikir oldu. Sanatçı, akademisyen siyasi şahsiyet, siyasi parti temsilcileri katıldı. Burada ortak görüşme yaptık. BM’in Suriye masası, Türkiye masası yine İsviçre Dışişleri Bakanı'yla görüştük. O zaman benimde içinde olduğum bir heyet olarak Lozan Belediye başkanıyla Kurdistan’ın bütün parçalarını temsilen bir görüşme yaptık. Görüşme’de, Lozan’ın 100. yılına yaklaştığımıza vurgu yaparak etkinlik yapmak istediğimizi belirttik. Lozan Belediye başkanı da buna dair bir çalışma yapmak istediğini belirtti. Ortak bir çalışma yapma kararı alındı. 2020’de dar bir komite kuruldu. Komitede, Lozan Belediyesinde bulunan siyasi partilerin 4 parlamenteri, İsviçre Federal Parlamentosu’nda yer alan iki milletvekili, bir akademisyen ve bizim yerel yapımızda yer alan 2 arkadaş yer aldı. 2020 yılında yine Lozan antlaşmasının imzalandığı 24 Temmuz’un yıl dönümünde uzun bir yürüyüş gerçekleştirdik. 2020’de ki yürüyüşümüzün sloganı “Ulusal birlik ruhuyla Rojava’yı savunalım” oldu. Çünkü o dönem Rojava üzerinde saldırılar devam ediyordu. Türk devleti, bu çalışmadan haberdar olduğunda İsviçre’ye, Lozan Belediyesi'ne baskı yaptı. Etkinliklerin yapılmaması, görüşmelerin yapıldığı Rumine Sarayı'ndaki yerin verilmemesi için çok uğraştı ama İsviçre devleti demokratik bir ülke olduğundan birçok çalışma ve yerler konusunda ortaklaşma sağlanmıştı. Türk devletin bu baskısı ve Kürt düşmanın hukuksuz bütün politikaları boşa çıkarıldı.

Hangi yapılar bu komitede yer alıyor?

Bu komite sadece Kürt kurumlarının değil Kurdistan coğrafyasında yaşayan halkların temsilcileri de yer alıyor. Kürtler başta olmak üzere Asuri-Süryani, Ermeni temsiliyeti yer aldı. Yine Alevi, Êzîdî gibi inanç temsilcileri de var. Kadın ve gençlik yapıları da temsil ediliyor. Başûr’da YNK, Goran Hareketi, Rojhilat’da Komela, PJAK; Rojava Özerk Yönetimi başta olmak üzere, neredeyse bütün partiler, Bakur’da da birçok yapı temsil ediliyor. İlk olarak 52 kurum yer alırken en son bu sayı 57 oldu. KDP’ye yakın kurum ve kişilerin dışında bütün Kurdistan'ı yapılar yer alıyor.

Şu ana kadar neler yapıldı?

Daha önce var olan dar komite bir dizi hazırlık yapmıştı. Genişletilmiş komite ilk olarak 2023 yılının Lozan Antlaşması'nın 100. yılı olduğunu ve bu yüzyılın Kürtler açısından kayıp bir yüzyıl olduğu belirtilerek bir dizi etkinlik kararı aldı. Bu kapsamda KNK öncülüğünde 23 Temmuz 2022’de Lozan Antlaşması’nın imzalandığı Rumine sarayında bir konferans düzenlendi. Lozan görüşmelerinin yapıldığı salonda yaptığımız konferans oldukça başarılı geçti. Bu konferansa KNK’nin ısrarlı çağrılarına rağmen KDP yönetimi ve ona yakın yapılar katılmadı. O konferansa bağımsız bireyler hariç 57 Kurdistani parti ve kurum katıldı. Lozan’ın 100 yılına dair planladığımız eylem ve etkinlikler konferans yapısıyla paylaşıldı ve yeni önerilerle ortak planlama karara bağlandı. Kasım 2022’de Rumine Sarayı önünde yaptığımız bir basın açıklamasıyla Lozan’nın 100. yılı etkinlik programının startını verdik. Lozan Antlaşması üzerine Rumine Sarayı’nda 4 tane panel yaptık. Bu panellerde Lozan Antlaşması'nın Kurdistan coğrafyasında yaşayan halkların neler çektiğini her yönüyle irdelendi. Sadece Kürtler değil orada yaşayan halkların temsilcileri ile Avrupalı tarihçi ve siyasetçilerde bu panellere katıldı.14 Nisan’da “1923 Lozan: Kürtler neredeydi?” başlıklı panele tarihçi Dr. Oliver Adad, KNK üyesi Zübeyir Aydar, Zürih Üniversite’sinden Porf. Hans-Lukas Kieser ve tarihçi Sedat Ulugana katıldı. 21 Nisan’da kadın hareketlerinin öncülüğünde “Jin jiyan Azadî” başlıklı bir panel yapıldı. Jineoloji Akademisinin öncülüğünde yapılan panele sanat tarihçisi Matthieu Jaccard ve Mirkan Deniz’de katıldı. 5 Mayıs’ta düzenlenen “100 Yıl sonra Lozan Antlaşması günümüzde nasıl uygulandı? paneli yapıldı.

Moderatörlüğünü Yeşiller Partisi Lozan Eşbaşkanı ve ayrıca Lozan 2023 Komitesi üyesi olan Ilias Panchard'ın yaptığı panele Sosyalist Parti'den İsviçre Federal Parlementosu'nda Kürt Dostluk Grubu Başkanlığını da yürüten Senatör Carlo Sommaruga, Cenevre Üniversitesi'nde eğitim görevlisi ve araştırmacı Dr. Vicken Cheterian, Paris Üniversitesi'nde Ortadoğu üzerine bağımsız araştırma yürüten Dr. Soheila Ghaderi-Mameli ile Kürt siyasetçi Mustafa Sarıkaya katıldı.

26 Mayıs’ta ise “ Loxanda çıkışın çözümü nedir?” başlıklı panel düzenlendi. Moderatörlüğünü İsviçre Ticono Kanto Milletvekili Dr. Beppe Savary'ın yaptığı panelde Kürt Siyasetçi Hatip Dicle, Avusturya Graz Üniversitesi'nden Prof. Bilgin Ayata, Süleymaniye Üniversitesi'nden Prof. Pishko Hamatahir ve Siyaset Bilimci Prof. Abbas Vali katıldı.

28 Nisan- 21 Mayıs arasında 100 yıllık katliamı anlatan bir sergi açıldı. Uzun süren bir hazırlığın ardında dört parça Kurdistan ve Avrupa’dan Osman Ahmed, Havin Al-Sindy, Havar Amini, Vooria Aria, Khadija Baker, Savaş Boyraz, Wirya Budaghi, Timur Çelik, Salah Ebrahimi, Serhat Ertuna, Jacopo Gallico, Fatoş Irwen, Eren Karakuş, Serpil Odabaşı, Walid Siti, Hito Steyerl, Leyla Toprak’ın toplam 17 sanatçının çalışmalarının yer aldığı sergi açıldı. Sergide film gösterileri, canlı performanslar yapıldı.Başta sanatçılar olmak üzere bir çok arkadaş bunun için ciddi emek verdi.

Bu sergide aynı zamanda tarihçi Sedat Ulugana’nın hazırlığını yaptığı 100 yıllık kronoloji yer aldı. 1923’ten günümüze kadar yaşanan soykırımlar, işte Halepçe, Dersim, Zilan, Ağrı, Şex Sait, Seyit Rıza, 1990’ların köy boşaltmaları, faili meçhul cinayetlerin, Rojava, Şengal, Roboski ve Efrîn yer aldı. Dört parça Kurdistan’da gerçekleşen bütün katliamlar bu projede yer aldı. Bu oldukça ilgi gördü. Başta belediye olmak üzere İsviçre basını çok ilgi gösterdi. Onbinlerce kişi 3 hafta içinde sergiyi ziyaret etti. Hem panellerde hemde sergi çalışmasında yer alan tüm arkadaşların eline, yüreğine sağlık.

Komite, Kürtlerin ulusal birliği noktasında ne gibi çalışmalar yaptı?

Bu yüzyıl Kürtlerin yüz yılı olacak. KDP dışındaki Kürtler aslında birliğini sağlamış. 2019’da Türk devletinin Efrîn'e yönelik saldırıdan bu yana 52 Kürt kurumu birlikte bir çalışma yürütüyor. Belki az belki çok ama bu noktada bir birlik sağlanmış durumda. Bu birlik daha iyi yürütebilirdi. Eksiklikler eleştirilebilinir ama böyle bir çalışmanın 2019’dan beri sürdüğünü bilmek gerekir. 50'nin üzerinde kurum zaten Kurdistan’a yönelik saldırılar olduğunda birlikte hareket ediyoruz. KDP dışında herkes bu çalışma içerisinde. KDP doğru konuşmuyor, ya gerçekleri ters yüz ediyor, ya da olmayan şeyleri olmuş gibi gösteriyorlar. İkiyüzlülük yapıyorlar. Hem çalışmalara dahil olmuyorlar, hem de biz davet ettik gelmiyorlar diyerek gerçekleri çarpıtıyorlar. Bununla da yetinmeyerek bizim yaptığımız panelin konuşmacılarının adını kamuoyu ile paylaşarak sanki onlar yapmış gibi gösteriyorlar. Biz Lozan’ın 100. yılına dair herkese açık bir çağrı yaptık. KDP çevresindeki kişilerin dışında herkes bu çalışma içinde yer alıyor. Hatta tekil çalışma yürüten bireylerde bu çalışmalara dahil oldu. Rojava’da bazı tekil bireyler vardı, onlarla konuştuk. Onlarda bu çalışmaya dahil oldular. Eğer biz hepimiz Kürt'sek, amacımız tekse, ulusal bir görüş ortaya çıkarmak istiyorsak; farklı fikirlerimizde olsa gelip bu komite içerisinde yer almalıyız. Lozan’a karşı komitenin içerisinde farklı fikirler var. Sosyalistler var, komünistler var, ama aynı zamanda inanç temsilcileri de var. Liberallerde var, Asuri-Süryani var, Ermeniler var. Şu ana kadar dört defa ulusal birlik için yürüyüş yaptık ve yine Türk devletinin Rojava yönelik saldırıların karşısında Rojava’da ki 33 siyasi parti ve örgütünün çağrısını yine biz Avrupa’da ulusal birlik temelinde ele alıp onlarla birlikte hareket ettik.

Temel talepler

2019’da yaptığımız yürüyüşte isteklerimizi paylaşmıştık. Üç temel talebimiz vardı:

1- Bütün Kürt siyasi yapı ve kurumları ulusal birlik temelinde bir araya gelip ulusal birliği oluşturmalıdır.

2- Ortak strateji ortak savunma ve ortak diplomasi kuruları oluşturulmalı

3- Sanatçı, yazar ve akademisyenler ulusal birlik için rol alsın dedik.

Bu yürüyüşe katılan tüm parti ve kurumların ortak çağrısı ve KNK’nin özel çabasıyla sanatçı arkadaşlar rol aldılar. Etkinlikler yaptılar, çağrılar yaptılar. Kurdistanlı aydınlar ortak çağrı metinleri yayınladılar. KNK’nin oluşturduğu heyetler Güney Kurdistan ve Rojava’ya gitti, partilerde görüştü, ciddi bir emek verdiler. Bu yürüyüşten sonra “Rojava’yı savun inisiyatifi (Defend Kurdistan) oluşturuldu. O süreçte KDP yakın birine sormuştum. KDP niye gelmiyor diye. O da bana “Kak Yüksel, KDP Türklerin hassasiyetini esas alıyor demişti. Peki ya Kürtlerin hassasiyeti!

Lozan Antlaşması’na karşı Kürtler ne yapmalıdır?

Bu konuda uzun bir süredir çalışma yürütüyoruz. Ulaşamadığınız kişiler olabilir. Buradan bir kez daha çağrı yapmak istiyorum. Bizim ulaşmadığımız herkes, bunlar parti olmak zorunda değil, bireysel olarak da Lozan’a karşı ulusal bir duruşla hayır diyen Kürt halkının muhakkak statüsü olmalı diyen ve çalışmak isteyen herkes bu çağrılarımıza kulak vermeli ve bu çalışma içerisinde yer almalıdır.

Lozan’ın 100. yılda yapacağımız yürüyüş ve konferansa herkes katılmalıdır. İşgallere karşı birlik olmaya çağırıyoruz. Artık Kürt halkı bir statüye sahip olması gerekiyor. Bunun içinde ulusal bir tavır ortaya konması gerekir. Kürt halkı zaten bu aşamaya gelmiştir. Kürt halkının ulusal birliği önünde hiçbir güç durmamalıdır. Bunun için KDP’ye çağrı yapıyoruz. Hiçbir şey Kürt halkının birliği üstünde görülmemelidir. Artık Türk devletinin hassasiyetini değil Kürtlerin hassasiyetini gözünde bulundurma zorundadır.

Bu çalışmaları insanlara nasıl duyuracaksınız?

Lozan'a dair çalışmaları geniş kitlelere yaymak için bir internet sayfası oluşturuldu. Bu sayfa üzerinde bütün eylem ve etkinliklerimiz yer alıyor. Sayfanın dili Kurmanci, Sorani ve Fransızca’dır. Yine Lozan’ın 100. yılına dair, bu yüzyılda neler yaşandığı noktasında dokümantasyon bir film hazırlandı. Bu film gösterime hazır hale getirildi. Yine Lozan’ın 100. yılına dair bir kitap hazırlandı. Bu kitabın Kürtçe ve İngilizce basımı yapılacak. Bu kitapla Lozan’dan bu yana yüzyıl boyunca yaşanan katliam, soykırımı bütün herkesi bilmesini sağlayacağız. Lozan’ın 100. yıl program çalışmasına katılmak isteyenler ortak komiteye yine bütün Kürt kurumların üzerinden bizimle iletişim kurabilirler. Kurdistan’ın her parçanın sorunu bizim sorunumuzdur. Rojava'nın sorunu Başûr’un, Başûr’un sorunu Rojhilat’ındır. Bu noktada ulusal bir ruh yakalanmıştır. Bunu bize Kürt halkının çocukları gösterdi. İşte Rojavalı gençler gidip Sengal‘de şehit oldular. Başûrlu gidip Dersim'de, Rojhilatli Başûr'da, Kuzey'deki gençler gidip Kobanê’de şehid düştüler. Bu ulusal ruhu yakalayan gelişmelerdir. Halkın arasında bir sorun yok. Sorun kendi çıkarlarını, halkın çıkarları üzerinde gören anlayışladır. Halk bunu duruşuyla, yaklaşımıyla ulusal birliği herkese gösteriyor. Lozan’ın 100. yılı programı tüm Kurdistanları ilgilendiriyor. Bugün Kurdistan’da katliamlar ve soykırımlar uygulanıyorsa bunun sebebi Lozan Antlaşmasıdır. Kürtlere karşı insanlık suçu sayılan kimyasal Halepçeden, Rojhilat’a, bugün Medya Savunma Alanları’nda, dünyanın gözü önünde kullanılıyorsa bunun sebebi Lozan’dır. Seyit Rıza, Şeyh Said ve diğer Kürt önderleri idam edilmişse bunun sebebi de Lozandır. Qasımlo Viyana’da, Sakine Paris’te, Doktor Sadık Şerefkendi Berlin’de  katlediliyorsa bunun sebebi Lozan Antlaşması'dır. İmralı’da Kürt Halk Önderi üzerinde 24 yıldır tecrit uygulanıyor. Dünya buna sessizse bunun sebebi Lozan’dır. Kurdistan da doğa tahrip ediliyor. Tarihi yerler yok ediliyor ve dünya bunu izliyorsa bunu sebebi Lozan’dır.

Kısacası son yüzyıldır tüm yaşadığımız katliam, inkar ve asimilasyon, kültürel soykırımların sebebi Lozan Antlaşması'dır. Bu yüzden, bu antlaşmaya karşı çıkmak her Kurdistanlının ulusal görevidir. Kürtler örgütlü gücüyle, bilinci, kararlılığı ve felsefesiyle hemde dünya insanlığının Kürtlere bu kadar büyük sempati duyduğu günümüzde özgürlüğe en yakın oldukları bir dönem de Lozan’ın 100. yılı programına katılıp ortak bir ulusal duruşu ortaya koymak her Kurdistanlının olmazsa olmaz görevidir.

Son olarak Kürt halkına ve kurumlarına çağrınız nedir?

Herkesi Lozan 100. yıl program çalışmalarında içerisinde büyük bir coşkuyla yer almaya çağırıyoruz. Parçalı duruş, Kürtlerin birliğine değil, Kurdistan’ın parçalanmasına hizmet ediyor. Gelin Kurdistan halkının ortak talebini ve özlemini Lozan programı ile dünyaya haykırmak için çalışmalarımızı ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutan ortak bir çalışma ile yapalım. Kürt halkının düşmanları kendi çıkarları esas alıyor. Bunlar Kürt halkının bütün kazanımlarını yok etmek istiyor. Özellikle Türkiye, Kürtler nerede bir şey yaparsa onun düşmanlığını yapıyor, yok etmek istiyor. Bir kişi Türk devletinin işgaline karşı çıkmıyorsa bu halkın çıkarını savunmuyor demektir

Artık Kürtler, 100 yıl önceki Kürtler değildir.  Eskiden örgütleri yoktu, örgütlü değillerdi. Savunmasız bir haldeydiler ama bu yüzyılda Kürtler oldukça bilinçliler. Örgütleri var, siyasi yapıları var, savunma güçleri var. Kürt halkı uluslararası toplumda artık saygın bir yere sahiptirler. Özellikle de DAİŞ’e karşı mücadelede ciddi başarı sağladılar. Yine Kürt kadın hareketinin “Jin jiyan Azadi” sloganı bugün bütün dünyaya malolmuş durumda. Kürt kadını Ortadoğu’da demokrasinin, kadın mücadelesinin ve ortak yaşamın garantisidir. Bunun pratiğini ortaya koydu. İmkan ve olanakları çok fazladır. Lozan Antlaşması'na hayır sloganımızdır. Herkese çağrımızdır. Gelip hep birlikte Kürt halkının özgürlük ve statü talebini ortak bir duruşla uluslararası güçlere ve kurumlara haykıralım. Bu halkın katliam, işgal ve inkarını kabul etmediğini 100 yıl önceki haksızlığı -Lozan Antlaşmasını- kabul etmediğini ortak duruşunuzla ortaya koyalım. Bu halkın onurlu özgür yaşam talebini ulusal bir duruşla herkse gösterelim.

 

Lozan’ın 100 . yılı etkinlikleri ve açıklamaları dijital medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

İnternet sayfası: https://lozan-2023.com/

YouTube kanalı: https://www.youtube.com/@Lozan_2023

Twitter sayfası: @2023_lozan

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.