3. Yol'da yeni etap

25 Eylül 2022 Pazar - 19:57

  •  'Yol haritası'nı paylaşan Emek ve Özgürlük İttifakı, aydınlık ve demokratik geleceği düşünen tüm kurum, kuruluş ve partiler ile tek tek yurttaşları sorumluluk almaya; hep birlikte başarmak için ortak ve birleşik mücadeleye davet etti. 
  •  Halkların, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı arasına sıkışmış bir egemen siyasete mahkum olmadığını belirten İttifak, emek, barış, özgürlük ve demokrasi değerleri temelinde halkın egemen olduğu bir toplumsal düzen kurabileceklerini vurguladı.

Halkların Demokratik Partisi, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Toplumsal Özgürlük Partisi’nin (TÖP) yer aldığı Emek ve Özgürlük İttifakı, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği etkinlikle 'Yol haritası' olarak belirlediği deklarasyonu kamuoyuna açıkladı. 

Emek ve Özgürlük İttifakı, 'Yol Haritası'nı içeren deklarasyonu, önceki gün Haliç Kongre Merkezi’nde açıkladı. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüleri Esengül Demir ve Cengiz Çiçek, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Keskin Bayındır, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı (EMEP) Ercüment Akdeniz, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Dönem Sözcüsü Perihan Koca, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Sözcüsü Özge Akman, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem Sözcüleri Dilşad Canbaz ve Barış Kayaoğlu, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eşbaşkanları Özlem Gümüştaş ve Şahin Tümüklü, Yeşil Sol Parti Eşbaşkanları İbrahim Akın ve Ayşe Erdem, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanları Canan Yüce ve Cavit Uğur, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Eşsözcüleri Kezban Konukçu ve Sezgin Kartal ile bileşen partilerin milletvekilleri ve temsilcileri de hazırbulundu.

Salonda üzerinde “Demokrasi”, “Özgürlük”, “Eşitlik”, “Kadın”, “Emek”, “Barış”, “Doğa”, “Gençlik” yazan loliloplar koltuklarda yer aldı. Ayrıca salonda, “Birlikte Değiştireceğiz” , “Emek ve Özgürlük İttifakı” pankartları asıldı. Kongre merkezinin giriş kısmında Emek ve Özgürlük İttifakı’nın yelken bayrakları dizilirken, salonda sahnede bulunan dev ekranda ise ittifak bileşenlerinin logolarının olduğu jenerik gösterildi. Buluşmaya, kadından gencine, işçisinden siyasetçisine birçok kesim renkleri ve farklılıklarıyla katıldı. 

Deklarasyon paylaşıldı

Deklarasyonu Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Melis Akyürek ve Emek Partisi’nden (EMEP) Levent Gökçek okudu. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın deklarasyonu şöyle: 

Acil görev

Cumhur İttifakı’nın yarattığı yıkımı durdurmak, Tek Adam Yönetimi’ni sonlandırmak, halkın çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek, demokratik hak ve özgürlükler temelinde bir değişim ve dönüşümün gerçekleşmesini sağlamak, önümüzdeki dönemin acil görevidir. 

Kritik seçimler

Bu değişim ve dönüşümün yaşanabilmesi için emekten, barıştan, demokrasiden yana güçlerin ortak ve birleşik mücadeleyi güçlendirmesi ve kararlı bir şekilde sürdürmesi büyük önem taşıyor. Bu birlik ve mücadele yeni dönemin belirleyici, etkin bir gücü de olmak zorundadır. Halkın beklentisi ve talebi de bu yöndedir. Verilecek ortak mücadele, takınılacak güçlü ve kararlı tutum, halkın acil ekonomik taleplerinin elde edilmesi ve demokratikleşme yolunda adımlar atılmasını sağlayacak bir yürüyüş olacaktır. Bu yürüyüşün uğrak yerlerinden biri olan seçimler Türkiye için kritik bir anlam taşımaktadır. Seçim sürecinde halkın gelecek umutlarını salt sandığa bağlamadan, ancak sandığın önemini de görmezden gelmeden emek ve demokrasi mücadelesini yükselterek, bu temelde halkı seçimlerden kazanımla çıkmaya motive etmek ve seçim güvenliği için bütün tedbirleri almak ihmal edilemez bir sorumluluktur. 

Mücadele zemini

İçinden geçtiğimiz bu olağanüstü süreçte ekonomik ve politik acil görevlerin gerçekleşmesi için hedeflediğimiz ittifak, sömürülen ve ezilen bütün halk kitlelerinin ittifakıdır. İşçilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin, doğa ve insan hakları savunucularının dayanışması ve ittifakıdır. Ortak, güçlü ve kararlı bir mücadele zeminidir.

Bugünün ilk meselesi

Bu iktidarın program ve icraatları, emperyalizmin, sermaye sınıfının, kendi yandaş şirket ve holdinglerinin çıkarlarını önceleyen bir politik anlayışa ve uygulamalara dayanıyor. Yandaşları da palazlandıran bu haksız ve usulsüz ihale sistemi, hukuken yeniden incelenmeyi gerektiriyor. İzlenen sömürü ve baskı politikalarının işçi ve emekçilerde, yoksul çiftçi, köylü ve esnafta, ezilen halk kesimlerinde yarattığı ekonomik ve sosyal yoksunluk toplumun birinci derdi haline gelmiştir. Hayat pahalılığı, düşük ücretler, işsizlik, yoksulluk, geçinme, barınma gibi sorunlarının çözülmesi için somut adımların atılması ve işçilerin, emekçilerin, ezilen halk kitlelerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi bugün herkes için ilk meseledir. Bu gerçekten hareketle yaşanan ekonomik krizin ve çok yönlü toplumsal yıkımın ağır faturasını yerli ve yabancı sermayeye ödetecek, emekçilerin yaşadığı güvencesizliğe ve geleceksizliğe son verecek politikaların izlenmesi şarttır.

Ekonomik yıkıma karşı

*  Zamların durdurulması, ücretlerin açlık ve yoksulluk sınırının üzerinde insanca yaşanacak bir düzeye çıkarılması, işten atmaların yasaklanması, istihdamın artırılması, temel tüketim maddelerinden alınan vergilerin kaldırılması, az kazanandan az çok kazandan çok vergi alınması, yoksulluğu ortadan kaldıracak bir ekonomik programın izlenmesi en büyük toplumsal ihtiyaçtır.

*  Bütçe kaynaklarının; saraylar, savaşlar, yandaşlar ve dış borçların ödenmesi için değil, halkın ekonomik güvencesi ve doğrudan gelir destekleri için seferber edilmesi ilk adımlardır.

*  Elektrik, doğalgaz, su, internet gibi temel ihtiyaçların bir ‘sosyal haklar programı’ kapsamında, aylık geliri yoksulluk sınırının altında olan herkese ücretsiz sağlanması; KYK borçlarının tamamen silinmesi, Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT), öğretmenler başta olmak üzere kamuda ataması yapılmayan tüm meslek gruplarının sorunlarının çözülmesi acil ihtiyaçtır.

*  Emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, yoksul çiftçilerin borçlarının silinmesi, mağduriyetleri olağanüstü artan esnafın desteklenmesi ilk yapılması gerekenler arasındadır.

* Özellikle enerji ve ulaşım hatları, sağlık ve eğitim alanlarında nitelikli, parasız ve kamusal hizmetlerin verilebilmesi için işçilerin, emekçilerin denetimini içeren acil kamusallaştırma adımlarının atılması gereklidir.

* Kadın yoksulluğuna son verecek, ekonomik yaşamın her alanında eşit ve etkin olmasını sağlayacak politikalar şarttır.

*  18 yaş ve altı çocuk emeğinin ücretli emek olarak kullanılması yasak olmalıdır.

Gerçek demokrasinin inşası

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında kurulan Tek Adam Yönetimi, demokratik hak ve özgürlükleri kullanılamaz hale getirmiş, keyfiliği, zorbalığı, hukuksuzluğu ve adaletsizliği kurumsallaştırmış, bu ülkenin ve halkların yaşadığı sömürüyü, baskıyı ve çözümsüzlüğü derinleştirmiş, faşizan uygulamaları gündelik politikanın parçası haline getirmiştir. Dolayısıyla tek adam sistemini ayakta tutan, besleyen tüm kurum, mekanizma ve bağımlılık ilişkilerini değiştirmek öncelikli amaçlarımızdandır. Seçim barajının kaldırılması, demokratik hakların, siyasal özgürlüklerin en geniş şekilde kullanılmasının garanti altına alınması, demokratik, tarafsız ve bağımsız bir yargı sisteminin kurulması acil bir ihtiyaçtır. Hedefimiz demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi ilkeler temelinde halkın gerçek egemenliğine dayanan bir demokrasinin inşasını sağlamaktır. Bu kapsamda;

* Yerinden ve yerelden demokratik yönetim için yerel yönetimlere merkezden kimi alanlarda yetki ve kaynak devrine bağlı, halkın güçlü katılım mekanizmalarının oluşması, yönetimin halkın oyuyla gelmiş kişilere ve yerel halk meclislerine devredilmesi, kayyum rejimine son verilmesi,

* Bütün işçi ve emekçilerin sınırsız sendikal örgütlenme, her türlü (hak, dayanışma, siyasal ve genel) grev ve toplu sözleşme hakkının güvence altına alınması, günlük çalışma süresinin 7 saat olması ve lokavtın yasaklanması,

* Demokrasiyi, eşit yurttaşlık taleplerini ve inanan inanmayan herkes için düşünce, inanç ve vicdan özgürlüğünü kapsayan bir laikliğin inşa edilmesi, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının güvence altına alınması,

* Farklı kültürlere, kimliklere, inançlara ve yaşam tarzlarına saygıya dayalı eşit yurttaşlık hakkının temel bir ilke olarak benimsenmesi,

*  Kanun Hükmünde Kararnamelerle yaratılan hak gasplarının giderilmesi, kamuda işe alımda ve atamalarda her tür ayırımcılığa son verilmesi, halk egemenliğine dayanan demokratik bir düzen için atılması gereken acil adımlardır.

Kürt sorununun çözümü

Türkiye’nin çözmesi gereken en köklü sorunlardan biri de Kürt sorunudur. Demokratik çözüm ve barış için ülkedeki bütün toplumsal kesimlerin yaklaşımlarını ve kaygılarını dikkate alan yapıcı bir politika olması gerekendir. Demokratikleşme ile doğrudan bağlantılı ve iç içe geçmiş olan Kürt sorununun çözümü için inkâr ve bastırma siyaseti yerine demokratik ve barışçı bir çözüm için adım atılması gereklidir. Savaş politikaları, silah ve çatışma yöntemleri yerine, diyalog ve müzakere seçeneklerinin kendini tarihsel olarak dayattığı ve güncel olduğu aşikârdır. Diyalog ve çözüm zeminini kurmak ve güçlendirmek; demokratik müzakere yöntemleriyle tüm toplum için geleceğin kazanılmasına önayak olmak; bu çerçevede, başta anadili hakkı olmak üzere tüm evrensel kimlik haklarının tanınması için gerekli düzenlemelerin yapılması büyük önem taşımaktadır.

Kadınlar için adımlar

*  Kadınların toplumsal yaşamın bütün alanlarında eşit ve özgür olması için her türlü güvencenin sağlanması zorunludur. Erkek egemen zihniyetten ve uygulamalardan kaynaklanan, kadınlara yönelik sistematik erkek şiddetiyle ve kadın cinayetleriyle çok kapsamlı bir mücadele şarttır.

* İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden geçerli hale getirilmesi ve uygulanması, kadınlar ve LGBTİ+’lar için toplumsal cinsiyet eşitliği önündeki siyasal, idari, ekonomik ve kültürel tüm engellerin kaldırılması ilk acil adımlardır.

Gençler ve çocuklar

*  Gençlerin yaşam tercihlerine saygı duyan bir yaklaşımla, kendilerini serbestçe ifade edebilmeleri ve özgürce yaşayabilmeleri için başta eğitim ve kültür olmak üzere ekonomik, toplumsal ve siyasal alanlarda bütün engeller kaldırılmalıdır.

*  Eğitim her kademede parasız, bilimsel, anadilinde ve demokratik olmalıdır. Gençlerin ekonomik olarak desteklenmeleri, her alanda daha fazla yönetime katılmaları, yaratıcı ve ilerletici fikirlerin toplumda daha belirleyici hale gelmesine yol açacaktır.

*  Çocuklar toplumun kendine ait hakları olan özneleridir. Bunu böyle kabul edip, maruz kaldıkları bütün ayrımcılıkla mücadele etmeliyiz.

10 milyon engelli için

*  Ülkemizde 10 milyonu aşkın engelli yaşıyor. Engellilik salt bedene indirgenen bir tıbbi yaklaşımla ele alınamaz. Toplumda her anlamda farkındalık yaratmak, engellilerin kamu hizmetlerinden eşit yurttaşlar olarak yararlanması için her çeşit düzenlenmenin kamu tarafından yapılması hayati önemdedir.

Doğanın korunması

*  Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser. Neoliberal politikaların ülkede derinleşmesini sağlayan iktidar, bütün doğal varlıkları sermayeye peşkeş çekiyor. İklim krizine karşı acil durum ilanı, kar ve rant uğruna çılgınca doğa ve çevre tahribatına yol açan, ormanları, tarım alanlarını, akarsuları tahrip eden ve ekolojik dengeyi bozan, doğaya karşı işlenen suçların odağı olan tüm projeler durdurulmalıdır.

*  Enerji, ulaşım, kentleşme ve tarım başta olmak üzere tüm politikalarda doğanın korunması odaklı yaklaşım hem acil hem de zorunludur. Her canlının sağlıklı bir ekosistem içinde yaşam hakkı etkin yasalarla koruma altına alınmalıdır.

* Tarihi ve kültürel varlıkların yağmasına son verilmelidir. İSTANBUL

 

Hep birlikte başaracağız

Aydınlık ve demokratik geleceği düşünen tüm kurum, kuruluş ve partiler ile tek tek yurttaşlar; hep beraber sorumluluk alalım. Türkiye halkları ayrımcılığa, nefret söylemine, kutuplaşmaya, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı arasına sıkışmış bir egemen siyasete mahkûm değildir. Emek, barış, özgürlük ve demokrasi değerleri temelinde halkın egemen olduğu bir toplumsal düzen kurabiliriz. Bunu başarmak ezilen ve sömürülen halk kitlelerinin değiştirici gücüyle mümkündür. Herkesi bu anlayış ve çağrı doğrultusunda ortak ve birleşik mücadeleye davet ediyoruz! Hep birlikte başaracağız.”

EHP: Başkanlıktan göndereceğiz

EHP Sözcüsü Özge Akman

EHP Sözcüsü Özge Akman: Kürt halkına bağrına neden taş bastığını sormak için yola çıkıyoruz. Barış, diyalog, müzakere olacak ve bu sayede Kürt sorununu adil ve demokratik bir şekilde çözeceğiz. Ortak mücadelemizi daha da büyütmeliyiz. Demirtaş, ‘seni başkan yaptırmayacağız’ demişti. Biz de 'seni başkanlıktan göndereceğiz' diyoruz.Ortak mücadeleyi büyütüyoruz. Alternatif biziz.

EMEP: Yolumuz uzun ve zorlu

EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz

EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz: Ne tek adam ne de restorasyonucu siyaseti istiyor. İki kutuplu burjuva siyasetine hayır diyoruz. Emek ve Özgürlük İttifakı, daha başlangıç. Yürüyoruz, yolumuz uzun ve zorlu. Bütün sol sosyalist partilere, yapılara, sendikalara, kişilere sesleniyoruz; gelin birleşelim. Hep birlikte başaracağız ve kazanacağız; halklar kazanacak.

 

Buldan: Çözüm biziz

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan: Hedefimiz gerçek demokrasi, yolumuz 3. Yol’dur. İddiamız da hedefimiz de büyüktür. Çözüm de çözüm gücü de biziz. Bizim hikayemiz güzel ve aydınlık günlerle buluşma hikayesidir. Yolunuz ve yolumuz açık olsun.

Sancar: Yeni bir evre 

HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar

HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar: Kürt halkının demokratik siyasi mücadele birikiminin, Türkiye halklarının iradesiyle buluşması, yeni bir evrenin başladığı gün. Hayırlı olsun, kutlu olsun hepimize. Savaşa karşı barışı, sömürüye karşı eşitliği ve onuru, talana karşı adaleti, yalana karşı hakikati savunmak için birleştik, bir araya geldik ve büyük bir yürüyüşü başlatıyoruz. Bu yürüyüş emek ve özgürlük, demokrasi ve barış, adalet ve hakikat yürüyüşüdür. Bu yürüyüşü büyütmek, tarihi sorumluluğumuzdur.

SMF: İlk görev büyütmektir

SMF Eşsözcüsü Barış Kayaoğlu

SMF Eşsözcüsü Barış Kayaoğlu: Toplumsal mücadele cephesinde önemli kazanımlardan biri olan Emek ve Özgürlük İttifakı’nı büyütmek ve geniş halk yığınlarında, somut maddi bir güce dönüştürmek önümüzdeki başlıca görevlerden biridir. Bu anlayışla işçi sınıfı ve emekçiler başta olmak üzere, tüm ezilenleri, Emek ve Özgürlük İttifakı etrafında birleşmeye ve toplumsal mücadeleyi birlikte yükseltmeye davet ediyoruz.

TİP: En köklü ittifakız

TİP Genel Başkanı Erkan Baş

TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Biz, tarihi izlemeye değil, yeniden yazmaya geldik. İttifakımız halkın izleyici değil, müdahil olacağı bir sürecin adımlarını atıyor. Türkiye’nin en yeni ittifakı olabiliriz ama bu toprakların en köklü ittifakıyız. Bu iktidardan kurtulmak için bedeli ne olursa olsun mücadeleyi göze almış insanlarız. Yarım adım geri atmayacağız. Kurtarıcı beklemeyenlerin ittifakıyız. AKP’yi Recep Tayyip Erdoğan’ı sandığa gömecek ittifakız.

TÖP: Savaş düzenine son

TÖP Dönem Sözcüsü Perihan Koca

TÖP Dönem Sözcüsü Perihan Koca: Devasa bir yıkım ve enkazla karşı karşıyayız. Ekonomi krizde, devlet krizde, siyaset krizde, toplum krizde. Memleketi boğazına kadar pisliğe batırdılar. Halkımızı kötünün iyisine mahkum etmeyeceğiz. Bu faşist karanlığı yeneceğiz, saray saltanatını yıkacağız. Bu savaş düzenine son vereceğiz. Halk demokrasisine dayanan demokratik bir cumhuriyeti kuracağız.

 

Tekçiliğe karşı çok sesli

 

İnsan savunucusu Akın Birdal, DİSK Basın İş Sendikası Genel Başkani Faruk Eren, Demokrasi İçin Birlik (DİP) Sözcüsü Nesteren Davutoğlu, gazeteci-yazar Nazım Alpman ve Barış İmzacısı Akademisyen Hakan Koçak, Emek ve Özgürlük İttifakı ile Yol Haritası'nı gazetemize değerlendirdi

Şimdiye kadar yapılan ittifaklardan farklı olarak, emek vurgusunun çok fazla olduğunu söyleyen gazeteci Nazım Alpman, "Emeğin adına yaraşır biçimde bir platform oldu bu ittifak” dedi. Özgürlük vurgusunun da Türkiye’de her kesimi kapsadığını dile getiren Alpman, şöyle devam etti: “Daha köklü bir ittifak. Umut olduğunu düşünüyorum. Emek, özgürlük ve barış üçgeni Türkiye’nin demokratikleşmesi için yeterli kavramlar. Temel hedefler doğrultusunda yürümek ve bu gerici faşist iktidarı alaşağı etmek için atılmış önemli bir adım.”

Umut verici bir adım

Türkiye’nin demokratikleşmesine dair oluşturulan birlikteliğin ilk adımının atıldığını ifade eden Demokrasi İçin Birlik (DİP) Sözcüsü Nesteren Davutoğlu, çok büyük işler başaracağını dile getirdi. Davutoğlu, “Büyük bir başlangıç. Özgürlük, demokrasi ve emek için büyük bir kuvvet oluşturulacağına inanıyorum” dedi. 

En ileri güç birliği

İnsan hakları savunucu Akın Birdal da halkların beklentilerine karşılık verebilecek programa ve aslında barış hareketi özelliğine dikkat çekerek, "Bence bu toprakların çıkarabileceği en ileri güç birliği budur. Bu suyun kaynağı, sağlam ve temiz. Bu kaynak akacak, yolda yeni katılımlar olacak ve daha ileri akacak; başka yolu yok. Herkes bu ışığın etrafında toplanmalıdır” şeklinde konuştu.

Basın ve ifade özgürlüğü

DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren ise ifade ve basın özgürlüğü konularının kendileri için en önemli konular olduğunu ve bununda deklarasyonda yer bulduğunu söyledi. Eren, “Demokratikleşme için iktidar değişikliği şart. Bu da gerçekten demokrasiye inanmış kesimler tarafından yapılmalı ki gerçekten demokratik bir ülkede yaşayalım” dedi

Çok sesli ve çok renkli

“Bu suça ortak olmayacağız” diyerek barış bildirisini imzaladığı için ihraç edilen akademisyen Hakan Koçak, Emek ve Demokrasi İttifakı'nın 'Yol Haritası'nın umut verici bir başlangıç olduğunu söyledi. İttifakın çok renkli ve tek adam rejimine karşı çok sesli olduğunu belirten Koçak, şöyle devam etti:  “Çok kapsamlı ve oldukçada somut maddeleri olan bir program açıklandı. Bence buna çok ihtiyaç vardı. Bu bizim yol haritamız olacak ve ittifakı da güçlendirecek. İyi bir başlangıç oldu. Buradan iyi bir yol yürünür. Barış talebi, deklarasyonda çok güçlü bir şekilde yer aldı. Barış talebi olmazsa olmaz. Bu olmadığı zaman başka birçok sorunda bu savaş iklimi ve çatışmalı ortamdan beslenmeye devam eder. Barış akademisyenleri olarak ‘Bu suça ortak olmayacağız’ metnini imzalarken ki motivasyonumuz ne ise o motivasyon bu bildirgeye de sinmiş durumda.”  

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.