395 bin kadın ve çocuk ölümden kaçtı

Kadın Haberleri —

9 Ağustos 2022 Salı - 18:45

.

.

  • Avukat Hatice Demir ve Kadın Yaşam Derneği kurucusu Sevinç Özipek İstanbul Sözleşmesi’ni değerlendirdi. Özipek, Aile Bakanlığı’nın verilerine göre 395 bin kadın ve çocuğun sığınma evlerinde kaldığını belirterek, “Bu sayı bize ölmeden kaçarak hayata kalan kişi sayını gösteriyor” dedi.

ŞEHRİBAN ASLAN / JİNNNEWS-AMED

Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gece yarısı çekilme kararı aldığı İstanbul Sözleşmesi’ni kadınlar Danıştay’a taşıdı. 28 Nisan, 7-14-23 Haziran tarihlerinde görülen duruşmaların kararı 19 Temmuz’da Danıştay 10’uncu Dairesi tarafından açıklandı. Kararda İstanbul Sözleşmesi’den geri çekilme kararının iptali istemi reddedildi. Kadınlar, kararı Türkiye ve Bakurê Kurdistan’da protesto etti, mücadeleyi sürdürecekleri mesajını verdi.

Sözleşme hayati öneme sahip

Amed (Diyarbakır) Barosu Yönetim Kurulu Üyesi avukat Hatice Demir, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine değinerek sözleşmenin uluslararası işbirliğini teşvik ettiğini söyledi. Demir şöyle dedi: “Bununla birlikte kadınlara yönelik şiddeti ortadan kaldırmak üzere bütüncül bir yaklaşım benimseyerek etkili işbirliğini sağlamak için tüm kurum ve aktörlerle eşgüdümlü çalışmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle kadınların şiddetten bağımsız hayatlar kurabilmeleri için hayati önemdedir.” 

.
Hatice Demir

Karar krizin de göstereni oldu

Sözleşmeden çekilme kararı, kadınların şiddet tehdidi karşısında korumasız bırakılması ve başvuru mekanizmalarının etkisiz hale gelmesi anlamına geldiğini dile getiren Demir, pratikteki yansımasının da böyle olduğunu ifade etti. Danıştay’da açılan davaları da hatırlatan Demir devamla şunları belirtti: “Maalesef karar bizi şaşırtmadı. Çünkü bu karar tüm anlamlı muhalefet şerhlerine rağmen içinden geçtiğimiz krizin de göstereni oldu. Bu kararla Türkiye’de bağımsız bir yargının olmadığının, hukuk devleti ve güçler ayrılığının ortadan kaldırıldığının ve Anayasasızlaştırma sürecinin teyidi oldu. Karar aynı zamanda Cumhurbaşkanının her şeyi yapmaya muktedir olduğunu, anayasal yetkilerinin sınırlarını tanımadığını, şiddetten korunmak dahil oluşturulan tüm uluslararası insan hakları sözleşmelilerini riske atabileceği anlamına geliyor. Kadınların hayatına etkisi bakımından temel bir insan hakkı olan şiddetsiz ve eşitlik temelinde yaşama hakkına sınırlama getirmektedir.” 

Demir son olarak, “Danıştay kararına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yoluna başvuracağız, buradan sonuç alamazsak davayı AYM ve AHİM sürecine taşıyacağız” diye belirtti.

.
Sevinç Özipek

Karar, temel özgürlük haklarının ihlalidir

İstanbul Sözleşmesi için mücadele eden derneklerden Riha (Urfa) Kadın Yaşam Derneği kurucusu Sevinç Özipek de yaptığı değerlendirmede, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların, şiddete uğrayan bireylerin yıllarca verdikleri mücadeleler sonucu elde edilmiş uluslararası bir kazanımı olduğunu belirtti.

İstanbul Sözleşmesi’nin “kadınların uluslararası insan hakları sözleşmesi” olduğunu belirten Özipek, “Bu karar Anayasa’ya ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırıdır. Karar anayasanın başlangıç ilkelerinin değiştirilemez hükümlerinin ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemelerin ihlalidir” dedi.

395 bin kadın ve çocuk sığınma evlerinde kalıyor

Danıştay’ın kararının kadınları her türlü şiddete karşı korumaktan vazgeçmesinin ilanı olduğunu belirten Seviç Özipek şunları belirtti: “Aile Bakanlığının açıkladığı verilerine göre şiddeti önleme merkezlerine başvuran toplam 711 bin 731 kişiden 576 bin 824 kadın, 88 bin 811’i çocuktur. Sığınaklarda kalan kadın sayısı 243 bin 282, 151 bin 453’ü de çocuk olmak üzere toplam 395 bin kişi kalıyor. Bu sayı bize ölmeden kaçarak hayata kalan kişi sayını gösteriyor. Rakamlar bu iken bu sözleşmeyi fesih ederek kadınlara yönelik şiddet görmezden gelinmektedir. Karar hukuki değil elbette ki siyasi bir karardır. Bunun altında yatan diğer bir neden de kadınların mücadele direncini kırmaktır.”

Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz

 “İstanbul Sözleşmesi her ne kadar uygulanmasa da kadınları şiddetten koruyan yaptırım gücü olan bir yasaydı” diyen Özipek 6284 yasanın takipçisi olacaklarını söyledi. Özipek devamla,  “Kadınlar olarak dokunulmaz, devredilemez, vazgeçilemez olan temel hak ve özgürlüklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti. 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.