AIPAC: Yeni bir lobicilik “hidrası”

Dosya Haberleri —

Bir grup gösterici, Washington’da Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) genel merkezi önünde eylemde./foto:AFP

Bir grup gösterici, Washington’da Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) genel merkezi önünde eylemde./foto:AFP

  • AIPAC Amerika Birleşik Devletleri'nin yasama ve yürütme organlarına İsrail yanlısı politikaları savunan bir lobicilik grubudur. AIPAC’in etkisi gerilerken yeni lobiler Amerikan ön seçimlerinde “alanı suya boğma” stratejisini benimseyip yeni nüfuz alanı açmaya çalışıyorlar.
  • 2026’da yeni bir dev sahneye çıktı. Yaşam, maliyeti/ucuzluk ve dış politika gibi en kritik politika mücadelelerimizin kesişiminde duran bu dev, yapay zekâ lobisidir. AIPAC ve kripto lobisi gibi, yapay zekâ lobisi de ön seçimlere milyonlar akıtarak bir anda görünür oldu.
  • Yapay zekâ şirketleri, topluma verdiği zararın sorumluluğundan kaçmaya çalışıyor. Araştırmalar, veri merkezlerinin devasa elektrik tüketimi nedeniyle bulundukları bölgelerde enerji tarifelerini yükselttiğini açık biçimde gösteriyor.
  • Yapay zekâ, AIPAC ve kripto lobilerinin seçimlerimize müdahale ettiği stratejileri daha da fazla kullanıyor. Yapay zekâ lobileri hepimiz için bir tehdit. Hidra bir baş daha çıkardı. Buna göre örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz.

Usamah Andrabi* -Çeviri: Yeni Özgür Politika

Amerikan siyasetinde şirket lobileriyle sağcı lobiler birer hidra gibi: Bir başı kesildiğinde yerine iki baş daha çıkar. Bu yüzden tek bir lobicilik devini geriletmek yetmez. Demokrasiyi çarpıtmaya çalışan yeni güçlere karşı da sürekli teyakkuz hâlinde olmak gerekir.

Bugün siyasetteki en büyük “lobicilik korkuluğu” kuşkusuz Amerikan İsrail Halkla İşleri Komitesi’dir (AIPAC). AIPAC Amerika Birleşik Devletleri'nin yasama ve yürütme organlarına İsrail yanlısı politikaları savunan bir lobicilik grubudur. İsrail’e ilişkin kamuoyu tarihi dönüşümler yaşarken, Kongre adayları benzeri görülmemiş sayıda artık AIPAC’den parayı almayı reddediyor. Bu durum AIPAC’i ve müttefiklerini teşhir eden, onlara karşı örgütlenen hareketimizin doğrudan başarısıdır. Ancak AIPAC’in etkisi gerilerken yeni lobiler Amerikan ön seçimlerinde “alanı suya boğma” stratejisini benimseyip yeni nüfuz alanı açmaya çalışıyorlar.

2026’da yeni dev: Yapay zekâ lobisi

2026’da yeni bir dev sahneye çıktı. Yaşam, maliyeti/ucuzluk ve dış politika gibi en kritik politika mücadelelerimizin kesişiminde duran bu dev, yapay zekâ lobisidir. AIPAC ve kripto lobisi gibi, yapay zekâ lobisi de ön seçimlere milyonlar akıtarak bir anda görünür oldu. AIPAC’te olduğu gibi bunu çoğunlukla paravan örgütler yapıyor ve basını, yapay zekâdan hiç söz etmeyen reklamlarla dolduruyor. OpenAI (Leading the Future, Think Big ve American Mission), Meta (Forge the Future Project, Making Our Tomorrow, American Technology Excellence Project, Mobilizing Economic Transformation Across California) ve Anthropic (Jobs and Democracy, Defending Our Values) gibi şirketler, seçimlerimizi ve yapay zekâ politikalarını etkilemek için milyonlar harcıyor.

Her biri “biz iyi taraftayız” diye kendini pazarlasa da, hepsi Kuzey Carolina’da Nida Allam ve Illinois’te Junaid Ahmed gibi, yapay zekâ lobisine meydan okumayı vaat eden adaylara karşı pozisyon alıyor. Seçimleri, Büyük Teknoloji milyarderleri arasında kâr amaçlı bir bilek güreşine çeviriyorlar.

Kuzey Carolina: Son haftada 1,6 milyon dolar

Bu döngünün ilk yapay zekâ ön seçim çatışması Kuzey Carolina’nın Dördüncü Kongre Bölgesi’nde yaşandı. Anthropic’in Jobs and Democracy grubu, seçimin son haftasında görevdeki Temsilci Valerie Foushee’yi ilerici rakibi, Durham County Komiseri Nida Allam’a karşı güçlendirmek için 1,6 milyon doların üzerinde harcama yaptı. Foushee, Hakeem Jeffries tarafından Demokratların yapay zekâyı düzenleyecek bir çerçeve oluşturmakla görevli komisyonuna atanmıştı. Ardından da tam da “çerçevesini” çizmesi beklenen lobi tarafından fonlandı.

Foushee lehine yayımlanan reklamların hiçbirinde yapay zekâdan bahsedilmedi. Bunun yerine Foushee’yi Trump karşıtı ve ICE karşıtı bir figür olarak öne çıkardılar. Ayrıca Allam’ın (benim de birlikte çalıştığım Justice Democrats’ın ve diğer ilerici grupların desteklediği Allam) yeni yapay zekâ veri merkezlerine federal yasak istediğini, Foushee’nin ise yasağa karşı çıktığını da gizlediler. Yarışı sonunda Foushee kazandı. Bu, seçmenin bıkıp usandığı “parayı ver, karşılığını al” siyasetinin tam örneği. Yapay zekâ lobisinin bu döngüdeki harcama dalgasının amacı da tam olarak budur.

foto:AFP

Yaşam maliyeti ve bitmeyen savaşlar

Bu yıl seçimin merkezinde yaşam maliyeti ve bitmeyen savaşlar olacak. Yapay zekâ politikasının geleceği de bu iki başlıkta belirleyici bir rol oynuyor.

Hangi oyu verirlerse versinler, hangi tweet’i atarlarsa atsınlar, yapay zekâ lobileri tarafından desteklenen her aday Trump’ın savaş kışkırtıcılığına ve ABD’nin yurtdışındaki emperyalizmini kolaylaştırmaya ortaktır. Medya Anthropic’i Trump yönetimine “direnen” bir şirket gibi överken, Trump Anthropic’in Claude modelini İran’a 1.000 saldırıyı planlamak ve yürütmek için kullandı. Bunların içinde 100’ün üzerinde çocuğun öldüğü ilkokul bombalaması da vardı. Daha önce de Claude, Trump yönetiminin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırmasına ve ülkede askerî bir darbe yürütmesine yardım etmek için kullanıldı. Bütün bu “Pentagon’la mücadele” anlatısının ortasında Anthropic, kendisini OpenAI gibi şirketlerden ayırdığını söyledi.

Ülke içinde ise yapay zekâ şirketleri, topluma verdiği zararın sorumluluğundan kaçmaya çalışıyor. Araştırmalar, veri merkezlerinin devasa elektrik tüketimi nedeniyle bulundukları bölgelerde enerji tarifelerini yükselttiğini açık biçimde gösteriyor. Ayrıca bilgisayarlarını soğutmak için olağanüstü miktarda su kullanıyorlar; suya erişimi tehdit ediyor, faturaları artırıyor ve havayı toksik kirleticilerle zehirliyorlar.

Birçok yerde yerel topluluklar, veri merkezlerinin bölgelerinde inşa edilmesini engellemek için başarıyla örgütlendi; bazı yerlerde yeni veri merkezlerinin inşasına karşı moratoryumlar bile çıkarıldı. Yapay zekâ lobisinin Kongre’de kendi görüşlerini savunan çok sayıda siyasetçi olmasını istememesi şaşırtıcı değil. Şunu da hatırlatmak gerekir: Kripto madenciliğini besleyen veri merkezleri de çevredeki topluluklar için aynı kaynak kısıtlarını ve maliyet artışlarını yaratıyor. Kripto lobilerini fonlayan pek çok milyarderin yapay zekâ lobi faaliyetlerini de fonlaması tam da bu nedenledir.

Yapay zekâ şirketleri hem faturalarımızı yükseltiyor hem de kimsenin istemediği bitmeyen savaşları kolaylaştırıyor. Üstelik ICE’nin terörünü besleyen Palantir’le koordinasyon içindeler. Yapay zekâ, işlerin ve bütün sektörlerin geleceğini tehdit ediyor. Deepfake ve dezenformasyonla insanlara musallat olmak için kullanılıyor. Çocukları çevrimiçi ortamda tehlikeye atıyor. Irksal önyargı taşıyan algoritmaları devreye sokuyor.

AIPAC ve kripto gibi, yapay zekâ lobileri demokrasimiz için varoluşsal bir tehdittir. Seçimlerimize müdahalelerine karşı herkesin ortak bir muhalefette buluşması gerekir. Sol, bu üç lobiyi aynı yerde görmelidir; çünkü öyledirler. Bunlar sağcı lobilerdir: Kendi kârlarını korumak için sağcı çıkarları itiyor ve bunu da en “mavi” bölgelerde en zayıf Demokratları seçtirerek yapıyorlar.

Ne yapılmalı?

Sol, yapay zekânın milyarder sınıfın değil halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde kullanılmasını güvence altına alacak gerçek politika çözümleri ve düzenlemeler konusunda geriden geliyor. Bizler Yapay zekâ lobilerinin bu tartışmayı yönlendirmesine izin veremeyiz.

Bir başlangıç noktası, Bernie Sanders’ın yapay zekâ veri merkezleri için önerdiği ulusal moratoryumu desteklemektir. Büyük Teknoloji milyarderlerinin ülke çapında hızlandırdığı inşaatlara ara verilebilir, topluluklarımıza verilen zarar durdurulabilir. Zararların neler olduğu ve en baştan nasıl önlenebileceği değerlendirilebilir. Ancak nihai olarak, yapay zekâ sektörünü kamulaştırmalıyız. Eğer yapay zekâyı gerçekten kamusal bir iyiliğe dönüştürmek istiyorsak, Silikon Vadisi’ndeki bir avuç milyarderin değil, kamunun mülkiyetinde tutmalıyız.

Solda daha güçlü bir politika çerçevesi kurarken, temel ihtiyaçlarımızın insan hakkı olarak görülmesini sağlayacak ilerici bir gündemi savunmalıyız. Örneğin şirket açgözlülüğünü durduramasak bile, insanlar işlerini kaybettiklerinde ya da zehirli hava hastalıkların oranını yükseldiğinde veya faturalar arttığında insanların evrensel, ücretsiz sağlık hizmetine erişebilmesini sağlamalıyız. Federal iş garantisini de içeren Yeşil Yeni Düzen (Green New Deal), yapay zekânın tehditlerine rağmen her topluluğun temiz havaya, erişilebilir suya ve iyi ücretli işlere sahip olmasını sağlayacak ilk savunma hatlarımızdan biridir. Pentagon’un dipsiz bütçelerine son verdiğimizde, teknolojisini Amerika’nın savaş makinesi için kullanılan bu yapay zekâ şirketlerine milyarlarca dolarlık kâr aktarılmasını da durdurabiliriz. Milyarderlerin vergisini artırdığımızda ise Büyük Teknoloji’nin ülke genelinde sıradan insanların temel ihtiyaçlarına hizmet etmesini sağlayabiliriz.

Yapay zekâ, AIPAC ve kripto lobilerinin seçimlerimize müdahale ettiği stratejileri daha da fazla kullanıyor. Yapay zekâ lobileri hepimiz için bir tehdit. Hidra bir baş daha çıkardı. Buna göre örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz.

Kaynak: The Nation’dan kısaltılarak alındı.

*Usamah Andrabi, Justice Democrats’ın iletişim direktörüdür.

Kaynak link: https://www.thenation.com/article/politics/ai-lobby-elections/

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.