Berfo ve Emine anaların direniş yolu

Elif KAYA yazdı —

14 Eylül 2021 Salı - 08:52

  • Davayı toplumsal alana taşımak, gündemde tutmak ve unutulmamasını sağlamak en etkili hesap sorma ve yargılama yönteminden biridir. Berfo Ana'nın, Emine Şenyaşar'ın yaptığı tam da budur. Devletin suçu korumaya çalıştığı yerde yargı için toplumsal vicdana çağrı yapıyorlar. Bu nedenle iz bırakıp, unutulmamasını sağlıyorlar.

 

Faşizm, kötülüğün son derece örgütlü ve süreklileşmesini ifade eder. Kimi kez ismi, görünümü değişse de karakteri aynıdır: yıkıcıdır, acımasızdır, ezmeye, boyun eğdirmeye, yok etmeye odaklanır.
12 Eylül 1980 faşizminin üzerinden tam 41 yıl geçti. Aslında öyle ifade edildiği gibi geçip gitmedi, açtığı yaraları kanata kanata, yeni yaralar aça aça hep devam etti. Bitti denilen yerde farklı maskelerin ardından yeniden dirildi. Köylerin yakılıp yıkılmasıyla, insanların diri diri yakılmasıyla, kentlerin kuşatılıp, halkın iradesine el konmasıyla, binlerce insanın tutuklanmasıyla, ölü bedenlere işkence yapılmasıyla hep devam etti. Sadece değişen kimi söylemler ve sözcüleriydi. 12 Eylül kara faşizmi, yeşil renge bürünüp AKP şahsında yaşam buldu.

Sözün özü ne faşizm bitti ne de direniş. 12 Eylül faşizminden hesap sormanın simgesine dönüşen Berfo Ana ile AKP faşizmine karşı Urfa adliye sarayı önünde aylardır adalet isteyen Emine Şenyaşar aynı hakikatin temsilcisidir. İnsanın kutsallarına, yaşam hakkına saygılı olmanın gerekliliğini haykırıyorlar. En az yaşam kadar ölümünde saygı hak eden yasaları olduğunu söylüyorlar. Görmeyenin, düşünmeyenin yürek gözüne hitap ediyorlar... Yaşam hakkının ihlal edildiği her yerde olduğu gibi burada da anneler en önde yer alıp, hesap soruyorlar.

Berfo Ana, son nefesini verinceye kadar faşistlerin yakasını bırakmadı. Ömrü vefa etmediğinde ise ahirette hesap sormaya devam edeceği sözüyle aramızdan ayrıldı. Emine Şenyaşar, oğluyla birlikte aylardır tüm tehdit ve baskıya rağmen oturma eylemini sürdürüyor, 'Adalet!' diyor. Faşizmin koruyup, kolladığı katillerin yargılanmasını ve hesap sorulmasını istiyor. Ahirete bile olsa dirilip, katillerden hesap soracak kadar güçlü, iradeli, tanrıça heybetini taşıyan iki kadın. Sadece kendileri için değil, tüm insanlık için yaşamın kutsallıklarına saygı bekliyor, yaşam hakkını savunuyorlar.
Faşizmin, 2015 yılında Özyönetim sürecinde işlediği insanlık suçları da halen yargılanmayı bekliyor. Kentlerin kuşatılması, aylarca bombalanması, insanların öldürülüp, sokak ortasında bekletilmesi, cenazelerin parçalanması, panzer arkasına bağlanıp sürüklenmesi, insanların diri diri yakılması gibi sayısız insanlık suç işlendi. Cenazelere yapılan işkence insana duyulan kin ve öfkeden öte vicdanın öldüğünün ilanıydı. Faşizm, insanları yakarak, ölünün gömülme hakkını çiğneyerek, mezarları tahrip ederek vicdanı da öldürdü. Cizreli Cemile Çağırga 10 yaşında, sokakta oyun oynarken vurulan bir çocuktu. Gömülmesine izin verilmediğinden, cenazesi bozulmasın diye 3 gün buzdolabında saklandı. Taybet İnan'ın ölü bedeni bir hafta boyunca sokak ortasında bırakıldı, cenazesinin kaldırılmasına izin verilmedi.

Bunlar unutulacak, hesabı sorulmadan tarihin tozlu raflarına kaldırılmasına izin verilecek davalar değildir. Ama faşizm vicdana kabul ettiremediğini 'zamanaşımıyla' kapatmaya, yaşamın rutini haline getirmeye çalışıyor.

Kuşkusuz zamanın sağaltıcı ve iyileştirici yanı var. Ama insan yaşamına kast eden, kutsallıkları ortadan kaldıran suçların zaman aşımı olmaz. Devlet, yapılan kötülüklerin azmettiricisi ve suç ortağı olduğundan bunu yapmak ister. Ama toplumsal vicdanda zaman aşımı yoktur, olamaz. Zaman aşımı demek, Ceylan Önkol, Cemile Çağırgaların öldürülmesinin devam etmesi, kötülüğe onay verilmesi, demektir.

Devletin mahkemelerinde adaletin teceli etmeyeceğini bilsek de, davanın kamuoyunun vicdanında yargılanması önemlidir. Davayı toplumsal alana taşımak, gündemde tutmak ve unutulmamasını sağlamak en etkili hesap sorma ve yargılama yönteminden biridir. Berfo Ana'nın, Emine Şenyaşar'ın yaptığı tam da budur. Devletin suçu korumaya çalıştığı yerde yargı için toplumsal vicdana çağrı yapıyorlar. Bu nedenle iz bırakıp, unutulmamasını sağlıyorlar.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.