Bir kıvılcım olarak Kobanê

Selim FERAT yazdı —

2 Kasım 2020 Pazartesi - 23:00

  • 1 Kasım’da bir dünya günü olarak kutlanan Kobanê’yi bugün gibi hatırlıyorum. 6 Ekim 2014 tarihinden sonra bir meydan savaşına dönüşmüştü. Kendisini tüm zamanların imparatoru addeden ve “Kobanê düştü düşecek!” tekrarı yarışmasında birinci gelen Erdoğan, bu meydan savaşı sonrasında yenilmişti.

 

Bu bir “ISKRA” (Kıvılcım) oldu.

Lenin’in ISKRA‘si, 1900-1902 arası çıkmış ve Lenin’in planına göre, “devrimci bir parti yaratmak için gazete” olarak tarihe geçti.

Kobanê, böylesi bir kıvılcım olarak parlamıştı.

Şimdilerde ortaya çıkıyor:

“Kıvılcım alev çakacak!”tı.

Böylesi bir kıvılcım, giderek büyüyecek ve Erdoğan’ın etrafında, İmparatorluğa dair ne varsa saracak ve Erdoğan’ın sonunu getirecekti.

Böylesi bir meydan savaşıydı, Kobanê’deki.

Meydan muharebelerini kitaplardan biliyoruz.

Meşhur olanı, 8 Haziran 1815 Napolyon Bonapart'ın son savaşı Waterloo‘ydu.

Bu meydan savaşı, o zamanlar Birleşik Hollanda Krallığı'na ait olan ve şu anda Belçika'da bulunan Waterloo köyü yakınlarında gerçekleşti.

Waterloo köyü, Brüksel'in yaklaşık 15 km güneyindeydi.

İngiliz General Wellington ve Prusya Mareşali Blücher’in komuta ettiği güçler, Fransız İmparatoru Napolyon’a karşı meydan muharebesini zaferle sonuçladırıyorlardı.

Bu meydan savaşı, Fransız İmparatorluğuna son noktayı koymuştu.

Kobanê’deki meydan muharebesinden önceki gelişmelere bakarsak, suçlu ve güçlü olan o adamın kendisinin sonunu getirecek saldırıyı nasıl gerçekleştirdiğini de görmüş oluruz:

Kobanê bir halklar projesiydi.

Masum bir insanlık projesine dönüştü.

Yeni devrimci dönüşümler kuramı gibi bir manifestoya, bir kıvılcıma dönüştü.

Kuzey Kürdistan başta olmak üzere Ortadoğu’ya çakacak bir aleve dönüşmesi ihtimali yüksek bir kıvılcım.

Türkiye denen, hakları lanetlileştirilme üzere, iktidarı yükseltilen Erdoğan, bu kıvılcımı görmüştü.

Türkiye’de Başkomutanlık makamına oturmadan önce, yetkileri Bağdadi’den daha yüksek olduğu tahmin edilen, bir yerde görünürde olmayan eşbaşkan gibi duruyordu.

Emir Ankara’dan gelmişti.

“Kobanê düşecek!”

Ve IŞİD güçleri 15 Eylül 2014 tarihinde Kobanê’ye saldırmışlardı.

Kobanê’ye büyük saldırı 28 Eylül’de başlatılmıştı.

6 Ekim’de kent merkezinde sokaklarda çetin bir meydan muharebesi başlamıştı.

Erdoğan o günlerde “Kobanê düştü düşecek!”i tekrarlayıp durdu.

Öyle olmadı.

Savunma direnişi sergileyen Kobanê’liler 13 Ekim’de kenti işgalci güçlerden kurtarmışlardı.

Karanlık Erdoğan-IŞİD dünyasına karşı direniş  devam etmişti.

Kobanê 134 gün direnmişti.

2015’in başında YPG güçleri Kobanê’nin %80’inin kontrol etmişlerdi.

Kongreya Star’ın bu direnişi “Terör örgütü DAİŞ şahsında karanlık ve vahşi güçlere karşı mücadele tarihinin kazanımlarından biriydi” olarak belirlemesi, Erdoğan’ın son aylarda Kürdistan’da Kürdistanlı partiler arasında bir savaş çıkarma çabasına da ışık tutacak bir betimleme olarak görülmeli.

IŞİD’in fiziksel olarak bittiği, Erdoğan rejiminin sonunu getirecek kıvılcımın adı Kobanê oldu.

Erdoğan rejimine son noktayı koyacak son hamle, belki de Kürdistan’daki güçlerin, partilerin birliği olacak.

Çünkü Kobanê tüm Kürdistanlı halkların, partileri o bölgede yaşayan insanların dünyaya açılan ilk penceresi olmuştu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.