Dron savaşında “hassas kitle” dönemi başlıyor

Dosya Haberleri —

İran füze/ foto:AFP

İran füze/ foto:AFP

  • Bugün savaş alanlarında çok daha fazla dron var; ancak bunlar “teröre karşı küresel savaş” döneminden hatırlanan dronlar değil. Bu tablo, dört yılı aşkın süredir devam eden Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin ABD, İran ve İsrail’in davranışlarını şekillendirdiğini gösteriyor. Dünya, yeni bir savaş biçiminin yayılışına tanıklık ediyor.
  • Ukrayna savaşının gösterdiği temel ders, dünyanın “hassas kitle” çağına girmiş olmasıdır: devletlerin ve devlet dışı aktörlerin, büyük ve küçük güçlerin hem kısa hem uzun menzile sahip düşük maliyetli hassas silahları ve sensörleri sahaya sürebildiği bir dönem.
  • Teknolojik değişim ile birim maliyet ekonomisinin kesişimi, hassas kitleyi muhtemelen gelecekte savaşın düzenli bir unsuru haline getirecek; önceki dönemlerde makinalı tüfekler ya da tanklar neyse, bu silahlar da aynı etkiyi yaratacak. Her ordunun bunu ciddiye alması gerekiyor.

Michael C. Horowitz ve Lauren Kahn* / Çeviri: Yeni Özgür Politika

“Epic Fury” (Destansı Öfke) Operasyonu ve İran’ın süren ABD ve İsrail saldırılarına verdiği karşılık, savaşta “hassas kitle” dönemine girdiğimize dair açık kanıt sunuyor: Düşük maliyetli, giderek daha otonom, yüksek hassasiyetli güdüme sahip sistemlerin yüksek hacimde kullanımı. Başka bir deyişle, bugün savaş alanlarında çok daha fazla dron var; ancak bunlar “teröre karşı küresel savaş” döneminden hatırlanan dronlar değil. Bu tablo, dört yılı aşkın süredir devam eden Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin ABD, İran ve İsrail’in davranışlarını şekillendirdiğini gösteriyor. Dünya, yeni bir savaş biçiminin yayılışına tanıklık ediyor.

ABD bu yeni formatta eskisi gibi sadece bir seyirci konumunda değil. Epic Fury Operasyonu kapsamındaki ilk ABD saldırı dalgası, Düşük Maliyetli İnsansız Muharebe Taarruz Sistemi (LUCAS) adlı sistemin ilk operasyonel konuşlandırmasına işaret etti. İran yapımı Şahed-136 dronundan tersine mühendislikle geliştirilen bu uzun menzilli, tek yönlü taarruz amaçlı mühimmat, Pentagon’un tedarik sürecinden yalnızca on sekiz ayda geçirilerek hızla sahaya sürüldü ve Aralık 2025’te ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) entegre edildi.

ABD’nin LUCAS’ı konuşlandırması, Pentagon’un Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin bir kısmını içselleştirdiğini gösteriyor. Rusya’nın Şubat 2022’deki işgalinden bu yana geçen dört yılda dünya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’daki ilk modern çatışmanın askerî kabiliyetlere nasıl bakıldığını yeniden şekillendirdiğini izledi. Körfez Savaşı, uydu iletişimi ve GPS dâhil uzay temelli kabiliyetlerin aniden yaygınlaşması nedeniyle “ilk uzay savaşı” diye anılır olmuştu; benzer biçimde, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran’daki çatışma da yapay zekâ savaşlarının, tam ölçekli siber savaşların, ticari uzay savaşlarının ve elbette dron savaşlarının ilk örnekleri olarak şekilleniyor.

foto:AFP

Hassas kitle Ortadoğu’yu vuruyor

Ukrayna savaşının gösterdiği temel ders, dünyanın “hassas kitle” çağına girmiş olmasıdır: devletlerin ve devlet dışı aktörlerin, büyük ve küçük güçlerin hem kısa hem uzun menzile sahip düşük maliyetli hassas silahları ve sensörleri sahaya sürebildiği bir dönem. Ukrayna savaşı, dronların savaş alanında çok farklı sistemlerin hem tamamlayıcısı hem de ikamesi olarak rol üstlendiğini de gösteriyor. Bazı dronlar topçu sistemi, seyir füzesi ya da torpido gibi çalışıyor; bazıları keşif-gözetleme uçağı ya da bombardıman platformu rolü görüyor. Her sistem ABD’nin bugün kullandığı “üst düzey/özel nitelikli” muadiller kadar kabiliyetli olmasa bile -örneğin savaş uçakları ya da denizaltılar- çok daha düşük maliyetle büyük vurucu güç olma imkanı sunuyor. Daha da önemlisi, takvimlerin sıkıştığı ve tehdidin “uzak ihtimal” değil “yakın ve acil” olduğu koşullarda, bu tür sistemler “üst düzey” platformların aksine hemen ölçeklenebiliyor.

İran ise ucuz balistik füze envanterine ve özellikle LUCAS’a da ilham veren Şahed-136 dronuna ağır biçimde yaslandı. Şahed-136, bir seyir füzesi ya da balistik füzenin maliyetinin çok küçük bir kısmına -birim başına 20 bin ile 50 bin dolar arasında- mal oluyor; 2.000 kilometreye kadar menzile sahip; düşürülmediği sürece hedeflendiği şeyi vuracak hassas güdüm taşıyor. Bazılarına göre İran, Rusya’nın Ukrayna’da Şahed’i yoğun kullanmasından fayda sağladı; bu sistemleri daha da dayanıklı kılmak için karıştırma karşıtı antenler ve elektronik harp değişiklikleri sistemine entegre etmiş olabilir. Şu ana dek İran, İsrail’e, Ortadoğu’daki ABD üslerine ve bölge genelindeki ülkelere binlerce tek yönlü taarruz dronu ve giderek azalan sayıda balistik füze fırlattı. İran’ın bu saldırıları kaos ve yıkıma yol açtı. Bir dron saldırısı altı ABD askerinin ölümüne dahi neden oldu. CENTCOM, bağlantısız bir saldırıda yedinci bir ABD askerinin öldüğünü de doğruladı.

Her iki tarafta silah üretim maliyeti

Ukrayna savaşı, savunmacıların bu tür dron yağmurlarının çoğu zaman yüzde 80’ine kadarını vurabildiğini gösteriyor; ancak Şahed salvo’larına karşı savunma, özel zaman ve kaynak gerektiriyor -ve yüzde 20’sinin geçmesi bile, tek yönlü taarruz dronlarının kullanımı arttıkça çok sayıda yıkıcı vuruş anlamına gelebiliyor. İran’ın savaş stratejisinin bir parçası, ucuz balistik füzeler ve Şahed’lerle ABD, İsrail ve bölgedeki ABD ortakları üzerinde sürekli baskı kurmak; böylece her ülkenin elindeki sınırlı hava savunma sistemi stoklarını tüketerek daha uzun süre dayanabilmek.

ABD ve ortaklarının bu saldırılara karşı savunmadaki zorluğu iki yönlü. Birincisi, savunma Şahed-136 gibi “hassas kitle” taarruz silahlarına karşı maliyet eğrisinin yanlış tarafında kalıyor. Hava savunma sistemlerini kullanmanın maliyeti, Şahed-136 gibi bir hassas kitle silahını ateşlemekten çoğu zaman beş ila yüz kat daha pahalı. Gelişmiş Patriot hava savunma önleyicileri, füze başına yaklaşık 4 milyon dolar; düşürülen dron ise 35 bin dolar civarında. Daha ucuz bir sistem olan Coyote bile atış başına 125 bin dolara mal oluyor. Bu maliyet değişim oranı, İran’ın fırlatma kapasitesini hedeflemenin neden bu kadar yüksek öncelik taşıdığını gösteriyor.

İkincisi, hassas kitle sistemleriyle ülkelerin üretebildiği türden salvolara karşı savunma yapacak hava savunma önleyicilerinin sayısı sınırlı; üretimleri zaman alıyor. Savaşın başlamasından iki günden kısa süre sonra ABD medyası, hava savunma önleyicilerinde olası kıtlığı yazmaya başlamıştı; İran füze ve dron fırlatmaya devam edebilirse Körfez ülkeleri bir hafta içinde hava savunmalarında yetersizliğe düşebilir. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), savaşın patlak vermesinden kısa süre sonra 2 Mart’ta, 174 İran balistik füzesi, 8 seyir füzesi ve 689 dron tarafından hedef alındığını bildirdi. Lockheed, 2025’te yalnızca yaklaşık altı yüz Patriot önleyicisi üretti ve 2027’ye kadar üretimi iki bine çıkarmak istiyor; ancak bu hedefe daha var. Körfez ülkeleri hava savunma önleyicilerini tüketirken, ABD ve İsrail’den yardım istemek zorunda kalabilir. İkisinin de çok kısa vadede yeterli miktarı var; fakat çatışma uzarsa Washington, Çin’i caydırmak için gerekli olan Hint-Pasifik stoklarına başvurmayı düşünebilir.

Hava savunma sorunu o kadar ciddi ki ABD, son yıllarda on binlerce Şahed’i düşürme deneyimi kazanmış Ukrayna’dan yardım talep etti. İronik biçimde, İran saldırılarına karşı korunmak için hava savunmalarının yoğun kullanımı, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kendini savunmak için ihtiyaç duyduğu stokları eritiyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 5 Mart’ta ülkesinin dron önleyicileri sağlamaya hazır olduğunu söyledi; ancak Ortadoğu’da üç günde kullanılan Patriot füzesi sayısının, Ukrayna’nın Rusya’nın 2022’deki işgalinden bu yana kullandığından fazla olduğunu da vurguladı.

foto:AFP

Yeni bir muharebe dönemi

Yapay zekâ ve otonomideki ilerlemeler, hassas güdüme kolay erişim, dron üretimini oldukça yaygın kılıyor. İran, Rusya ve Ukrayna; 2022’den bu yana her birinin yılda on binlerden milyonlara uzanan sayılarda dron üretebilmiş olması bunun mümkün olduğunu kanıtlıyor.

2026’da Rusya, İran’ın Şahed-136’sının kopyası olan Geran-2’den günde bin adete kadar üretmeyi hedeflediğini duyurdu. Buna karşılık Lockheed, ABD’nin en “üst düzey/özel nitelikli” gemisavar füzesi olan Uzun Menzilli Gemisavar Füze (LRASM) için yıllık üretim kapasitesini yaklaşık beş yüze çıkarmayı umuyor tabi ABD ordusu birkaç yıl bekleyebilirse ve yeni üretim hatları için yapılacak yatırımlar yolunda giderse. Şahed-136’nın ABD muadili sayılabilecek LUCAS gibi sistemler, doğru yatırım yapılırsa aylar içinde ölçeklenebilir (Rusya’nın, üretim kapasitesindeki sıçrama bunu gösteriyor). Ancak bugün itibarıyla ABD’nin bu yeni sistem için üretim kapasitesinin ne olduğu belirsiz.

Epic Fury Operasyonu ikinci haftasına girerken şu net: ABD ve İsrail, İran altyapısını hedeflemeyi sürdürdükçe, savunma kapasitesi sınırlarıyla karşı karşıya kaldıkları gibi, mühimmat kısıtlarıyla da yüzleşmeye başlayacaklar. İran’ın balistik füze rampaları sistemli biçimde imha edilirken, İslam Cumhuriyeti’nin bölgesel hava savunmaları üzerinde baskı kurmayı sürdürmek için Şahed-136 gibi uzun menzilli, tek yönlü taarruz dronlarına daha fazla yaslanması muhtemel.

Hassas kitle, bu nedenle İran gibi daha az güçlü devletlere -tıpkı Ukrayna’ya olduğu gibi- yeni ve genişleyen seçenekler sunmayı sürdürüyor; fakat gerekli yatırımlar yapılırsa dünyanın en güçlü ülkeleri için de aynı etkiyi oluşturabilir. Teknolojik değişim ile birim maliyet ekonomisinin kesişimi, hassas kitleyi muhtemelen gelecekte savaşın düzenli bir unsuru haline getirecek; önceki dönemlerde makinalı tüfekler ya da tanklar neyse, bu silahlar da aynı etkiyi yaratacak. Her ordunun bunu ciddiye alması gerekiyor; özellikle ABD’nin, savunma bütçesinin yüzde 0,5’inden azını hassas kitle kabiliyetlerini sahaya sürmeye ayırdığı düşünüldüğünde.

* Michael C. Horowitz, ABD'deki Council of Foreign Relations’da (Dış İlişkiler Konseyi) teknoloji ve inovasyon alanında kıdemli araştırmacı ve Pennsylvania Üniversitesi’ndeki Perry World House’un direktörüdür. Lauren Kahn ise Georgetown Üniversitesi Güvenlik ve Gelişen Teknolojiler Merkezi’nde kıdemli araştırma analistidir.

* Council on Foreign Relations’ndan kısaltılarak alındı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.