Türkiye sosyalist hareketlerinde devletçi refleks var

Dosya Haberleri —

10 Temmuz 2022 Pazar - 20:00

Masis Kürkçügil

Masis Kürkçügil

Yazar Masis Kürkçügil ile 15 Haziran 1915 yılında 19 yoldaşıyla beraber İstanbul Beyazıt Meydanı’nda idam edilen Ermeni devrimci Paramaz ve yoldaşlarını konuştuk...

  • Biz geç fark ettik diyoruz ama dünya Ermeni devrimcilerin farkındaydı ve unutmadılar. Bilinen şey Türkiye’de geç farkına varıldı. Bu devrimciler 19. Yüzyıl'ın sonu 20. Yüzyıl'ın başı hem Çarlık hem de Osmanlı İmparatorluğu’nda sosyalizm için mücadele ettiler.
  • Arşiv sadece birisinin imzaladığı, damgaladığı belgelerden oluşmuyor. Paramazların idamının baştan sona bir üçkağıt olduğu meydandadır. Paramaz ve arkadaşları 1913’ün sonunda yakalanıyorlar. 1914 yılı 1. Dünya Savaşı başlıyor. Tehcir gerçekleştiriliyor. Arşivi asıl İttihatçılar yok etti.
  • Sadece cesaretleriyle, mahkeme karşısındaki duruşlarıyla değil, resmen onlara karşı tarihin kürsüsünden seslenerek “Siz bizi idam edebilirsiniz ama bizim ideallerimiz yaşayacaktır” demişlerdir. Paramaz, ancak mücadele ederek daha fazla çoğalabileceğini bilen bir devrimcidir.
  • Enternasyonalist bir düşünceye sahip olmak demek, nihayetinde kurtuluşu milli değil, insanlığın kurtuluşunda görmektir. Türkiye’de ise çoğunlukla enternasyonalist olmayan milli bir bakış açısı var. Baskıya, sömürüye karşı yürütülen her türlü mücadeleyi sahiplenmek, onunla özdeşleşmek gerekirken maalesef burada bir takım devlet refleksleri ortaya çıkıyor.

BARIŞ BALSEÇER

Ermeni devrimci Paramaz (Madteos Sarkisyan) ve yoldaşları 1914 yılının Haziran ayında Sosyal Demokrat Hınçak Partisi (SDHP) üyesi diğer 100 kişi ile birlikte İttihat ve Terakki yöneticileri, Talat Paşa’ya suikast düzenleme kararı aldıkları ihbarı üzerine İstanbul’da gözaltına alınır. Tarih 15 Haziran 1915’i gösterdiğinde ise Paramaz ve 19 yoldaşı İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda idam edilir. İsimleri ve mücadeleleri onlarca yıl sonra ilk kez 2013 yılının haziran ayında İstanbul’da yapılan bir panelle ve yine ilk kez infazların gerçekleştiği Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirilen anma ile kamuoyunun gündemine taşınır. Osmanlı döneminde sosyalist mücadelenin ilk öncüleri İstanbul’da yaşayan Ermeni, Rum ve Yahudiler olmasına karşı, köklerini Şeyh Bedrettin’e kadar götüren Türkiye sosyalist hareketi ise yakın tarihin en önemli devrimcilerini 100 yıla yakın bir süre hatırlanmamıştır. Türkiye sol hareketini, Paramaz'ı ve 19 yoldaşını, dönem itibariyle Osmanlıdaki ‘sol’ mücadeleyi ve Paramazların enternasyonal mücadeledeki önemini yazar ve yayıncı Masis Kürkçigil ile konuştuk.

Paramaz ve yoldaşları Talat Paşa’ya suikast planladıkları gerekçesiyle tutuklanıyor. Bu süreçte neler yaşandı?

1912 yılındaki ‘sopalı seçimler’ sonrası İttihat Terakki iyice baskıyı arttırdı. 1914 Haziran sonuna doğru, Sosyal Demokrat Hınçak Partisi’nin (SDHP) kurucuları, merkez yöneticileri ve İstanbul'daki üyeleri 17 Eylül 1913’de Romanya’nın Köstence şehrinde yapılan SDHP'nin 7. Kongresi’nde, İttihat ve Terakki yöneticisi Talat Paşa’ya suikast düzenlenmesi kararı alındığının ihbar edilmesi üzerine apar topar gözaltına alınıp ve tutuklanır. Paramaz da tutuklananlar arasındadır. Hınçaklar, İttihatçıların en sonunda bir kırım gerçekleştireceğini öngörüyor. Bunu engellemeleri gerekiyor ve bunu engellemek için de İttihat Terakki’nin başında kim varsa, ona suikast düzenlemek gerektiğini düşünüyorlar. Özellikle Osmanlı olmayan Hınçakların bir yurt dışı branşları var. Mısır, Romanya, Bulgaristan ve diğer yerden gelen delegeler de var kongrede. Osmanlı temsilcileri bu karara katılmıyorlar. Bir başka açıdan Birinci Dünya Savaşı patlamadan Abdülhamit’in gerçekleştirdiği katliamlardan hareketle Hınçaklar, İttihatçıların katliama girişeceğini kestiriyor.

Hınçakların bu dönemde Ermeni halkı arasındaki temsiliyeti ne durumdaydı? Ermeniler bu idamları durdurabilirler miydi?

Paramaz ve yoldaşları, soykırım sonrası bir tarih olan 15 Haziran 1915’de idam edildiler. Ermeni toplumu mahvolmuş durumda. Soykırımdan geçmeyen bir avuç Ermeni ise sinmiş vaziyettedir. Dolayısıyla idamı durduracak güçte değiller. Ama Hınçaklar, zaten başından itibaren Taşnaklara kıyasla daha zayıf bir örgütlenmeye sahiptiler. Yani Ermeni toplumu üzerinde Taşnakların, kilisenin, Ramgavarların, Hınçaklar ve İstanbul burjuvazisinin ağırlığı var. Aynı zamanda devrimcilere sahip çıkacak bir Ermeni siyaseti de yoktu. Dolayısıyla Ermeni Cemaati kendisini korumaktan acizken Hınçaklara sahip çıkıp çıkmama hikayesi bile giderek gayri siyasi hale geldi. Bütün bunlara baktığımızda İttihatçılarla ilişki kurdukları için Taşnaklar kendi ağırlıklarından fazla bir temsil kabiliyeti elde etmişlerdir. Fakat Hınçaklar da kendi aralarında bölünmüşlerdi. Hınçaklar hep İttihatçılara karşı mesafeliydiler. Bu da Hınçakların temsil düzeylerinin belli bir oranda kalmasına sebep olmuştu. Zayıf bir örgütlenmeye sahiptiler.

Hınçaklar sosyalist bir örgütlenme. İşçiler içerisinde örgütlenmeleri ne düzeydeydi?

Bu dönemde bazı işçi örgütlenmeleri var. Örneğin İşçi Hareketi Tarihi’nde anlatılan 1910 yılındaki ipek işçiliği yapan kadınlar grevi vardır. Bu grev Hüdavendigâr Vilâyeti’nde (Bursa) gerçekleşmiştir. Bu grevdeki bütün grevciler Ermeni kadın ve çocuklardır. Aynı zamanda fabrikanın patronu da Ermenidir. Grevi örgütleyen de Setrak isminde bir Hınçaktır. Hınçakları bazı işçi örgütlenmelerinde görebiliyoruz. Ama nihayetinde bu konuda dahiliye vekaletinden (İçişleri Bakanlığı) yapılacak bir araştırmayla sonuca ulaşılabilir. Maalesef bu konuda elimizde çok fazla bilgi yok. Ama Hınçakların tek tük bazı yerlerdeki çalışmalarına rastlayabiliyoruz.

Dünya devrim tarihi, enternasyonalist mücadele açısından önemli Ermeni devrimcileri bir dönem unutturan nedir? Özellikle Türkiye sosyalist hareketi neden 100 yıla yakın bir dönem Ermeni devrimcileri unuttu veya hatırlamayı seçmedi?

Elbette, Paramaz işleviyle nazarı dikkate alınması gereken bir dönemi açıklayacak bir kişidir. Birçok fedai gibi -Paramaz aynı zamanda bir fedaidir- o zamanki Rusya Ermenistan’ında yetişmiş, hem orada hem bu tarafta devrimci mücadele yürütmüş, idamından önce Abdülhamit döneminde de ölüme mahkum edilmiştir. Sonrasında Rusya’da 2-3 yıl hapiste kalıyor. Bu yönüyle birçok Ermeni devrimcinin başından geçen macerayı gösteriyor. Çok yönlü bir kişiliktir. Bir taraftan da tiyatro oyunları yazıyor. İstanbul, Diyarbakır gibi birçok yeri biliyor. Örneğin o tarihte Diyarbakır’da sendika kurduğu ve hatta Diyarbakır’da yazdığı bir oyunun o dönemde sahnelendiği söylenir. Güçlü bir hitabete ve kaleme sahiptir. Mahkemedeki sözlerinden dolayı hitabetinin güçlü olduğu biliniyor. Paramazların idamından önce tehcir ve soykırım başlatılmıştı. Bütüne bakıldığında Paramaz geçmişi itibarıyla veyahut temsil ettikleri açısından önemli bir sima. Ama tabiri caizse bütün bir soykırımı, milyonlarca insanın soykırımdan geçirildiğini düşünürsek, Paramaz bir milat değil.

Biz geç fark ettik diyoruz ama dünya Ermeni devrimcilerin farkındaydı ve unutmadılar. Bilinen şey Türkiye’de geç farkına varıldığı ve bundan dolayı ilginç geldiğidir. Örneğin, pek bilinen bir şey değil ama İştirakçi Hilmi’nin Osmanlı Sosyalist Fırkası’nın Paris’te örgütlenmesini sağlayan ilk Osmanlı sosyalistlerinden Dr. Refi Nevzat’ın 1915 yılında basılan La Fédération Ottoman kitabında L’Humanite gazetesinde bu idamları anlatan bir alıntı yer alıyor. Bu alıntıda Paramaz’ın adı geçmez ama 20 Hınçak üyesinin akıbeti belirtilir. Paramaz’ın şahsında bu tarihin geç fark edilmesinin ise bana göre bir kaç açıklaması bulunuyor. Türk sosyalistlerinin Paramazları fark etmesi mümkün değildi. Çünkü o dönem ancak İştirakçi Hilmi’nin dar bir çevresi vardı. Ondan da geriye bir şey kalmadı. Bu dönem İstanbul’da Rum sosyalistler, Balkan Harbi’nin bitimine kadar Selanik’te Yahudi sosyalistleri vardı. Ama bütün bunlar 1. Dünya Savaşı ile birlikte hemen hemen kayboldular ya da geriye çekildiler. Bu olayları, bilen, hatırlayan bir sosyalist olarak hafızaya nakşeden kimse yoktur.