Mey yüreğimdeki hüzündür

Kültür/Sanat Haberleri —

Feyzoyê Rizo

Feyzoyê Rizo

  • Kürtlerin destanlarını, ağıtlarını, seslerini ve tınılarını anlatıyordu... Kürt sanatının çeşmelerinden biriydi Êrivan Radyosu. Büyük denbêjler, çalgıcılar, şairler oradan ulaştırdı seslerini Kürtlere. Bunlardan biri de Feyzoyê Rizo’ydu.

TİJDA YAĞMUR

Rusya'nın Krasnodar kentinde yaşayan dengbêj Feyzoyê Rizo, yakalandığı kanser hastalığına yenik düştü. İki yıl önce mide kanserine yakalanan ve son zamanlarda sağlık durumu ağırlaşan Rizo, dün sabah yaşamını yitirdi. Rizo’nun cenazesi bugün Krasnodar kentinde toprağa verilecek. 

Denbêj Şeroyê Biro ve Mecîdê Faris’in yeğeni olan Rizo, 1954 yılında Ermenistan’ın başkenti Erîvan’ın Eşmedzîn nahiyesinin Vermezyara köyünde doğdu. Êzidî Kürtlerinden olan Rizo’nun ailesi 1915 Ermeni Soykırımı’ndan önce Îdir’a, daha sonra yeniden Ermenistan’a göç etti. Rizo'nun sesi, uzun yıllar Erivan radyosundan tüm Kurdistan'a yayıldı. Rizo, 2003 yılından sonra Kurdistan’ın birçok kentinde düzenlenen festivallere katılarak, Egidî Cimo ile birlikte sahne aldı. Rizo, Hiner Saleem'in Vodka Lemon filminde de yine Cimo ile yer almıştı. 

Kilam söylemekten utanıyordum

Dengbêj Feyzoyê Rizo, şenliklerin, yaslı günlerin, mutlu ve mutsuz günlerin dengbêji olarak kendisini tanıtırdı… 2000’li yılların başında kendisiyle yaptığımız söyleşide Feyzoyê Rizo dengbêjliği ve hayat hikayesini anlatmıştı:

“Henüz, 6-7 yaşlarındayken dedelerimin kilamlarını dinlerdim.  Kardeşlerim de kilam söylüyordu, fakat ben utanıyordum. Askerlikten sonra, kilam söylemeye başladım. İşte o zamandan beri söylüyorum.

Erivan Radyosu’nda amcam Mecîdê Faris ile birlikte kilam söyledim. Zaten 60’a yakın kilamım var. Ben en çok Mêranî kilamları seviyorum. En fazla “Were Lawiko”, “hekîmo”, “Filîte Quto” kilamlarını seviyorum. Her zaman o kilamları dinliyor ve onları söylemek istiyorum.

Kürtlüğün nefesleri

Birkaç dengbêjden etkilendiğimi söyleyebilirim: Kawis Axa, Şeroyê Biro, Mecîdê Faris... Öyle seslerdi ki Kürtlüğümüzü kucaklıyorlardı. Bunlar Kürtlüğün nefeslerdir. Yüreğimdeki yeri başkadır. Şüphesiz birçok dengbêjimiz var; fakat başka halkların makamlarını müziklerine karıştırıyorlar, bu da Kürtçe kilamların yabancılaşmasına neden oluyor. Ne olursa olsun herkesin yeniden Kürt orijinal müziğine dönmesi gerektiğini düşünüyorum.

Dengbêjliğin ruhu: Serhed

“Dengbêjlik, en büyük hazinemizdir. Çünkü tarihimiz vardır orada. Kilamlarımız büyük bir deryadır, onun tasvirini yapmak çok zor. En büyük dengbêjlerimiz Serhed bölgesinden çıktı. Elbette bunun bir sebebi var. Xarapete Xaço, Egîdê Cimo, Reşîdê Baso, Mecîdê Faris, Efoyê Esed, Şeroyê Biro gibi. Kafkasya’daki dengbêjlerin hepsi de Serhed’den gelmişlerdir. Tabii ki insan, Serhed insanında dengbêjliğin ruhunu görüyor. Zaten şivemiz de dengbêjliğe yakın. Bu sesler de ince ve uzun perdelidir… Dengbêjlik Serhed bölgesinden çıkmıştır. Benim de dedelerim Îdir’dan gelmişler.

 

Egîdê Cimo- Feyzoyê Rizo

 

Mey ve dengbêjlik 

Başka dengbêjlerin kilamlarını dinlediğim zamanlar, atalarımızın yaşadığı göçler aklıma geliyor. Acı ve üzüntü insanın ruhuma işliyor. Dedelerimiz Roma-reş’in (Türk) zulmünden Kafkasya’ya kaçtıklarında; hiçbir zaman ülkeye olan özlemlerini unutmadılar. Acılarını, hasretlerini ve yurtlarını da kendileriyle birlikte getirdiler. Bunu da kilamlarında anlattılar.

Serhed dengbêjliği denildiği zaman, her şeyden önce insanın aklına mey geliyor. Mey ve dengbêjlik birbirinden ayrı ele alınmaz. Egîd amcanın meyi, Feyzo’nun kilamlarından ayrılmaz. Mey klamlar içindir, ezgileri hüzünlü ve yavaştır. Her zaman mêranî kilamlarda kullanılır. Mey düğünlerde çalınamaz. Mey yüreğimdeki hüzün tahtıdır. Kürt halkı bugüne kadar hep acı yaşadığı için, mey de yüreğimizin hüznüdür.

Ölüler için kilamlar

Êzîdî Kürtler arasında farklı söylenen kilamlar da var. Bu kilamlar ölüler üzerinde ve yaslarda söyleniyor... Kürdistan’ın bazı bölgelerinde bunlara “Dilo ya da Dilok” denir. Bunlara “hezn” kilamlar diyoruz. Ölüler için söylenir. Her zaman Apê Egîd’le birlikte bunları söylüyoruz. Bu kilam çeşidi Ermeniler içerisinde de var, onlar da ölüleri üzerinde söylüyorlar. Eskiden bu kilamlar müziksiz söyleniyordu, ama şimdi meyle birlikte söyleniyor. Bu kilam türü, ölünün övgüsü niteliğindedir. Yani biz, değerli olmayan ve toplumda tanınmayan bir insanı övemeyiz.

Ölüler için üzerine söylediğimiz kilamların melodi ve makamları birdir, fakat sözler; ölen kişiye göre hazırlanır. Eğer kendisini  tanıyorsak, özelliklerini anlatmaya başlıyoruz. Ama tanımıyorsak, tanıdıklarına ya da komşularına özelliklerini sorduktan sonra yeni bir klam çıkarıyoruz. Bazı dengbêjlerin hak etmeyen bir ölünün üzerinde klam söyleyip, ölünün özelliklerini abartmalarını çok yanlış buluyorum.

Şamilê Beko

Şamilê Beko büyük, değerli bir müzisyendi, şimdiye kadar onun düzeyine ulaşabilecek hiçbir dengbêje rastlamadım. Birçok kişi onun makam ve melodilerini çalıyor. Kafkasya’daki en büyük müzisyendi. Aynı zamanda rahmetli Xelîlê Evdallah büyük bir düzey yakalamıştır. O da farklı makamlara ve stillere sahip biriydi. Onun da ezgileri çok nazik ve kibar bir şekilde birbirine denk geliyordu. Ezgileri yavaş yavaş akıyordu...

Saliho dilê min

Amed’i gidip gözlerimizle gördüğümüz çok farklıydı. O kadar mutlu oldum ki… Amed surlarına çıktığım zaman; hemen “Saliho dilê min vê dunyayê, tenê li Diyarbekra şewitî...” kilamı aklıma geldi. O zaman artık kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım. Atalarımın yurdunu, başkentimizi gördüğüm için mutluyum…”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.