Sesi kesilmeyen gerilla öncüsü

Selim FERAT yazdı —

25 Ekim 2021 Pazartesi - 22:00

  • Guzman’ın ölümü dünya gündemini sarsmazsa da, Peru’da Guzman’a dayanan hareketin Peru ve dünya gündeminden düşmediğini gösteriyor.

 

Bugün gibi hatırlıyorum; “Sandero Luminoso“ (Aydınlık Yol) gerilla hareketinin Örgütü öncüsü Abimael Guzman’ın, 1992’de bir CIA operasyonu sonucu 1992’de Lima’da tutuklanması, dünya basını manşetlerinden verilen ilk haberler arasındaydı.

Antonio Gramchi’yi andıran çehresiyle Guzman, 12 Eylül 1992’de yakalandığında, tutulduğu kafesin parmaklıkları arkasında, sıkılan bir yumrukla isyan etmiş ve bu fotoğrafı bir Guzman sinyali olarak kıtalararası iletişimin sembolü olmuştu.12 yıl sonra (2004)‘teki bir yargılamada, Guzman sağ yumruğu yukarıda duran 70 yaşındaki liderdi.

Peru Kongresi, 86 yaşında bir adada yaşamını yitiren Guzman’la ilgili toplanarak, eğer terörizm suçlamasından dolayı yargılanan biri sözkonusuysa, onun bedeninin ölümünden sonra, ailesine verilmemesini kararlaştıran bir kanun çıkardı.

Buna göre Guzman’ın cesedi yakılacak, nereye gömülü olduğu ise saklı tutulacak.

Bu haberi okuduğumda, Şêx Seîd ve Seyit Riza’nın da gömülü kaldıkları mekana gizlilik derecesi yüklü olduğunu düşündüm.

Ara bir düşünce olduğu kadar, kapitalizmin kıtalararası çehresinin ortak rejiminin de bir görüntüsü.

Guzman’ın (Hukukçu ve Felsefeci), iz bırakan önemli özelliklerinden biri, 1962’de Ayacucho Üniversitesine Felsefe Profesörü olarak atanmasından yıllar sonra, önce felsefe dersleri, sonrasında da Marksizm-Leninizm dersleri vermişti.

1965’te Çin’e yaptığı bir yolculuktan sonra, Çin devrimini “Aydınlık Yol) için idol bir yol olarak görmüş, 1969’da “Sandero Luminoso“ (Aydınlık Yol) un kuruluşuna öncülük etmişti.

On yıl sonra, Peru’nun egemen sınıflarına karşı “Halk Savaşı“ ilan eden Guzman, artık yeraltı faaliyeti gösteren bir hareketin lideri olmuştu.

Yazar Paolo Aguilar’a göre, kendisini, Marks, Lenin ve Mao’dan sonra, Marksizmin dördüncü kılıcı olarak tanımlamış.

Guzman, şiddeti “halkın mütevazi“ bir dinamiği olarak niteleyen, bir felsefe profesörü olarak yeraltında faaliyet göstermiş, bir yerde “sosyal hukuk ve felsefe  laboratuarı“ ibresine ayar veren bir hareketin öncüsü olmuştu.

80’lı yılların sonunda, Aydınlık Yol Peru’nun coğrafyasının yarısından fazlasını denetleyen bir güç haline gelmişti.

Lima sahillerine yaklaşan bu güçlü gerilla hareketine karşı Peru militarizmi, acımasız karşı bir güç mekanizması geliştirmişti.

Gerilla ile ilişki şüphesiyle suçlanan herkes, işkenceye tabi tutulmakta, öldürülmekte ve en iyi ihtimalle hapsedilmekteydi.

Peru Hakikat Komisyonu’nun 2003’teki resmi açıklamasına göre, iç savaş 70.000 insanın yaşamına mal olmuştu.

Yeraltı yaşamından sonra, Gerilla gücünün “giz“ öncüsü, popüler dünya basınının görüntülemek istediği ender simalardan biri olmuştu.

İlk görüntüsü 1990’da gizli olarak çekilen bir video filmiydi.

Sonrasında, arka planında CIA’ya ait bilgilerle, Peru İstihbarat Örgütü (CNI) tarafından Lima’da yakalanan Guzman, ömür boyu hapis cezasına mahkum edilmişti.

Guzman’ın ölümünden iki ay önce, tutuklu eski Başkan Fujimori’nin kızı Keiko Fujimori, rakibi, yeni seçilen Başkan Perdo Castilla’yı Aydınlık Yol’a sempati duymakla suçladı.

Ölümünden sonra, “Der Spiegel“ dergisi, Guzman’ı “korku ve dehşet yayan“ lider olarak tanımladı.

Basında çıkan haberlere göre, bu yılın nisan ayında, orta Peru’da gerçekleşen bir saldırı, ondört kişinin yaşamına malolmuş.

Sonrasında yayınlanan bir bildiri, bu eylemin arka planında Aydınlık Yol‘un olduğuna işaret etmekte.

Guzman’ın ölümü dünya gündemini sarsmazsa da, Peru’da Guzman’a dayanan hareketin Peru ve dünya gündeminden düşmediğini gösteriyor.

1992 yılında tutulandığında, gerçeküstü bir merasimle, üstüne 1509 numarası konan, avcı kafesine konmuş tutuklu, siyah-beyaz çizgili mapus elbiseli, sakallı Gerilla öncüsü, yumruğu sıkılı bağırıyordu…

Bir daha sesi kesilmeyecesine…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.