Tahran’da ‘kara yağmur’: Sağlık etkileri neler?
Dosya Haberleri —

İran bombardıman /foto:AFP
- ‘Kara yağmur’, sıklıkla orman yangını dumanıyla ya da ağır yakıtın yanmasıyla oluşuyor; ağır yakıt, ham petrol rafinasyonunun yoğun, düşük kaliteli bir yan ürünü.
Rachel Fieldhouse ve Mohana Basu* /Çeviri: Yeni Özgür Politika
Bu hafta, füzelerin petrol depolarını ve rafinerileri vurup hasar vermesinin ardından İran’ın başkenti Tahran’ı yoğun, zehirli duman ve siyah, asit yağmuru kapladı. Araştırmacılar, bunun muhtemelen insanlar ve çevre için zararlı kimyasallar içerdiği uyarısında bulunuyor. Kara yağmur nedir, nasıl oluşur ve dağılması ne kadar sürer?
İsrail ve ABD, 28 Şubat’ta İran’a yönelik füze saldırıları başlattı. İran da İsrail’e ve Ortadoğu’daki çeşitli ülkelerde bulunan ABD askeri üsleri ile elçiliklerine karşı saldırılarla karşılık verdi; bunlar arasında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Katar ve Kuveyt de var.
Bazı medya haberlerine göre İran’da ve çevre ülkelerde bin 700’den fazla kişi öldü. DSÖ Sözcüsü (Dünya Sağlık Örgütü) Christian Lindmeier, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’ın petrol tesislerindeki hasarın havaya zehirli hidrokarbonlar, kükürt oksitleri ve azot bileşikleri saldığını söyledi. Lindmeier’e göre yağmur ile kirleticilerin karışımı kimyasal yanıklara ve akciğer hasarına yol açabilir.
“Tehlikeli bir durum” diye ekledi. İranlı yetkililer de insanlara evde kalmaları yönünde tavsiyede bulundu.
Kara yağmur nedir?
Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi’nden çevre bilimci Farzana Kastury, ‘kara yağmur’ atmosferdeki kirleticileri içinde taşıyan yağışı tarif etmek için kullanılan genel bir terim, diyor. Bu tür yağış, sıklıkla orman yangını dumanıyla ya da ağır yakıtın yanmasıyla oluşuyor; ağır yakıt, ham petrol rafinasyonunun yoğun, düşük kaliteli bir yan ürünü. Kastury’ye göre İran’daki kara yağmurun, ağır yakıtın yanmasından kaynaklanan kirleticiler içermesi muhtemel. Kastury, bunun kanser yapıcı benzen, aseton, toluen ve metilen klorür gibi maddeleri kapsayabileceğini ekliyor.
Melbourne Üniversitesi’nden atmosfer kimyacısı Gabriel da Silva, “Kara yağmur, ortam havasındaki kirleticilerin inanılmaz derecede yüksek düzeylerde olduğuna işaret eder” diyor.
İran’da insanların çektiği görüntüler, yağmurun siyah renkte olduğunu da gösteriyor; Avustralya’daki University of Technology Sydney’den solunum ve kirlilik araştırmacısı Brian Oliver’a göre bu olgu, yangınlardan kaynaklanan is ya da karbonun varlığıyla oluşuyor. Oliver, yağmurun yıkılan yapı malzemelerinden kaynaklı kirleticileri de içerebileceğini; örneğin asbest ya da silika gibi maddelerin bu kapsamda olabileceğini söylüyor.
Meteorolojinin rolü
Da Silva’ya göre Tahran, Elburz sıradağlarının ‘gölgesinde’ yer alıyor; bu durum, sıcaklık terslenmesi denen olguyu tetikleyebilir. Sıcaklık terslenmesinde, yeryüzüne yakın daha serin hava tabakasının üzerinde daha sıcak bir hava tabakası bulunur. Da Silva, sıcaklık terslenmelerinin kirli hava kütlelerini hapsederek bunların troposfere (Dünya atmosferinin en iç katmanı) karışmasını engellediğinisöylüyor. Bu tür etkilerin, San Gabriel dağları nedeniyle Los Angeles’ta ve And dağları nedeniyle Şili’nin başkenti Santiago’da sık görüldüğünü de ekliyor.
Sağlık etkileri
Avustralya’daki University of Technology Sydney’den klinisyen-nörobilimci Hui Chen’e göre yangın dumanının solunması, özellikle solunum ya da dolaşım sistemiyle ilgili önceden var olan rahatsızlıkları bulunan kişilerde nefes darlığını tetikleyebilir; hatta kalp krizi ya da inme gibi sonuçlara yol açabilir. Chen, bebeklerin ve küçük çocukların zehirli dumana maruz kaldıklarında özellikle savunmasız olduğunu belirtiyor. Chen’e göre duman ve yağmurun içindeki kimyasallar gözlere de zarar verebilir. Ancak belirtilerin şiddeti, kimyasalların yoğunluğuna ve maruz kalma süresine bağlı. Sorunun bir parçası da, yangınların yüksek sıcaklığının çapı 2,5 mikrometreden küçük parçacıklar üretmesi.
Bu parçacıklar ince partikül madde (PM2.5 — particulate matter ≤2.5 µm) olarak biliniyor ve akciğerlerin derinlerine kadar nüfuz edebiliyor. Kastury, “PM2.5’in solunması kardiyovasküler hastalığa, inmeye, kan basıncında artışa, bilişsel işlevde azalmaya” ve başka sağlık sorunlarına yol açabileceğini söylüyor.
* Rachel Fieldhouse, Avustralya’nın Sidney kentinde Nature dergisinde muhabirlik yapmaktadır.
* Mohana Basu, Hindistan doğumlu gazeteci ve muhabir olarak Ağustos 2025’ten itibaren Nature dergisinde bilimsel araştırma ve sağlık haberleri yazıyor
Nature dergisinden kısaltılarak alındı.
Kaynak link: https://www.nature.com/articles/d41586-026-00800-9














