Tişrîn küçük bir gölete dönüştü

Toplum/Yaşam Haberleri —

31 Ağustos 2022 Çarşamba - 18:30

Tişrîn Barajı ve baraj müdürü Hemûd El Hemadîn

Tişrîn Barajı ve baraj müdürü Hemûd El Hemadîn

  • Tişrîn Barajı Müdürü Hemûd El Hemadîn, Türk devletinin Fırat Nehri’nin suyunu sistematik bir şekilde kestiğini belirtti ve ekledi: "Tişrîn küçük bir gölete dönüştü. Temiz suya erişim imkansız hale geldi. Kirli su nedeniyle hastalıklar artıyor.’’

Rojava’yı her türlü işgalci yönetmele kuşatmaya alıp Kürtsüzleştirmek isteyen Türk devleti, son yıllarda Fırat Nehri'ni bir savaş silahı gibi kullanıyor. Kuzey-Doğu Özerk Yönetimine göre su krizi bölgede 9 milyon insanı doğrudan etkiliyor.

Tişrîn Barajı Müdürü Hemûd El Hemadîn 2008'den beri Tişrîn Barajı'nda çalışıyor. 20 yılı aşkın bir süre önce inşa edilen barajda su ve enerji konusunda uzman isimlerden biri.

El Hemadîn, su seviyesinin 5 metreden fazla düştüğünü belirterek, "Tişrîn küçük bir gölete dönüştü. Tamamen kurumaya yaklaştı. Tebqa'daki Fırat Baraj gölünün de 4 metreye düştü. Felaketin yaşanmasına sadece bir metre kaldı’’ dedi. 

Beş yıldır böyle

Son beş yıldır sistematik bir biçimde nehrin suyunun azaltıldığını dile getiren El Hemadîn, “Geçmişte Türkiye suyu bir ay kesip iki ya da üç gün veriyordu. Minimum su seviyelerini koruyordu. Ama son 5 yıldır bu oran tamamen sabit, saniyede yaklaşık 200 metreküp ve bazen daha az. Bu, göl seviyesini doğrudan etkiliyor” diye ekledi.

 

 

Sadece 200 metreküp su

ANHA’ya konuşan Hemud El Hemadin şu bilgileri verdi: "Yaz aylarında 75 metreküpe kadar su buharlaşır, içme suyu ihtiyacı saniyede 25 metreküpe ulaşır, sulama suyu ihtiyacı saniyede yaklaşık 140 metreküp oluyor. Sonuç olarak, toplam tüketim saniyede 240 metreküpü buluyor. Ama bize ulaşan su sadece 200 metreküp. Bu da saniyede 40 metreküp kayıp anlamına geliyor."

Kuraklığın zirvesindeyiz

Barajın durması ve gölde su olmaması nedeniyle kalan su birikintilerinin hastalık saçtığını kaydeden El Hemadin, "Özellikle Türk tarafında fabrikalardan ve kanalizasyondan gelen sanayi atıklarının nehre atılması her türlü mikrop için uygun bir ortam yaratıyor. Su azaldıkça kirliliğin miktarı da artıyor. Bu yüzden daha düşük kalitede su elde ediyoruz. Mevcut su kalitesi iyi değil ve içmeye uygun değil, bu nedenle nehir çevresindeki bölgelerde, özellikle Minbic’de ishal ve göğüs hastalıkları vakaları görüyoruz. Kuraklığın zirvesindeyiz. Taşkın mevsiminde göllerin kurumasına tanık olduk ve şimdi de göllerin kurumasına tanık oluyoruz. Bir sorundan felakete doğru hızla gidiyoruz. Çünkü gerçek bir kurak mevsime giriyoruz” diye konuştu. KOBANÊ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.