24 Nisan devam ediyor

Nubar OZANYAN yazdı —

26 Nisan 2021 Pazartesi - 23:00

  • İttihat Terakki’nin Anadolu topraklarını etnik ve dinsel olarak homojenleştirme politikası, 24 Nisan'da Ermenilerin yok edilmesiyle gerçekleşti. Bugün ise Kürt halkının yok edilmesi amacıyla devam etmektedir.  

24 Nisan, Ermeni halkı için sıradan bir takvim yaprağı değildir. Ermeniler bu takvim yaprağını böyle okumazlar. Yaşadıkları en karanlık günlerin başlangıcı olarak okurlar. Bu tarih, Ermeni halkının büyük felaket olarak tanımladığı soykırımın ayak sesleridir çünkü. 1915'te katledilen sadece halk, zorla sökülüp koparılan da uygarlık değildi. Kaybedilen sadece vatan toprağı, kültürü ve dili de değildi. Aynı zamanda yaratılan, biriktirilip kazanılan 3 bin yıllık uygarlığın kaybıydı. Ermeniler kendilerini Deyr ez-Zor çöllerinde kaybettiler. Ölüm yollarında, ölüm tarlalarında, Fırat ve Dicle’nin karanlık sularında kaybettiler. 106 yıldır halen adaleti, vicdanı ve boğulmak istenen seslerini arıyorlar. Soykırımda kaybeden yalnız Ermeni halkı da olmadı. Herkes kaybetti. Aranan sadece Ermeniler için adalet ve vicdan değildi. Coğrafyamız adına adalet ve vicdan arayışıydı. Arayış devam ediyor. Bugün de Kürt halkı için adalet ve vicdan aranıyor. 

Soykırım sadece fiziki bir kıyım değildir. Daha derin ve kapsamlı bir felaketin acı resmidir. Sultan Abdülhamit'ten İttihat Terakki'ye, Kemalist hükümetten AKP-MHP faşist iktidarına kadar uzanan, kesintisiz süren soykırımların yegane amacı vardı. Halkların, dillerin, uygarlıkların birlikte yaşadığı toprakları kana boyanarak Türkleştirilmesi, tek tipleştirilmesi vardı.  

Bugün AKP-MHP faşizmi tarafından izlenen işgalci soykırım politikası, kesintisiz devam eden “Her zaman muzaffer bir orduya, genişleyen bir sınıra uzanan, bitmeyen Osmanlı hayalidir”, “Türk ulusunun savunulması ve sınır güvenliğinin korunması” anlayış kitlesel katliamların tarihsel mantığı ve nedeni haline getirilmiştir. İzlenen vatan politikası “Turancılık”tır. “Büyük müebbet bir ülke” hayalidir. PanTürkist ve Panİslamist zihniyet günümüze dek değişmeden devam etmiştir.

İttihat Terakki’nin Anadolu topraklarını etnik ve dinsel olarak homojenleştirme politikası, 24 Nisan'da Ermenilerin yok edilmesiyle gerçekleşti. Bugün ise Kürt halkının yok edilmesi amacıyla devam etmektedir. 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı’nın yaptığı açıklama anlamlıdır. Medya Savunma Alanları’na yönelik TC ordusunun işgal saldırısının 23 Nisan'a denk getirilmesinin yegane amacı “Ermenileri nasıl soykırıma uğrattıysak sizlerin de kaderi soykırımdır” mesajının verilmek istenmesidir.

23 Nisan 2021 tarihinde işgalci ve soykırımcı TC ordusunun Medya Savunma Alanları’ndan Avaşin, Zap ve Metina’ya yönelik başlattığı kapsamlı işgal saldırısı, bir soykırım saldırısı; diz çökertme politikasıdır. Saldırı ve çatışmalar bütün hızıyla sürüyor. Gerilla direnişi de her alanda devam ediyor.

Garê'de ciddi darbe alan TC ordusu, kibrine ve hırsına kapılarak yeni bir saldırı daha başlattı. Ulusal özgürlük gerillaları tarihi rollerini oynayarak direnişlerini sürdürüyorlar. Medya Savunma Alanları’nın savaş uçakları ve kobra helikopterleri tarafından bombalanmaları yetmezmiş gibi her bir karış toprak obüs ve havan toplarıyla bombalanarak, çölleştirilmeye çalışılıyor. Burada kırılmak, bitirilmek istenen Kürt’ün iradesidir. Yakılmak istenen Kürt’ün özgürlük hayalidir.   

Gerilla direnişi karşısında tutunamayan TC ordusu, zehirli gaz kullanarak savaş suçu işliyor. TC devleti, “uygar dünya” olarak adlandırılan Avrupa devletleri, ABD ve Rusya'nın gözleri önünde saldırıyor. Osmanlı hayalini gerçekleştirmek için gözü dönmüş bir şekilde Kürdistan’ı kimyasal silahlarla yakmaya çalışıyor. Açıktır ki, bu saldırılar karşısında sessiz ve suskun kalan herkes suça ortaktır.

Bugün hiç kimsenin sadece kendi acısına ağlanmasının, sadece kendi gerçekliğinin anlaşılmasını bekleme şansı-hakkı kalmamıştır. Eğer bugün Kürt halkının acısı diğer halklar tarafından anlaşılıp ortak bir öfke ve direnişe dönüştürülmezse faşizmin saldırıları her tarafı yakıp tutuşturacaktır. Mehmet Talat’ın “Yak, Vur, Öldür” emri günümüzde de acımasızca sürüp devam edecektir. Her zaman olduğu gibi Türklüğün kimliği, insanlığın kimliğinden üstün çıkarak “Tek tek, bir ulus olarak yok etmek” zihniyeti devam edecektir. Başta 24 Nisan Ermeni Soykırımı olmak üzere tüm kırımlarla yüzleşilmediğinde ve bunlara karşı ortak mücadele verilmediğinde İttihat Terakki'nin katliamcı devlet geleneği, bir kabus gibi toplumun zihnine çökmeye devam edecektir. Zihinsel çölleşme yaşandığında katliamlar önüne çıkan herkesi azgınca yakıp yıkacak ve öldürecektir. Dün Ermeni Soykırımı’na bütün dünya sessiz kaldı. Büyük felaket yaşandı.

Tarihin tekerrür etmesine izin vermeyelim. Soykırımın inkarla sürdürülmesine üstelik bir de reel olarak Kürt katliamıyla devam ettirilmesine karşı mücadele edelim! Acılar ancak mücadeleyle giderilir, soykırım ve katliamalar ancak mücadeleyle engellenir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.