Feylî Kürtler meşru haklarının iadesini istiyor

Dosya Haberleri —

21 Şubat 2021 Pazar - 22:35

  • Feyli Kürtler, Irak’ın başkenti Bağdat’ın kurulmasında büyük katkılarda bulundu ve kendileri de Bağdatlı kimliğinin bir parçasına dönüştü ama ulus-devlet tarafından dışlanıp sürgüne yollandılar. Güney Kürdistanlı güçler de aynı ulus-devlet mantığıyla Feyli Kürtlere yönelik haksızlığı üstlenip devam ettirdiler.

EMRULLAH BOZTAŞ

 

Zagros dağ silsilesinin Arap coğrafyası ile temas ettiği yerde, Kürt halkının Şii inancına mensup halklar ile buluştuğu yerde yaşayan Feyli Kürtler, etnik aidiyet sebebiyle Kürdistan’da, mezhepsel tercihlerinden dolayı ise İran ve Irak’ta önemli bir yere sahip.

KNK Eşbaşkanı Zeyneb Murad, Bağdatlı bir Kürt siyasetçi, aktivist ve gazeteci. Kendisi de bir Feyli Kürt olan Murad ile Feyli Kürtlerin tarihini, kültürünü ve güncel siyasetteki yerlerini konuştuk.

Feyli Kürtlerin tarihi ve coğrafyası fazla bilinmiyor. Bu noktadan başlarsak: Bir Feyli Kürt olarak ulusumuzun bu bölümünün tarih ve coğrafyası neresidir?

Feyli Kürtler, ulusumuzun önemli parçalarından biri olarak Zagros dağ silsilesinin güney eteklerinde yerleşiktir ve bu dağın silsilesinde yaşarlar. Dr. İsmail Qemendar’a göre Feyli Kürtler, bin yıllardan beri bu toprakların yerleşik halkıdır. Irak ve İran sınırlarının her iki tarafında, Xaneqîn’in ve Kerkük’ün kuzeyinden batısına, Irak’ın güneyinde Emare ve Basra ile İran sınırlarında kalan Rojhilat Kürdistanının Îlam, Kirmanşan ve Loristan bölgelerinde ve İran’ın birçok bölgesinde yerleşiktirler. Feyli Kürtlerin önemli bir kısmı da Bağdat ve Tahran’da yaşıyor. Bugüne kadar ciddi bir nüfus sayımı yapılmadığı için kesin olarak şu kadardır diyemesek de genel kanı 3 milyon Feyli Kürt nüfusunun bulunduğu yönündedir.  

Tarihi Arap belgeleri, Feyli Kürtlerin Abbasi Halifeliği döneminde Bağdat şehrinin imarında ve kurulmasında önemli rollere sahip olduklarını söylüyor. Ancak 1623 ile 1629 yılları arasında Osmanlı ve Safevilerin anlaşması ile iktidar ellerinden alındı ve güçsüz düşürüldüler.

Feyli isminin kökeni Peyli sözünden geliyor. Peyli, “kahraman” ve “esas olan” anlamına gelir ve Kürtçenin Kurmancî lehçesinde de Pehlewan “güreşçi” demektir. Arapça’da “P” harfi bulunmadığından yerine “F” ikame edilmiş, böylece Peylî Feyli olarak kullanılmış ve isim değişmiştir.

Feylilerin konuştuğu lehçe Güney Kürtçesi (Kurdî Jêrîn) olan Kelhori, Leki ve Lori’dir.

 

Feyli Kürtlerin edebiyat, sanat ve düşünce alanına etkileri ve Güney Kürdistan siyasetindeki yerleri nedir?

Irak’ta Feyli Kürtler, köklü aşiret yapıları oluşturup toplumsal yaşamda böyle tanınırlar ancak hem Irak hem de İran devleti sınırlarında yaşamalarına rağmen iktidarlar tarafından her daim ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüler. Irak’ta sivil toplumun yapılandırılmasında temel rolü üstlenmişlerdir ve devlet ekonomisinin oluşturulmasında da özel bir pozisyonları vardır. Günümüzde de Irak ve Kürdistan siyasetinde demokratik oluşumlarda aktif olarak yer alıyorlar. Edebiyat ve aydınlanma çalışmasında önemli şair, yazar ve dil bilimciler arasındadırlar. Irak’taki toplumumuz, sivil yaşamın olduğu tüm alanlarda varlık gösteriyor.  

Feyli Kürtlerin Irak siyasetine katılımları, aktif oldukları çevre, Iraklı demokratlar ve ilerici güçler arasında sol cenahtadır. Tarihte Kürt örgütlenmelerinin kuruluş aşamalarında da öncü bir rol oynamışlardır. Ayrıca PDK’nin 1946’da kuruluşundan 1975’e kadar Bağdat’taki yöneticileri Feyli Kürtlerdi. Örnek babında Kadınlar Birliği Başkanı Samiye İsmil Heqi, gençler ve öğrenciler birliği sorumlusu Adil Murad ve KDP sekreteri Hebib Mehemed Merim, Feyli Kürt’tür.

Genel olarak Feylilerin Irak ve Kürdistan’daki sivil toplum, ekonomi ve siyasi kurumların oluşturulmasında rolleri özellikle belirleyici olmuştur. Hem kendi sorunlarına hem de sivil toplumun sol kesiminin sorunlarına dair oluşturulan basın-yayın ve akademik çalışmalarda da Feyli Kürtlere sıklıkla rastlıyoruz.

1975 yılından sonraki dönemde Feyli Kürtleri Yeketîya Nîştîmanî ya Kurdistan’ın (YNK) kuruluşunda da görüyoruz. 1981’de ise Partiya Gelê Demokratî ya Kurdistanê’ye katıldılar. Feyli Kürtlerin Irak muhalefetine görünür bir biçimde katılmaları ve Kürtlerin özgürlük isteyen devrimci yönlerine ekonomik ve siyasi destek vermeleri, onları Irak BAAS rejiminin birincil hedefi haline getirmiştir.

 

Kürt tarihinde bir çok kadın kahraman var ve tarihin bir dönemine adlarını verdiler. Feyli Kürtler arasında kadının yeri nedir?

Feyli Kürt kadınlarının mücadele ve direnişteki etkileri ve rollerini yurt ve kimliğin savunulması süreçlerinde görürüz. Zorlu dönemlerde askeri, siyasi ve toplumsal mücadelede halkımızın sesi ve rengi olmuşlardır. Tarihimizde örnekler çoktur. Feyli kadınlar kültürel ve fiziki kıyım tehlikesi baş gösterdiğinde direnişte yer alıp adlarını tarihimize altın harflerle yazdırmayı bildiler. Kürt tarihi böylesi direnişlerle doludur ve bunlar yazılmış, arşivlenmiştir.

Bizlere örnek olan Feyli Kürt kadın direnişçilerinden biri, Qedemxêr’dir. Qendî Qelawendi’nin kızı olarak 19. yüzyılın sonunda dünyaya geldi. Kendisi kahramanlığı, zekası ve güzelliği ile tanınır. İran’da Şahlığa karşı yürüttüğü mücadele ile adını duyurdu ve devrime öncülük etti. Loristan dağlarında sömürgeciliğe ve Şah’ın ordularına karşı direnen, bizim sembol olarak gördüğümüz kadın liderlerdendir. Kürdistan’da direniş içinde olan diğer kesimler ile de ilişki içerisindeydi. Loristan’da savaşı yönetirken Başûr Kürdistan’ında devrime öncülük eden Melik (Kral) Şêx Mehmud Berzencî’ye de destek verip, ”Ben İran’daki Kürdistan’da zulme ve baskıya karşı, köleliğe karşı savaşıyorum ve hiçbir zaman mücadelemi bırakmayacağım, Şah’a teslim olmayacağım, ülkemi kurtaracağım” diyor.

Bir başka kadın kahramanımız Xaneqîn şehrinin kızı Leyla Qasim’dır. Bir Kürt kadını olarak Leyla, Kürt ulusal mücadelesine direnişçi ve isyancı kişiliği ile mührünü vurandır. Irak’ta işgalci Baas rejimine karşı yürütülen mücadeleye aktif olarak katılmış, bu kahramanca ve cesaretli tutumu ile Kürt kadın direnişinin öncüleri arasında yerini almıştır.

Kerkük'te Feyli Kürt örgütlenmesinin bir toplantısı, 2020.

Feyli Kürtlere Bağdatlı da deniyor. Kültürünüzde Necef ve Kerbela’nın yeri nedir? Biraz adetlerinizden bahseder misiniz?

Doğrusu Feyli Kürtler Bağdat’ın kadim yerleşimcileridir. Bu kent Feyli Kürtlerin Irak’taki merkezi ve yerleşim yeri olarak biliniyor. Bağdat’ın birçok semti Kürt adı ile (Egid Al-Akrad) biliniyor ve Kürt semtidir. Bu semtlerin tarihi 11. yüzyıla kadar gidiyor. Yine Bab El-Şêx -ki Şêx Abdulqadir Geylanî’nin dergahı da oluyor. Şêx Ebdulqadir Geylanî (1077-1166), bilim ve inanç alanlarında tanınmaktaydı. Bazı şagirdleri Kürt’tü ve medresenin gelişmesinde etki sahibi olmuşlardı. Ardından bu medrese, Qadirî tarikatının merkezi olarak kabul gördü.  

Feyli Kürtlerin bir kesimi de Sadr City’de (Al-Thawra) yaşıyor. Birçok güney Iraklı da burada yaşıyor. Kürtlerin bu semt’e yerleşiminin tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmasa da Bağdat şehrinin doğusuna düşen bu semt, 1950 ilâ 1960 arasında Irak Cumhurbaşkanı Abdulkerim Qasim zamanında imar edildi. Irak’ın güneyinden iyi bir yaşam için kaçanlar bu mahalleye yerleştirildi. Şunu söyleyebiliriz ki Irak’ın başkenti olan bu şehr-i Bağdat’ın kurulması ve geliştirilmesinde Feyli Kürtlerin yaşamsal katkıları olmuş ve kendileri de Bağdatlı kimliğinin bir parçası olmuşlardır.

Feyli Kürtlerin çoğunluğu Bağdat’ta yaşadıkları için ve mezhepleri de Caferî (On İki İmam inancı) olduğundan ölülerini Necef’te bulunan büyük kabristana götürürler. Necef’te İmam Ali’nin mezarının yanında milyonlarca mezar bulunur ve milyonlarca Feyli Kürt’ün mezarı da oradadır.

 

Feyli Kürtler ulusal kimliklerini inkar etmeseler de güncel siyasette daha çok Iraklı bir duruşları var. Bunun sebebi nedir?

Günümüz Feyli gerçeğinde siyasal ve toplumsal olarak iki etken öne çıkar. Siyaset düzeyinde Feyli Kürtlerin örgüt ve hareketleri Şii ve Kürt siyasi partilerine bağlı şekilde tanımlanıyor. Irak’taki siyasi partiler arasındaki kutuplaşma -ki 2003’ten beri günbegün bu çelişki derinleşiyor- Feyli Kürtleri Irak Merkezi Hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti arasındaki yaşanan çelişkilerin kurbanı durumuna getirdi.

Yıllardır Irak devleti ile bölge hükümeti ve onlara bağlı siyasi hareketlerin karşıt faaliyetleri Feyli Kürtlerin çelişkide bıraktı. Bu durum yaşadıkları bölgelerin göz ardı edilmesine sebep oluyor. Ekonomik alt yapı bozuldu ve yaşam şartları gün geçtikçe kötüleşiyor.

Karar merkezleri olan Bağdat ve Hewlêr’de Feyli Kürtlerin temsil edilmemesi de başlıca etkendir. Maalesef ki Güney Kürdistanlı Kürt güçler ulus devlet mantığıyla hareket ettikleri için Feyli Kürtlere karşı ciddi hatalara düşmüş, büyük yanlışlar yapılmıştır. Saddam rejiminin yıkılması ardından Irak’ın yeni sisteminin oluşturulma sürecinde kirli oyunlar oynandı. Irak merkezi hükümeti ve Başûrê Kurdistan’ın siyasi hareketleri arasında Feyli Kürtler üzerinden pazarlıklar yürütülmüştür. Maalesef birçok kişi halen bunun farkına varmış değil. Ciddi katliam tehlikesi ve planları ile yüz yüze olan Feyli toplumunun sorunlarına karşı her iki taraf da duyarsızdır. Zaten iktidardaki güçler Feyli toplumunu Kürt halkından koparmak için bir çaba içindeler. Kürt güçlerinin Bağdat ile yaptığı yanlış politikalar da Feylilerin parçalanmasına ve Kürt siyasetine duydukları inancın zayıflamasına sebep oluyor. Feyli Kürtler günümüze kadar da toplum olarak kendilerini örgütleyemediler ve siyasi temsilcilerini kendileri seçemediler, öz güçlerini açığa çıkarıp buna dayalı bir siyaset yapmadılar, parçalı kaldılar. Şimdi Başûrê Kurdistan’ın Kürt güçleri de bir parçalanmayı yaşıyor.

2013 sonrası Feyli Kürtler, Baas’tan kalan selefi çeteler ile DAİŞ’in saldırılarıyla karşı karşıya kaldılar. Özellikle Diyala, Xaneqîn, Mendeli, Şareban, Seadiye ve Celewla ile Bağdat ve Medayin gibi birkaç bölgede daha yaşanan saldırılar kötü bir insani dram yarattı. Yine 2017’de Güney Kürdistan Hükümetinin referandum kararı ardından Irak’ta Feyli Kürtlere dönük baskı ve şiddette artış yaşandı, ölüm tehditleri aldılar. Özellikle Şii çevrelere bağlı silahlı güçlerin yöneticileri Feyli Kürtlere saldırıp evlerini boşaltacakları tehdidini savurdular. Açıkça tüm Kürtlerin Bağdat’tan çıkarılacağı söylendi.

Devlet ve Bağdat Hükümeti bu konuyu yalanlayan, kanuni ve ahlaki olarak bu saldırı tehditlerini bertaraf eden bir tavır almadı. Aynı zamanda Başûr Hükümeti iktidarı da Feyli Kürtleri ve bölgelerini savunmayı beceremedi, bu bölgeyi ve halkını kaderine terk etti. Güney Kürdistan Bölge Hükümeti, Feyli Kürtlerin bulundukları bölgelerde iktidar olmasına rağmen Irak Anayasasının 140 maddesinin bu bölgeleri tartışmalı bölgeler olarak göstermesini kabullendi. Kürdistan’ın bu bölümünü tartışmalı hale getirdi.

Güney ve merkez Irak’ta bulunan Feyli Kürtler, yapılan tehdit ve saldırılar sonucu gitmek zorunda kaldıkları Başûr Kürdistan’ında da kötü durumlarla yüzleşti. Bağdat ve birçok bölgeden gelen Feyli Kürtler, Kürdistan’da göçmen pozisyonuna düştüler, aynı sorunlarla yüzleştiler, yabancı ve sığınmacı olarak görüldüler. Kürt olmalarına rağmen farklılıkları inkar edildi. Tekrar yerlerine dönenler, bu kırılmayı yaşadı.