İnsan olmak, barışı savunmaktır
Mihraç URAL Haberleri —
- Savaşın gerçek kazananı yoktur. Yıkım, her tarafı sarar. Bu nedenle yapılması gereken tek şey vardır: masaya oturup barışmak. Savaşı değil, barışı savunmak, insan olmanın en temel ölçüsüdür.
MİHRAC URAL
Savaş, sadece yıkar. Her türden ilişki savaşla farklı bir boyut alır; insan ilişkileri cehenneme döner. Kazananı olmayan savaşlar, büyükten çok, küçükten az alarak eldeki sınırlı imkânları tüketir ve sonunda tarafları aynı masaya oturmaya zorlar. Sonuç, kimsenin galip gelmediğidir.
Bugün sürmekte olan savaş da eninde sonunda ABD-İsrail ile İran’ı bir anlaşma masasına getirecektir. Bizler savaşa karşı olanlar olarak, insanlık adına savaşın tahrip edici sonuçlarını anlatmaya devam edeceğiz. Savaşın 20. gününde ortaya çıkan tablo, bunun ne kadar ağır bir yıkım olduğunu gösteriyor. Ne zaman biteceği belli olmayan savaşla karşı karşıyayız demektir.
Medya ise çoğu zaman gerçeği değil, propaganda üretiyor. ABD ve İran medyası, karşılıklı olarak yalan haberler pompalıyor, gerçeklere ulaşmak giderek zorlaşıyor. Bu nedenle eldeki sınırlı veriler üzerinden değerlendirme yapmak zorunda kalıyoruz. Savaşın günlük maliyetinin yaklaşık 2 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. Bu hesaba göre 20 günde 40 milyar dolar harcandı bile. İran’ın uğradığı zararın ise 100 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Bu rakamlar bile savaşın hiçbir ülkeye kazanç getirmediğini açıkça göstermeye yetiyor.
Küresel dengeler ve yayılma
ABD, bugün de müttefiklerini bu savaşa katılmaya çağırıyor. NATO üyeleri üzerinde baskı kuruluyor. Katılmayan ülkeler için yaptırım tehditleri dile getiriliyor. Bu durum savaşın yalnızca bölgesel değil, küresel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. ABD ve İsrail saldıran taraf olduğu için savaşın ilk aşamasında avantaj sağlayabilir; ancak saldırıya uğrayan taraf direncini korursa savaşın sonucu aynıyla kalmaz, değişir.
Bu savaşta iki stratejik nokta bulunuyor; Hürmüz Adası ve Harg Adası. Hürmüz Boğazı, dünya petrol taşımacılığının önemli geçiş noktalarından biridir; fethedilmediği gerekçesiyle Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Piri Reis idam edilmiştir (1553). Hürmüz Boğazı'nı koruyan en stratejik ada olan Harg Adası ise İran petrolünün büyük bölümünün (yüzde 90) dünya pazarlarına gönderildiği merkezdir. Ada çevresi derin deniz sularıyla kaplıdır. Dünyanın en büyük gemileri rahatlıkla yanaşıp petrolünü alabiliyor. Trump, tehditleri arasında bu adayı işgal edebileceğini dile getiriyor. Bu noktaların hedef hâline gelmesi, yalnızca bölgesel değil, küresel bir enerji krizine yol açabilecek sonuçlar doğurabilir.
Ortadoğu’da barışın zorunluluğu
Savaşın ilk 20 gününde İran’a 30 bin ton bomba atıldığı, (bu bombaların 20 bini Amerika, 10 bin ise İsrail tarafından atıldığı), 2 binden fazla insanın öldüğü, 15 bin kişinin yaralandığı ve on binlerce binanın yıkıldığı belirtiliyor. Buna rağmen savaş devam ediyor. İran lideri Hamaney, ilk bildirisinde savaşın sürdürüleceğini açıklamıştı. İran tarafı barış için İran’ın uluslararası haklarının tanınması, savaş zararlarının tazmini ve gelecekte saldırı olmayacağına dair uluslararası garanti istiyor. ABD, bu koşulları henüz kabul etmedi, ancak farklı diplomatik kanallar üzerinden temaslar sürdüğü de biliniyor.
Lübnan'daki kötü durum
Savaşın bir diğer cephesi Lübnan’dır. İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, özellikle Lübnan’ın güneyinde yoğunlaşıyor. Binlerce insan hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. İsrail, tanklarıyla girmeye çalışıyor. Bir çok noktada giriş yapsa da Hizbullah'ın karşı koyuşu sürüyor. Savaşın en çirkin haliyle yüz binlerce aile yurdunu terk ediyor. Savaş cehennem kapılarını aralıyor.
Barış insanlık için gereklidir
Tarih boyunca savaşların sonunda taraflar yine masaya oturmuştur. İranlı büyük şair Şadi Şirazî, yüzyıllar önce insanlık için “Başkalarının acısına kayıtsız kalan kişinin, insan adını taşıması doğru değildir” demişti. Bu sözler bugün savaşın tarafı olan herkes için geçerlidir, çünkü savaşın gerçek kazananı yoktur. Yıkım, her tarafı sarar. Bu nedenle yapılması gereken tek şey vardır: tarafların masaya oturması ve barışın sağlanması. İnsanlık için doğru olan budur. Savaşı değil, barışı savunmak, bu çağda insan olmanın en temel ölçüsüdür.







