Lübnan'da ateşkes

Mihraç URAL Haberleri —

  • ABD’nin arabuluculuğuyla Lübnan ve İsrail temsilcileri, ilk kez aynı platformda dolaylı diplomasi kapsamında bir araya geldi.  Hizbullah ise savaşa devam edilmesini savunuyor.

Lübnan, çağdaş tarihi boyunca İsrail ile sürekli bir çatışma ve gerilim içinde oldu. İsrail’in bölgedeki askeri ve siyasi hamleleri, Lübnan topraklarında uzun süreli bir istikrarsızlık yarattı. Bu süreçte özellikle güney Lübnan, defalarca çatışma alanına dönüştü. Zamanla bu çatışma, yalnızca Lübnan ile İsrail arasında kalmadı, İran’ın da sürece aktif şekilde dahil olmasıyla bölgesel bir nitelik kazandı. Böylece Lübnan sahası, İran’ın bölgesel politikalarının da etkili olduğu daha geniş bir jeopolitik çatışmanın parçası hâline geldi.

Bu süreçte en önemli aktörlerden biri olan Hizbullah, İsrail’e karşı ana güç olarak öne çıktı. Hizbullah, bu savaşlarda önemli kayıplar verdi, özellikle lider kadrosunda ciddi boşluklar oluştu. Bunların en önemlisi Hasan Nasrallah’ın kaybıdır. Nasrallah, yalnızca askeri bir lider değil, aynı zamanda Lübnan içinde ve Arap dünyasında etkili bir siyasi figürdü.

Çatışmalar boyunca İsrail, Lübnan’a yönelik yoğun hava saldırıları düzenledi. Toplamda yaklaşık 15 binin üzerinde saldırının gerçekleştirildiği, bu saldırılarda binlerce sivilin etkilendiği ve geniş çaplı yıkım yaşandığı belirtiliyor. Genel tahminlere göre; 2 bin 500’den fazla kişi öldü, 8 bin civarında kişi yaralandı, 10 binden fazla bina ağır hasar gördü veya yıkıldı. Bazı bölgelerde ise yerleşim alanları büyük ölçüde tahrip oldu, altyapı ciddi zarar gördü. Özellikle güney Lübnan ve bazı sınır bölgeleri ağır çatışmalara sahne oldu.

Lübnan’da savaşın nasıl sona erdirileceğine ilişkin iki temel yaklaşım ortaya çıktı;

* İsrail ile anlaşma yapılarak çatışmanın sonlandırılması. Bu görüş, daha çok hükümet çevreleri ve bazı siyasi aktörler tarafından destekleniyor.

* Savaşa devam edilmesi gerektiğini savunan Hizbullah ve müttefikleri. Bu yapı içinde Amal Hareketi, Suriye Sosyal Milliyetçi Partisi, Nasır Hareketi ve BAAS çizgisine yakın bazı gruplar yer alıyor. Ayrıca Özgür Yurtsever Hareket, Hizbullah’a askeri değil siyasi düzeyde destek veren önemli Hristiyan müttefiklerden biri olarak öne çıkıyor.

Diplomatik süreçte ise ABD’nin arabuluculuğuyla taraflar arasında dolaylı görüşmeler yapıldı. Lübnan ve İsrail temsilcileri, ilk kez aynı platformda dolaylı diplomasi kapsamında bir araya geldi. Bu görüşmeler, resmi barış anlamına gelmese de iletişim kanallarının açılması açısından önemlidir. Hizbullah, bu görüşmelere karşı çıktı ve sahadaki mücadeleyi sürdürme yönünde tutum aldı. Buna rağmen Lübnan içindeki siyasi bölünmeler nedeniyle diplomatik temaslar tamamen kesilmedi.

Son aşamada sınırlı süreli bir ateşkes kararı gündeme geldi ve bu süreçte çatışmalar geçici olarak yavaşladı, ancak sahadaki gerginlik tamamen ortadan kalkmadı. İran’ın bölgesel etkisi ve müttefikleri üzerindeki yönlendirmesi, bu sürecin şekillenmesinde önemli bir faktör olmaya devam ediyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.