- 'Mutlak butlan'ın bir yıkım kararı olduğu açıktır. Buna karşı tüm muhalif kesimlerin katılımıyla hukuki ve demokratik mücadele verilmesi gerekir. CHP, bu konuda cesur olmalıdır.
MİHRAC URAL
Mahkeme, “mutlak butlan” kararı vererek, yıllardır parti dışında kalmış olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına getirdi. Bu kararın haftalar öncesinden basın kulislerinde konuşulduğu biliniyordu.
Türkiye’nin birinci partisi konumunda olduğu belirtilen CHP’nin, bu karar karşısında sessiz kalmayacağı açıktır. Ekonomik sorunların derinleştiği, adalet mekanizmasının tartışıldığı, eğitim ve sosyal yaşam alanlarında ciddi sıkıntıların yaşandığı bir dönemde alınan bu kararın, yeni toplumsal gerilimler doğuracağı açıktır.
Son kamuoyu araştırmalarına göre CHP’nin yüzde 35,4 ile birinci, AKP’nin ise yüzde 31,7 ile ikinci parti olduğu belirtiliyor. Bu tabloya rağmen birinci partinin yönetim kadrosunun etkisiz hale getirilmesinin ve yerine seçilmemiş isimlerin getirilmesinin, uzun süredir planlanan bir siyasi hamle olduğu açıktır.
Erdoğan muhalefeti kuruyor
Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranlarındaki düşüşe paralel olarak daha sert siyasi yöntemlere yöneldiği görülüyor. Belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyum atanması gibi uygulamaların ardından, “mutlak butlan” kararın da benzer sürecin parçasıdır. Hedef, CHP’nin parçalanması, yıkılması, seçimlerde kendini toparlayamamasıdır. Erdoğan, kendine ait bir muhalefet yaratmak istiyor. Uzun zamandır Kemal Kılıçdaroğlu’na ümit verip durdu. Belediyelere yaptığı saldırılar, kayyum atamaları yetmedi, son halkada CHP’yi yıkacak 'mutlak butlan' kararını çıkarttı.
Kılıçdaroğlu hata yapıyor
Bu kararı kendisi açısından olumlu gören Kemal Kılıçdaroğlu ise siyasi yaşamının en büyük hatalarından birini yapıyor. Bu yıkım kararında onursuzlar safında yer alarak alçalıyor.
CHP’li olmadığını ifade edenler açısından dahi, mevcut iktidara karşı ortak bir demokratik mücadele zemininin gerekli olduğu düşüncesiyle CHP’nin tüm muhalif kesimlere önderlik etmesi gerektiği savunuluyor. Güçlü bir muhalefet birliği oluşturmanın önemine dikkat çekiliyor.
Türkiye’de çatışmalar
Ülkeyi bölen bu karar, toplumsal çatışmaları da güçlendirir. Faşist bir iktidar anlayışına sahip olan Erdoğan, kendi etrafında topladığı kesimlerle bu çatışmaların bir tarafı haline gelecektir. Erdoğan-Trump ilişkisi düşünüldüğünde Türkiye’de yaşanacak mücadelenin yalnızca ülke sınırları içinde kalmayıp uluslararası etkileri olacaktır.
'Mutlak butlan' kararının bir yıkım kararı olduğu açıktır. Buna karşı hukuki ve demokratik mücadele verilmesi gereği vardır. Bu mücadelenin, tüm muhalif kesimlerin ortak katılımıyla yürütülmesi gerekir. CHP, bu konuda cesur olmalıdır. Bu cesaretin meyvesi olarak ülkeye demokrasiyi getirecektir.