Madımak davası UCM’ye taşınacak

Dosya Haberleri —

1 Temmuz 2022 Cuma - 20:00

Avukat Özgür Piroğlu

Avukat Özgür Piroğlu

  • Sivas, Gazi Mahallesi, Dersim, Maraş ve Çorum katliamlarının Alevilere dönük katliamlar olduğunu ve “Alevi Soykırımı” olarak tanımladıklarını belirten Avukat Özgür Piroğlu, 33 aydın ve yazarın katledildiği Madımak Katliamı davasını Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıyacaklarını duyurdu. 

BARIŞ BALSEÇER

Madımak Katliamı üzerinden 29 yıl geçti. 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nin önünde toplanan faşist güruh, Pir Sultan Abdal etkinliğine katılan aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 33 aydın ve yazarı yakarak katletti. Aziz Nesin'in de aralarında bulunduğu 51 kişi ise ağır yaralarla kurtuldu.  Dönemin Başbakanı Tansu Çiler “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” demiş, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise olayı ‘münferit’ olarak tanımlayıp, “Alevi-Sünni çatışmasına dönüşmedi” açıklamasıyla adeta katliamı üstlenmişti. 

Anayasa Mahkemesi’ne katliamın yargılanması konusundaki başvurular 8 yıldır bekletilirken, davanın zaman aşımına uğramasına 1 yıl kaldı. Madımak Katliamı davası avukatlarından Özgür Piroğlu ile 29 yıl önce gerçekleşen ve faillerin hala hesap vermediği, gerçeklerin açığa çıkartılmadığı davada bugüne kadar yaşananları konuştuk. 

3 sanıklı tek dava

Katliamla ilgili açılan davada yargılanları üç kategoride almak gerektiğini belirten Avukat Piroğlu, sanıkların bir kısmının ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldığını, bir grup sanığın hakkındaki davaların ise zaman aşımından düştüğünü belirtti. Piroğlu, “Ana davası 2012'de zaman aşımına uğratılan Sivas Katliamı'nın firari sanıkları Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş yönünden Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.”

Siyasi sorumlular ‘tanık’ bile olamadı

“Sivas Katliamı davasının en önemli özelliklerinden birisi –diğer katliam davalarında olduğu gibi- siyasi sorumlularının ortaya çıkarılmamış ve yargılanmamış olmalarıdır” diyen Piroğlu, yıllardır siyasi sorumlularının ortaya çıkarılması ve yargılanması yönünde mücadele verdiklerini belirtti. Avukat Özgür Piroğlu, “Ama mahkeme bu siyasi sorumluların tanık olarak dinlenmesine dahi izin vermiyor” dedi. 

Azmettirici Karamollaoğlu

Katliamın siyasi sorumlularının dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, DYP-SHP koalisyon hükümetinin Başbakanı Tansu Çiller,  Başbakan Yardımcısı SHP Lideri Erdal İnönü, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş ve ve bugün Saadet Partisi’nin lideri o gün Sivas Belediye Başkanı olan Temel Karamollaoğlu olduğu hatılatmasında bulunan Özgür Piroğlu, “Bu katliamın azmettiricilerinden, en önemlilerinden birisi Temel Karamollaoğlu” diye ekledi. 

Çiller, Karamollaoğlu ve Perinçek için ret

Piroğlu, “Temel Karamollaoğlu ve Tansu Çiller’in tanık olarak  dinlenmesi yönlü taleplerimiz Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. 

Gazeteci ve yazar Ahmet Nesin’in “Doğu Perinçek’in Sivas Katliamı’nın en temel sorumlularından birisi olduğuna” dair iddialarını da hatırlatan Piroğlu, bu iddialar üzerine Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’na Doğu Perinçek’le ilgili işlem yapılması, dinlenmesi yönünde başvuruda bulunduklarını, savcılığın ‘soruşturmaya yer yoktur’ kararı vererek taleplerini reddettiğini belirtti. 

Perinçek bağlantısı araştırılmalı

Avukat Piroğlu, “Bu davanın devam ettiği Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nden de Doğu Perinçek ve Ahmet Nesin’in dinlenmesini talep ettik. Bu taleplerimiz de reddedildi. Yani Doğu Perinçek’in bu katliamla bağlantısının olup, olmadığı araştırılmadı. Perinçek’in tanık sıfatıyla dinlenmesine bile müsaade edilmedi” diye aktardı. Piroğlu, Dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in tanık olarak dinlenmesi taleplerinin de aynı mahkeme tarafından reddedildiğini söyledi. 

Ağar’ı Madımak genel müdür yaptı

Katliamın hemen sonrası  ve katliam soruşturması devam ederken Mehmet Ağar, Emniyet Genel Müdürü görevine getirildi. “Mehmet Ağar’ı Emniyet Genel Müdürü yapan da bu katliamdır” diyen Özgür Piroğlu,  Mehmet Ağar’ın katliamla ilgili çok detaylı bilgilere sahip olduğunu düşündüklerini, onun tanık olarak dinlenmesi talebinin de reddedildiğini kaydetti. 

Piroğlu, “Çünkü katliamdan dolayı Emniyet Genel Müdürü olan bir kişinin, katliamla ilgili detaylı da araştırması mevcuttur. Katliam arkasında hangi terör yapılanmalarının, hangi siyasi güçlerin olduğunu; katliamla ilgili uluslararası istihbarat örgütlerinin bağlantısının olup – olmadığını, devlet içindeki çeteleri, İslamcı terör yapılarını Ağar biliyordur” diye ekledi. 

MİT Müsteşarı’na bilgi gitmişti

Dönemin MİT Müsteşarı Sönmez Köksal’ın görev süresinde birçok siyasi ve faili meçhul cinayetin işlendiğini, birçok katliamın Köksal’ın görev süresince gerçekleştiğine de dikkat çeken Özgür Piroğlu, “Sabah Gazetesi’nden Mahmut Öğür o dönemki bir yazısında, Sönmez Köksal’ın dönemin koalisyon hükümetinin ortağı SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’ye gittiğini, Aziz Nesin’e bir suikast olacağı bilgisini ilettiğini yazmıştı. Suikast olacağı bilgisine sahip Köksal’ın, Madımak Katliamı’nın olacağı bilgisine de sahip olduğu aşikardır. Onun dinlenmesi talebimiz de mahkemece reddedildi” dedi. 

Ankara Ağır Ceza davayı kilitledi

Madımak Katliamı’na dair üç firari yönününde yürütülen davada yapılan reddi hakim talebi ise reddedildi. “Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi bir adım yol almamızı bile engelledi” diyen Piroğlu, “Bundan dolayı son duruşmada ‘reddi hakim’ talebinde bulunarak, Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi başkanı ve mahkeme heyetinin duruşmadan çekilmesi talebinde bulunduk” diye belirtti. 

Reddi hakim taleplerinin reddedildiğini belirten Piroğlu, “Biz dava zaman aşımına uğramasın, katiller ve perde arkasında olan kişiler cezaya çarptırılsın diye çırpınırken, mahkeme heyeti ise talebimizin ‘davayı uzatma amaçlı olduğunu’ belirtip, iki kanun maddesine dayandırarak talebi reddetti” dedi. 

Mahkemenin bilinçli hataları

Piroğlu heyetin ikinci red gerekçesini ise ise başvuruyu süresinde yapmadıklarına dayandırdığını dile getirerek, “Oysa biz tüm başvurularımızı süresinde yapmıştık” dedi. Piroğlu, “Yani özetlersek Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti usül ve esas hatası yaptı. Hukuki yönden usül ve esas hatası olarak görülen bu durum elbette davanın bugüne kadarki seyrine baktığımızda, bilinçli yapılan hatalardır.” 

Avukatlar, 30 Haziran’da görülen son duruşmada ise reddi hakim talebinin reddedilmesine karşı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu. 

Alevi Soykırımı’dır

Madımak Katliamı yargılamasının “devlete yani anayasal düzene karşı işlenmiş suç” kapsamında yapıldığını, sanıklara “terör suçundan” cezalar verildiğini hatırlatan Avukat Piroğlu, “Oysa davadaki en önemli boyut Alevilere karşı geliştirilen bir katliam gerçekliğidir. Biz, Alevilere dönük soykırımı olduğunu dile getiriyoruz” ifadelerini kullandı.  

Piroğlu şöyle devam etti: “Bu organizasyonu Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle Alevi kurumlar düzenlemişti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği gibi birçok Alevi kurumu bu etkinliğin parçasıydı. Sonuçta bu katliam Alevi etkinliğine, semaha karşı yapıldı. Bizim düşüncemize göre Dersim, Çorum, Maraş, Sivas, Gazi, Alevilere dönük katliamlardır. Sürelilik arzeden katliamlar ise soykırım bağlamında ele alınmalıdır.”