Neden tehlikeli alanlardan çekilmeliyiz?

Mihraç URAL Haberleri —

  • Zalim bir yönetim, tüm çirkinliğiyle Kürtlerin üzerine sürülüyor. Tekrar ediyorum. Denetleyebileceğimiz alanlarda işlerimizi düzenleyelim, diğer tehlikeli alanlardan ise çekilelim” derim.

Halep savaşında kimin dost kimin düşman olduğu bir kez daha anlaşıldı. Halep savaşı ardından gündeme gelen Dêr Hafir, beklenen savaşa işaret ediyordu. Devredilmesi istendi. Aslında basit gerekçelerle savaşı başlatıp Rojava’nın tümüne yaymak içindi. Bu talep, doğrudan Erdoğan Türkiye’sinin talebidir. QSD, Dêr Hafir’den çekilebilirdi, nitekim bu satırları yazarken çekilme kararını duyurdu. Sorunu toprak olmayan QSD, bu çekilmeden rahatsızlık duymayacaktır.

Erdoğan, Kürtlerin üzerine yürümektedir. Başkan Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısının ardından PKK kendini feshetti(12 Mayıs 2025), ardından silahları yaktığını gösterdi (11 Temmuz 2025), Türkiye sahasından gerillalarını çekti (26 Ekim 2025) ve Zap’tan olası çatışma hatlarından çekildi (16 Kasım 2025). Bu cesur kararları barış uğruna alan Başkan Öcalan'a somut hiçbir yanıt verilmedi.

Zalim bir yönetim, tüm çirkinliğiyle Kürtlerin üzerine sürülüyor. İçte ve dışta, her alanda bu zulüm çarkını döndüren Erdoğan ve ekibidir. Zaten MHP ve AKP’nin Komisyon raporları, “Kürt sorunu yoktur, sorun terör sorunudur” denilerek, çözüme dair anlayışlarını gösteriyor.

Devlet Bahçeli’nin son konuşmalarında gerçek çehresini yansıtan milliyetçi ırkçı söylemlere dönmesi, kimilerine göre olağanüstü gelebilir, ancak bunların mayalarının bozuk olduğunu, milliyetçi – ırkçı olduklarını söyleyip durduk. Erdoğan, Bahçeli’den farkı olmayan, nakaratla ırkçı- milliyetçi olduğunu programlarında açıkça ortaya koydu. Bu özellik, Kürtlere bir kez daha oyun oynandığını gösteriyor.

Dêr Hafir’in savaşsız verilmesi, Fırat'ın doğusunda güçlü bir yapının korunması için olumludur. Fırat’ın doğusunda bir yapının korunması sağlanabilmelidir. Şam yönetimi, her aldığı yere yenisini eklemek isteyecektir. Dêrazor'un da isteneceği açıktı. Dêr Hafir'dan Dêrazor'a uzanma tehlikesi var. Uzun zamandır özel yazışmalarımda da “Bazı Arap aşiretlerine güvenilmez” demem, öylesine değildi. Aynı kaygıyı, yeniden dile getirmeyi bir görev sayıyorum. Bu açıdan denetleyebileceğimiz alanlarda işlerimizi düzenleyelim, diğer tehlikeli alanlardan ise çekilelim, derim.

Erdoğan, Bahçeli ve bunların çeteleri, barıştan ve birlikten anlamaz. Bu yığının, yapabileceği tek şey ölüm ve bunun için savaştır. Suriye’de bulunan tüm yabancı güçlerin finansmanı Erdoğan tarafından karşılanıyor. Tepelerinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın var. İçte olduğu kadar, dışta da aynı üslupla Kürtleri düşman sayıyor, kahrolmaları için ellerinden geleni yapıyorlar. Bunlara karşı birlik olmak, direnmek, özellikle de Kürt halkıyla dayanışmak, bölgenin tüm halkları için tarihsel bir görevdir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.