Newroz’un sosyolojisi 

Zozan SİMA yazdı —

22 Mart 2022 Salı - 23:30

  • Newroz’un anlamına uygun biçimde kara kıştan bahara geçişin muştusunun, ölüm halinden dirilişe geçiş coşkusunun, gençlik direnişi ile zafer ulaşmanın iradesinin yansıdığı 2022 Newroz meydanları, tarih-sosyoloji bağının en güzel ifadesi oldu. 

Rêber Apo’nun etrafında toplanan Apocu grubun 1973 Newroz’unda Çubuk Barajı’nda yaptığı ilk toplantısının 50. yılına atfen Newroz’u olabilecek en görkemli haliyle kutladık bu yıl. M.Ö 612’de Med-Babil ortaklığında Asur İmpartorluğu’nun yıkımıyla Mezopotamya halklarının zulme karşı direnişinin 2635. yılını, bahar ve bereket bayramı olarak ise binlerce yıllık daha uzun bir yıldönümünü bıraktık geride.

Yüklenen anlamların zenginliğinden kaynaklı Newroz’un etimolojisi, mitolojisi ve tarihi ile ilgili çok fazla tartışma var. Rêber Apo, tarih ile sosyoloji arasındaki bağı ifade ederken, zamanı oluşumla bağ içerisinde tanımlar. Yani bir şeyin tarihi esasta oluşumu için geçen süredir. Dolayısıyla ne kadar oluşum varsa o kadar da tarih anlatımı çıkar ortaya. Bu bakımdan tarihin sosyolojikleşmesi, sosyolojinin tarihselleşmesi belirlemesinin demek istediğini Newroz’un toplumsal hafızada yer ediş biçiminde oldukça net görürüz. 

Newroz’un oluşum süreci insanın yaşamı anlamlandırma arayışının ifadesi olan semboller ve ritüellerle bezenmiştir. Bunların izleri heftmal, hewtemal, qere çarşembe vb. isimlerle Alevi, Yaresan Kürtlerin bu güne kadar sürdürdüğü gelenekte yaşamaya devam eder. Yaratılışı simgeleyen sayı olarak kabul edilen 7 rakamına atfen bu isimlerin verildiği düşünülmektedir. En ince ayrıntısına kadar hesaplanmış mevsimsel dönüşüm, doğanın canlanması, yıldızların, güneşin hareketi ile bağlantılı ritüeller bunu doğrular karakterdedir. Bu ritüellerde arınma ve yeniden doğuşu canlandırmak için yabani gül (rosa canina) olarak bilinen şîlan dalından yapılan çemberden geçilir. Karların ilk eridiği baca kenarına dere kenarlarından alınmış düz taşlar dizilir, altından ot ya da böceklerin çıkması beklenir. Her bir taş bir kişinin adına konur. Kimin adına konulan taşın altında bir yaşam belirtisi ortaya çıkarsa o yıl onun şanslı olacağına inanılır. Mitolojide ise kışın ölen ve tanrıça ile evlenerek yeniden dirilen tanrının anısına İnanna ile Dumuzzi’nin, İştar ile Temmuz’un, Adonis ile Afrodit’in ve daha nice tanrı-tanrıça ikilisinin kutsal evlilik günüdür Newroz. Bu açından kadın ile erkeğin bir araya gelişi ve bakire tanrıçanın ölen tanrıyı diriltmesi ile baharın gelişiyle canlanan doğa arasında bağ kurulmuş olur. Yaşamın sürmesinin ancak doğanın döngüsünü gerçekleştirmesiyle mümkün olduğunu düşünen kadim inançlar, bu döngüleri kendi toplumsal yaşamlarına, inançlarına yansıtarak anlamlandırmışlardır.

İktidarın hakim olması ile birlikte, yaşamın sürmesinin garantisi sadece doğaya, mevsim döngülerine bağlı olmaktan çıkar. Çünkü yaşama saldıran devlet ve iktidar karşısında yaşamın savunulması gerekir. Direniş Newrozları bu tarihe dayanır. Bugün Kürtlerde Newroz’un simgesi haline gelen Kawayê Hesinkar hikayesi ile Newroz’a baharın gelişinin kutlanmasının yanı sıra zulme karşı direniş anlamı yüklenir. Dolayısıyla Kawayê Hesinkar Kürt halkının ulusal mitolojisi olduğu kadar, halkların zulme karşı verdikleri direnişini simgeler. Firdevsi’nin anlatımına göre zalim kral Dehak’ın omuzlarından çıkan yılanlara her gün iki gencin beyninin yedirilmesi gerekir. Kralın vezirlerinden iyi kalpli Ermail ile Kermail vicdanlarına sığdıramazlar bu durumu ve her seferinde bir genci kurtarırlar. Serbest kalan gençler dağlara, ormanlara kaçarak kurtulurlar. Demirci Kawa, yaktığı ateşle bu gençlere mesaj gönderir ve çağrısıyla toplanan gençlerden oluşan bir ordu ile Dehak’ı yenilgiye uğratır. Bu anlatıya göre Kürt halkı bu gençlerin soyundan türemiştir. 

‘Genç başladık, genç başaracağız’ diyen Apocu Hareket, bu tarihsel anlatının yüzyılımızdaki doğrulaması olmakta. Apocu Hareket, Kürtlerin bastırılan 28 isyanın ardından üzeri betonla örtülmüş mezar sessizliğini bir Newroz günü Çubuk Barajı’nda yaptığı ilk grup toplantısı ile bozar. Mazlum Doğan, Zekiye, Rehşan, Ronahi-Berivan ve daha nicesi, genç bedenlerinde yaktıkları Newroz ateşi ile Newroz’u direnişin geri dönülmez bir özgürlük tutkusuna dönüştürürler. 50 yıl boyunca her Newroz’a yeni anlamlar yüklenmesi, her Newroz’un yeni hamlelerle karşılanması da bu tutkunun sonucu. Bu yılın Newroz’u da Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlamaya adandı. 

Bu Newroz bir gençlik ve kadın Newroz’u olarak herkeste büyük umutlar yarattı. Başta Türk devleti olmak üzere Kürt düşmanlarına en ağır faşizm koşullarında bile Kürtleri yıldıramayacaklarını gösterdi. Türkiye’deki muhalif kesimlere faşizmi yenme iradesinin umudunu aşıladı. Kürt, Arap, Asuri-Süryani halklarının ortaklığı ile Kuzey Doğu Suriye’de yapılan kutlamalar Ortadoğu halklarına demokratik konfederal sistemin çözüm gücünü gösterdi. Newroz’un anlamına uygun biçimde kara kıştan bahara geçişin muştusunun, ölüm halinden dirilişe geçiş coşkusunun, gençlik direnişi ile zafer ulaşmanın iradesinin yansıdığı 2022 Newroz meydanları, tarih-sosyoloji bağının en güzel ifadesi oldu. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.