Zamanın ruhunu yakalamış bir hakikat

Dilzar DÎLOK yazdı —

24 Kasım 2020 Salı - 23:00

  • PKK her döneminde Önder Apo’nun tarihe, toplumsallığa ve devrim diyalektiğine yaptığı katkılar ve müdahaleler sayesinde sürekliliğini koruyabilmiştir. Zamanın ruhunu yakalamış bir hakikattir. Partidir ancak parti olmaktan çok ötedir.

PKK’nin bir kadın partisi olarak 42 yıl boyunca sürdürdüğü mücadelenin toplumsallığı, PKK’yi ayakta tutan temel güçtür. Toplumsallığı da kendini Önder Apo paradigmasına, Önder Apo’nun tüm yaşamı boyunca yarattığı, büyüttüğü, geliştirip çoğalttığı ve milyonlara taşımayı bir varoluş gerekçesi kadar bir insanlık görevi bilmesine dayandırır. Ortadoğu’da hiçbir güç zor’un etkinliği olmadan ayakta duramamıştır. PKK de silahlı direniş yoluyla, devrimci halk savaşı stratejisiyle büyük bir etkinlik yaratmıştır.

PKK’ye yönelik her dönem geliştirilen tasfiye saldırıları, her yıl yenilenen tasfiye konseptleri, durmadan süren saldırılar, kara propagandalar, “denizi kurutma” “çöktürme” “bitirme” “sonunu getirme” ve daha birçok isimle yönetilen saldırılar ve daha birçok saldırının muhatabı kim olsaydı şimdiye kadar yüz defa yıkılıp yok olmuştu. Bunu “imparatorluk olsaydı yıkılırdı” diye de tanımlayabiliriz. İçinden geçtiğimiz süreçte bunun örnekleri de vardır. Irak’ın, Suriye’nin yaşadığı durum, en son Ermenistan’ın yaşadığı durum da farklı boyutları olmakla birlikte bu konuya örnek olmaktadır. PKK, devletlerin ayakta kalmaya dayanamayacağı türden bu saldırılara rağmen hem ayakta kalmış, hem de kendini çağın bilinç seviyesine ulaştırmayı, her dönemde geliştirip yaygınlaştırmayı başarmış bir harekettir. İşte bundan dolayı, PKK bir insanlık hareketidir. İnsanlığı kapsayabildiği, insanlığın geleceğini temsil edebildiği için de güçlüdür.

PKK her döneminde Önder Apo’nun tarihe, toplumsallığa ve devrim diyalektiğine yaptığı katkılar ve müdahaleler sayesinde sürekliliğini koruyabilmiştir. Zamanın ruhunu yakalamış bir hakikattir. Partidir ancak parti olmaktan çok ötedir. Hele hele Kürdistan’daki hiçbir partiye benzememektedir. Bir zihniyet, bir yaşam biçimidir. Bir felsefenin toplumla buluşmayı başarmış halidir. Şüphesiz dünya tarihinde örnekleri vardır, ancak bu düzeyde büyük bir toplumsallıkla buluşan ve kendi toplumundan taşarak Ortadoğu gibi bir büyük bölgeye ve dünyaya yayılmayı başaran bir hareket yoktur. Hem de tüm dünya egemenlerinin birleşik saldırılarına rağmen.

Bir kadın partisi olma kimliğini onurla taşımaktadır PKK. Ve bu kimliğin oluşmasında, büyük bir iç mücadeleyi de beraberinde getirdiği, iç dinamizmleri tümden ayakta tuttuğu, tarihsel-toplumsal cinsiyetçiliklere karşı savaşı tüm zamanlarda diri tuttuğu, her türden egemenliklere karşı derin iç mücadele yürüttüğü gerçeği belirleyici olmuştur. Bundan dolayı da PKK çizgisini benimseyen herkes bu kimliğin büyük bedellerle inşa olduğunun farkında ve hassasiyetindedir.

PKK çizgisi, kadın partisi olmayı tarihsel bir amaç ve sonuç olarak taşımakla birlikte, bunu bir süreklileşen yönteme, yani hakikate dönüştürmüştür. Parti çizgisinin sürekli akışkan, doğurgan, üretken ve yaşam kurucu oluşu, örgütlü, planlı ve bilinçli bir toplumsal irade olarak ortaya çıkan kadın karakteri sayesindedir. Örneğin KCK ve KJK’nin ilan ettiği “Özgürlüğü sağlama zamanı” hamlesi, bu anlamda kadın ideolojisiyle yaşamın bütününe bakmanın ürünüdür. Bu, en zorlu dönemlerde de olsa büyük eylemler doğurabilme yeteneğidir. PKK’nin kadın karakterli yöntemleri özümsemesiyle alakalıdır. Önder Apo’nun tarihsel evrensel karakterinin harekette can bulmasıdır.

Aynı özelliğin bir somutlaşması olarak da kendi bütünlüğü içinde yaşadığı mücadeleler, savaş, düşünsel devinim, çatışmalar, tartışmalar, eğitimler, zorluklar, şahadetler, katılımlar, kendini yenilemenin ve özgür toplumsallığa ulaşmanın devinimleri olarak bu akışkanlığı, doğurganlığı, üretkenliği ve yaşam kuruculuğu anlatır.

PKK Kürt toplumuna kendini tanımlamayı, kendini aramayı, kendine bir tanım aramayı öğretmiştir. Ucuz ve temelsiz kürtçülükler kadar fiyatlandırılmış Kürt düşmanlığının, normalleştirilmiş ihanet çizgisinin karşısında durmayı öğretmiştir. Bu bilinçle bir özgür Kürt tanımı inşa edilmiştir. Özgür kürtlük, içinde sınıflaşmayı, ezen-ezilen ikilemini, iktidarları kabul etmeyen bir toplumsallıktır. Yaşanılan zamanı ve bu zamanda toplumu inşa etmektedir. Bundan dolayı da zamanın ruhunu yakalamış olmanın ötesinde zamanın kendisi olmuştur.

PKK’li çileci değildir, ama tarihsel toplumsal acıları hisseder, acıya yabancılaşmaz. PKK’li fedakardır, fedaidir, her şeyinden feragat edebilir, ancak özgürlüğünden, toplumun iradesinden feragat etmez ve toplumsal iradeyi hiçbir iktidar gücüne vermemenin de fedailiğini esas alır.

Bundan dolayı da PKK’nin çizgisini benimsemek, o çizgiye göre yaşamını yeniden inşa etmek, o çizgiye göre dünyaya bakmak ve o çizgiye göre çocuğu olunan çağı ele almak kolay değildir.

Kolay olmayanı seçenlere, bu seçeneği yaratanlara, tarih olmayı başaranlara, PKK çizgisinde yürüyüşte verilen bedelleri, yolda ayağına batan dikenler sayıp yola devam edenlere, insan olanlara, özgür olanlara selam olsun.

PKK’nin yeni yaşı, yeni yılı Kürdistan halkına ve dünyanın herhangi bir yerinde olan tüm özgürlük ve hakikat arayışçılarına kutlu olsun.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.