ABD'de Trump'ın fikri iktidarda

Aykan SEVER yazdı —

5 Nisan 2022 Salı - 23:30

  • Savaşın taraflarının egemenleri yeni sıcak çatışmalara hazırlanıyor. Dünyanın genelinde yürüyen paylaşım savaşının burada sıcak bir evreye şu ya da bu zamanda kendi elleriyle geçireceklerinin bilincindeler. 

Biden, ABD'de seçimler öncesi sınırlı da olsa olumlu diye nitelenebilecek çeşitli vaatlerde bulunmuştu. En azından Trump'ın ırkçı, şiddet dolu, militarist zihniyetine karşı olduğu türünden laflar ediyordu. Fakat kendi iktidarı adeta Trump'ın yeniden doğuşuna dönüştü. Trump kendisi iktidarda değilse de fikri öyle.

Bundan kastım sadece Biden döneminde yükseltilen militarizm değil. Ama ona da kısaca değinmeden geçmek olmaz. Biden iktidarı sonrası ABD, silah satışlarını artırmaya devam etti. Açık ara yine dünya şampiyonu. Biden yönetimi  geçtiğimiz günlerde ise Pentagon'un 2023 yılı "savunma" harcamaları için 813.3 milyar dolar bütçe istedi. Trump dönemi 2020 bütçesi "savunma" harcamaları 738 milyar dolardı. 2023 yılına öngörülen 1.58 trilyon dolarlık "isteğe bağlı" harcama talebinin de önemli bir kısmını askeri harcamalar oluşturuyor. Burada da Trump'ı katlayan bir durum söz konusu.

Benim asıl dikkatimi çekense Amerika'nın kendi içindeki hiç bitmeyen, aklına esenin sokağa çıkıp insanları taraması, ırkçı cinayetler ve devlet terörü kapsamında sayılması gereken polisin düzenli olarak insanları öldürmesi. ABD'de polis saldırısı sonucu 2021 yılında, 1136 kişinin hayatını kaybetti. Bu yıl da polisler tarafından 24 Mart itibariyle toplam 249 kişi öldürülmüş. Bu cinayetler arasında birisi özellikle dikkatimi çekti. 22 yaşındaki siyah Amir Locke 2 Şubat 2022'de evinde uyurken polisler tarafından öldürüldü. Olay polis kameralarına yansıdı. Elbette protestolar oldu. Fakat nedense Trump döneminde herkesi ayağa kaldıran George Floyd cinayeti kadar basında yer almadı. Çünkü cinayet basının önemli bir kısmının çok sevdiği bir liderin döneminde işlenmişti, ne gerek vardı. Hem Biden kolluk kuvvetlerine “suçun önlenmesi eforları” kapsamında, 30 milyarlık bir bütçe ayrılmasını isteyip ödüllendirirken polisleri eleştirmenin sırası mı? 

Hikaye maalesef Siyah Hayatlar Önemlidir Hareketi gibi oluşumların devrimci dinamizmini iktidara gelmek için kullanan, sivil silahlanmayı önlemek için adım atmayan bir tür "demokrat"lığın pragmatist, göstermelik performansından ibaret. Bu sağcı politikaların sonucu kazanan da Trump oluyor. Geçen haftaki anketlerde Trump 6 puan öndeydi.

Bu faslı bitirmeden Amerikan basınına bütünüyle haksızlık yapmamak gerektiğinin de altını çizeyim. Washington Post: Joe Biden’ın oğlu Çinli enerji şirketinden 5 milyon dolara yakın para aldı, diye geçen hafta bir haber yazdı, yazabildi. Bir araştırma sonucu kaleme alınan bu haberin ciddi bir yankısı oldu mu emin değilim. Amerikalılar ve Biden ailesi bu işlere ne de olsa alışıklar. Ama en azından Washington Post kapatılmadı, bu da iyi bir şey.

Bu hafta her iki tarafın da masada güçlü olmak adına savaşı sürdürmekte ısrarcı olduğu, barış istemediği Ukrayna savaşının yalan ve propaganda kaplı siluetinden çok da bahsetmeye gerek yok.

Post-modern karakterli 3. Dünya Savaşı'nın Uzak Doğu cephesinde ise yeni hareketlenmeler var. ABD-Filipinlerle geçen hafta 10 günlük bir askeri tatbikat başlattı. "Asla saldırı için yapılmayan" bu tatbikatta Tayvan'ın güneyine bakan bir bölgeye Patriot hava savunma sistemleri yerleştirilmiş. Kesinlikle Çin üzerine alınmamıştır bu hamleden fakat benim aklıma Filipinler Devlet Başkanı Duderte'nin ne zaman diktatörlükten kurtulduğu ve "demokrasi" saflarına katıldığı sorusu takılı kaldı. Elbette dünyayı demokrasi/otokrasi ikileminde tanımlayan "Başkan" Biden'dan daha iyi bilecek halimiz yok.

Olay bunlarla da sınırlı kalmadı. ABD Senato'sundan geçen, Çin'le rekabet başlığı taşıyan bir yasa tasarısına göre Tayvan, Amerika'nın Hint-Pasifik bölgesi stratejisinin bir parçası olarak kabul edilecek. Bu politika benimsenirse Tayvan giderek bölgede ABD'nin daha fazla askeri üssüne aynı zamanda Çin için zehirli bir yeme dönüşecek.

Çin de Avustralya'nın burnunun dibindeki Solomon Adaları'yla asker göndermeyi de içeren bir anlaşmayı geçen hafta imzaladı. Buna karşı Canberra yönetimi ise hemen yeni silah anlaşmalarına imza attı. Maalesef hemen silaha davranmak, ölümü kutsamaktan başka bir şey akıllarına gelmiyor.

Sonuçta savaşın taraflarının egemenleri yeni sıcak çatışmalara hazırlanıyor. Dünyanın genelinde yürüyen paylaşım savaşının burada sıcak bir evreye şu ya da bu zamanda kendi elleriyle geçireceklerinin bilincindeler. Fakat elbette yarın savaş başlayınca, fail olma durumunu ilk inkar edecek olanlar da onlar.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.