Birleşik kitlesel 1 Mayıs için

Ziya ULUSOY yazdı —

  • Geçen yılki mitingin zayıflığının ve Taksim’i zorlamayı tekrarlayarak militanlıkla övünüp kitleleri etkileyememenin nedeni, kitleleri seferber etme başarısızlığından kaynaklanıyor.

1 Mayıs’ın, son yılların deneyiminden hareket edersek ülke çapında ve kitlesel eylemlilikle geçmesi hedeflenmeli, çünkü Türkiye ve Kürdistan çapında eylemlerin kitleselliği, genellikle yerinde sayıyor.

Erdoğan-Bahçeli faşizmi, Taksim 1 Mayıs Alanı’nı yasaklayarak, baskı ve tehditle saldırarak önleyemediği 1 Mayıs’ı yine zayıf tutmaya çalışacak. İktidar ve sermaye, devrimci ve komünist hareketi “terörist” demagojisiyle, işçiyi işten atma tehdidiyle 1 Mayıs’ın zayıf kalmasına çaba harcayacak. Sendikal bürokrasi, geçen yıl/yıllarda yaptığı gibi, yasak savma ve devrimci 1 Mayıs’tan işçiyi uzak tutma taktiği güdecek. Komünist ve devrimci hareketi, işçi kitlesinden “terör örgütleri”, ”bölücüler” demagojisiyle tecrit etmeye çalışacak. Bundan daha önemlisi, 19 Mart, 8 Mart ve Newroz’da yaşanan kitlesellik, gerçek bir siyasi eğilimi yansıtıyor olmasına rağmen ileri bir kitlesellikle 1 Mayıslara akmıyor. Bu zayıflığı dikkate alırsak geniş kitlesel başkaldırıların kitlesine, sayısız tekil, kısmi ve genel hak ve siyasi mücadeleler içinden geçmesine önderlik edilerek, istikrarlı devrimci nitelik ve kitle militanlığı kazandırılabilir.

Komünist ve devrimci hareket, bu mücadelelere önderlik ederek, ancak bu mücadeleler içinde işçi sınıfı ve ezilenlerin kitlelerine güven verebilir. Öz güven kazanmalarını ve bu yolla programatik bilinci edinmelerini sağlayabilir. Süreç elbette eşitsiz hızda gelişir. Faşist saldırılar altında kimi zaman gerileyerek kimi zaman bu engelleri püskürterek gelişir. Bu yolla aynı zamanda devrimci harekete ve kitle örgütlerinin devrimci mevzilerine akış gelişir ve hızlandırılabilir. Öncü devrimci örgütlerin ve kitlelerin örgütlü devrimci birikimi geliştirilebilir. 1 Mayıslar, İstanbul/Taksim’i bu gelişme sayesinde kazanabilir ya da geniş kitle militanlığının devrimci istikrar kazanması sayesinde yasakları aşarak zaptedebilir. 1 Mayıs alanını elde etmenin öz güven ve deneyimini, mücadeleyi yükseltmenin başka bir ileri basamağı yapabilir.

Bu nedenlerle, ‘96 1 Mayıs’ında olduğu gibi kimi zaman başka alanlarda kitlesel 1 Mayıslar deneyimini yeniden yaşatmak gerekir. Geçen yılki Kadıköy mitinginin zayıflığının da, kadro gücüyle Taksim’i zorlamayı sürekli tekrarlayarak militanlıkla övünüp işçi ve halk kitleleri etkileyememenin de nedeni, esasen her günkü mücadelede kitleleri seferber etme başarısızlığından kaynaklanıyor. Aslolan bu nedeni gidermektir.

Kitlelerin devrimcileşme hızı ve düzeyinin zayıflığından hareketle devrimci iradi çabayı küçümseyen eğilim de, kitleleri devrimci mevzilere kazanmanın karmaşık yol, yöntem ve politikalarını sürekli irdelemenin düşünsel ve pratik zorluklarından kaçınan eğilim de kendiliğindencilik üretiyor. Faşizmin kitle desteğini yararak ilerlemeyi sağlamadığı gibi, Gezi ve 19 Mart büyük kitlesel başkaldırılarına katılan kitlelerin, burjuva parlamenter muhalefete bağlanmasını önleyemiyor.

Bu 1 Mayıs, birleşik, kitlesel, Türkiye ve Kuzey Kürdistan çapında eylemlerle gerçekleştirilmeli. İşçi sınıfından yaşam alanlarını savunanlara, öğrenci gençlikten kadınlara, halkları enternasyonalist proleter kardeşlikle birleştiren özelliğiyle elbette değişik emekçi ve ezilen kesim ve sınıfları kapsamalı.

İşçi sınıfının yaşam koşullarının iyileştirilmesi için de 3. Dünya Savaşı'nı örmekte olan emperyalist savaşlara son verilmesi, Kürt halkının kolektif ulusal demokratik taleplerinin kabulü, İmralı, F, Kuyu tipi zindanlardaki siyasi tutsakların özgürlüğü için de bu 1 Mayıs kitlesel ve güçlü eylemlerle geçmeli.

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.