Rojava ve süreç
Ziya ULUSOY yazdı —
- Erdoğan-Bahçeli kliği, Suriye’de himayeci sömürgeci ve Özerk Yönetim alanında kısmi kirli savaş 'başarısını', Türkiye’de faşizmin kitle desteğini pekiştirmenin kaldıracı olarak kullanıyor.
ZİYA ULUSOY
Rojava’da 10 Mart Mutabakatı'ndan sonra, süreç üzerine etkileri tartışılmaya başlandı. Erdoğan-Bahçeli, Rojava’da QSD’yi dağıtacaklarını hesap ediyorlardı. Bu hedef doğrultusunda bir yıl boyunca HTŞ-SMO çetelerini eğitip tank-top-SİHA ile donattılar. Tek bir QSD’li kalmayıncaya değin yoketme savaş emri yağdırdılar. Kürt halkını aşağılayan, çamur atan, zafer naraları yayan psikolojik savaşı yoğunlaştırdılar.
Emperyalistlerin ve Suudi-Katar desteğinde, Erdoğan-Bahçeli’nin ordusunun yönetiminde HTŞ-SMO çetelerinin kirli savaşı, Rojava sınırlarında QSD’nin ve halk seferberliğinin can bedelli direnişiyle karşılaşınca, Erdoğan’ın “QSD’yi dağıtıp biat etmezseniz felaket ve intihar olur” tehdidi ve katliamcı hevesi yarım kaldı. 18 Ocak Anlaşması sahada değişti ve 29 Ocak mutabakatı gerçekleşti. QSD geri çekildiği Doğu Suriye alanı ve aşiretlerini kaybetti fakat Rojava’yı korumayı mücadeleyle başardı.
Kirli niyetinin göstergesi
29 Ocak mutabakatına ilişkin iki taraf arasındaki yorum farkının işaret ettiği gibi, özellikle Erdoğan-Bahçeli-Colani tarafı koşulları elverişli bulduğunda savaş tehdit ve saldırısını deneyecek. Ekonomik kuşatmayı, Rojava halkını açlığa, Kerbala benzeri susuzluğa mahkumiyeti sürdürmesi, kirli niyetini açığa vuruyor.
Erdoğan-Bahçeli, amaçları kursaklarında kalsa da QSD’nin alan ve güç kaybetmesini fırsat bilerek, sürecin hızlanacağını belirtiyorlar. Erdoğan, “Türkiye ve bölgede terörü sona erdirme” adını vermeye devam ettiği süreci hızlandıracaklarını söyledi. Bahçeli ise 'umut hakkı', Demirtaş için serbestlik, Ahmetlerin gaspedilen belediye başkanlıklarının verilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu arada Ahmet Özer’e verilen hapis cezasını ise görmezden geldiğine göre bu sözleri de Kürt halkını oyalama aracı.
Kürt halkının ayağa kalkması
Esasen Kürdistan çapında Kürt halkının Rojava için ayağa kalkması, Edoğan-Bahçeli’yi ürküttü. Soykırımcı psikolojik savaş dilini, uzlaşıcı bir dile dönüştürmeye başladılar fakat 'salamı dilimleyerek yeme' şeklindeki geleneksel burjuva taktiğini uygulamaya devam ediyorlar. Kürt halkını ve Kürt Özgürlük Hareketi’ni oyalarken, burjuva muhalefete, sosyalistlere ve Rojava’yı destekleyen eylemlere katılan DEM kitlesine yönelik saldırılarını sürdürüyorlar. Bu kez ESP’ye yaptıkları gibi toptan tutuklama yöntemini sosyalistlere deneyecekler. Faşist baskılar altında muhtemel seçim başarısından sonra benzer saldırıyı Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt halkına belki de daha geniş çaplı yöneltmeyi deneyebilirler.
Kaldıraç olarak kullanıyor
Erdoğan-Bahçeli kliği, Suriye’de himayeci sömürgeci ve Özerk Yönetim alanında kısmi kirli savaş başarısını, Türkiye’de faşizmin kitle desteğini pekiştirmenin kaldıracı olarak kullanıyor. Kürdistan çapında ve Bakur’da kitlesel gösteriler, Kürt halkının sömürgecilikten temkinli beklentisinin sona erdiğini gösterdi.
Öte yandan, olması gerektiği ölçüde değil ama sosyalistlerin bir bölümü şovenist faşist dalgayı cesurca göğüsleyerek sonrası için umudu ayakta tuttu. İşçiler, estirilen şovenist “zafer” rüzgarını bir yana bırakarak varolan grevleri sürdürdü. CHP, kendisine yönelen ağır faşist saldırıya karşı kontrollü direnişini sürdürdü. Genel Başkanı Özel, Erdoğan-Bahçeli’nin sömürgeci savaşına karşı demeç vererek Rojava’ya savaşı desteklemedi.
Erdoğan-Bahçeli iktidarı, kendi bekası için içte faşizmin or ve baskısını sürdürecek ve bölgede Trump ABD’sinin “rakipsiz” hakimiyetinde bölge hiyarerşisinin dayanaklarından biri olacak. Bölgesel savaş maceraları, iktidar ve çevresine savaş ganimetleriyle sermaye büyütme imkanı ama halklara da felaket ve yoksulluk getirecek. Şovenist histerinin dayandığı temeli çökertecek.
Küstahlığı püskürtmek için
ABD emperyalizmi hakimiyetini devasa militarist gücü desteğinde ve vekillerini savaşa sürerek pekiştirmeye yönelirken, bölgedeki iş birlikçileri Erdoğan'dan Suudi veliahdına değin, monarşi ve faşizmi kalıcılaştıramalarını destekleyecek ve “fetih”lerinde daha fazla “serbest” bırakacak. Süreç, Rojava’ya savaşı durduramadı. Rojava’daki mutabakat da değişkenliklerle dolu olarak, Etdoğan’ın “süreci hızlandıracak” sözünün yönünün, demokratikleşme değil manevra olacağını gösteriyor.
Deneyim gösterdi ki, halk mücadeleleri geliştirildiği ölçüde Erdoğan-Bahçeli faşizminin kalıcılaşma ve Kürt düşmanı sömürgeci yayılmacılığı sürdürme küstahlığı püskürtülebilir. Demokratik hak ve özgürlükler genişletletilebilir.
Rojava direnişi ve birlikte kitle hareketinin yükseltilmesi, faşizmin katliamcı hevesini yarım bıraktı. Sosyalistler, Kürt hareketi ve özgürlükçü güçlerin birleşik odak olarak kitlesel mücadeleleri geliştirebilmeleri, faşizmin saldırganlığını püskürtecek, yenilmesinin yolunu açacaktır.
