Halep’te karşıdevrimin Pirus zaferi

Ziya ULUSOY yazdı —

  • QSD, barış ve anlaşmadan yana bir tavır ile öz savunma stratejisi izliyor. Diplomasiyle güç dengelerinden yararlanma yoluyla büyük çaplı savaşı savuşturmaya çalışıyor.
  • Erdoğan, eğer QSD’ye karşı büyük çaplı savaşı başlatabilir ve başarı kazanırsa Suriye halkları için karanlık bir faşizm belası dönemini “istikrar”a kavuşturur.

ZİYA ULUSOY

Halep'in Kürt mahallelerine, Erdoğan-Colani’nin 40 bini aşkın çete gücü ve top-tank-SİHA’yla saldırısı karşısında halk ve Asayiş gücü direndi. Aşırı eşitsiz koşullarda askeri bir yenilgi kaçınılmazdı. 50’ye yakın sivil, Asayiş’in komutan ve savaşçılarından kayıplar yaşandı. Yüzlerce kişi yaralandı, yüzlerce sivil kaçırıldı, yaklaşık 150 bini aşkın sivil de savaş tehdidiyle kış şartlarında tehcir edildi. Türk ordusunun Efrîn’den tehcir ettiği on binlerce sivil, yeniden aynı kaderi paylaştı.

Saldırı, Erdoğan-Colani faşizmi tarafından önceden planlandı. Nitekim saldırıda Erdoğan-Bahçeli’ye bağlı SMO’nun Emşat, Sultan Murat, Hemzat tümenleri (60., 62., 72. ve 86. tümenler) ön planda rol oynadı. Erdoğan-Bahçeli’nin işgalci savaşları, Kuzey ve Doğu Suriye’nin bütününü savaş alanına çevirme  tehdidi, salam taktiğiyle Alevi ve Dürzi katliamları gerçekleştirmeleri, HTŞ-SMO’yu büyük çaplı silahlarla eğitip donatmaları, kendi protektorası (himayesi altına aldığı) İslamcı faşist diktatörlük inşası amacına bağlı stratejisinin, acımasız ve soykırımcı pratiğidir.

Erdoğan, daha önce Demokratik Özerk Yönetim’in seçim yapma kararını doğrudan savaş nedeni saydı ve engelledi. HTŞ-SMO çetelerine ise seçimsiz, ukdesindeki İslamcı/tekfirci faşist  bir diktatörlüğü kurdurma işine girişti.

Soykırımcı savaşa yol veriyorlar

Emperyalist ve bölgenin güçlü devletleri, Erdoğan-Colani’nin katliamcı savaşına yol verdi. Erdoğan, Trump ve Starmer ile görüşerek planına onay alırken, Fidan-Kalında bölge devletlerini turlayarak destek aldılar. Bu karşıdevrimci birlik, elbette onların sınıfsal ve emperyalist çıkarlarından kaynaklanıyor. Halep’in iki mahallesinde ve Özerk Yönetim bölgesinde demokratik-halkçı bir rejimi, gericilik ve emperyalizm için riskli buluyorlar. Kısmi nedenler bir yana asıl bu nedenle Erdoğan-Colani’nin faşist soykırımcı savaşına yol veriyorlar.

İsrail, önce Azerbaycan’daki, Halep savaşı öngününde ise Paris’teki, HTŞ-Türkiye-İsrail-Fransa görüşmelerinde Şam’ın güneyi verilerek, HTŞ’nin İbrahim Anlaşması'na katılımı kotarılarak ve HAMAS’ın Gazze iddiasından vazgeçirilmesi rüşvetiyle tatmin edildi. Suweyda eksenindeki Dürzi halkının katledilmesine müdahale dışında karışmaması sağlandı.

Dêr Hafir-Meskene-Tişrîn hattı

Erdoğan-Colani, Şêxmeqsûd-Eşrefiyê savaşının “zafer”inden cesaretle, Dêr Hafir-Meskene-Tişrîn saldırısını başlattı. Muhtemelen bu saldırıya ilişkin de ABD ve İsrail’in oluru önceden hazır. Tom Barrack’ın, Ankara’da Saray yetkilileriyle görüştükten sonra “bölgede Türkiye ile iş birliğine devam edeceğiz” demeci bunun işaret. Halep mahallelerinden farklı olarak bu üç alandaki savaşın sert geçeceği anlaşılıyor. Askeri alan dışında fabrika ve köylerin, Erdoğan-Colani faşist mihveri tarafından şimdiden tank-top-SİHA ateşine tabi tutulması da bunun işareti.

Eğer bu üç cepteki muhtemel sert savaşta Erdoğan-Colani savaş mihveri, uğursuz bir başarı kazanırsa Fırat’ın doğusuna büyük çaplı savaşı başlatmayı deneyecek. Önce muhtemel Türk ordusu bombardımanları ve savaş tehditiyle hapisteki binlerce DAİŞ'liyi salacak saldırılar evresi yaşanacak. “QSD terör örgütüdür”, Halep mahalleleri savaşından sonra “tarihi fırsat,  QSD silahsızlansın, Colani’ye biat etsin” çemkirmeleri bunun ön belirtisi.

QSD, savaşı savuşturmaya çalışıyor

Bu ön savaş saldırıları ve Özerk Yönetim’e toptan savaş tehditleri, ABD ve İsrail’in frenleyici diplomasisi yoluyla ve muhtemel İran seferinin akamete uğratmasıyla bir süre ertelenir mi? Bunu süreçte içinde göreceğiz.

QSD, özerkliğini koruyarak barış ve anlaşmadan yana bir tavır ile öz savunma stratejisi izliyor. Diplomasiyle güç dengelerinden yararlanma yoluyla büyük çaplı savaşı savuşturmaya çalışıyor.

Türk ordusu sefere histerisi

Emperyalist-gerici devletlerin karşıdevrimci birliğinin dışında, Erdoğan faşizmine karşı olan burjuva Kemalist, milliyetçi, liberal güçler de sessizlik yoluyla veya QSD’ye karşı Türk ordusu sefere histerisiyle nesnel-öznel destek sunuyorlar. Erdoğan-Bahçeli, Suriye’yi işgal altında tutarak, 13 yıllık yıkıcı iç savaşı örgütleyerek, Kürtlere karşı soykırımcı işgalci savaş yürüttükten sonra tümüyle yutma savaşına “Suriye’nin bütünlüğü” yalanı, “Türkiye’nin güvenliği” demagojisiyle bu kesimlerin ve Türk halkının desteğini almaya çalışıyor. 

Erdoğan, eğer QSD’ye karşı büyük çaplı savaşı başlatabilir ve başarı kazanırsa Suriye halkları için karanlık bir faşizm belası dönemini “istikrar”a kavuşturur. Türkiye’de faşizmin kalıcı kılmasına kaldıraç olur. Bölgede emperyalist ve gericiliğin faşist, sömürgeci, teokratik karanlığının bir süre kalıcı olacağı bir dönemimin başlangıcı rolünü oynar.

Bunu engellemek için halk kitlelerinin, Erdoğan-Bahçeli’nin savaş stratejisine karşı Kuzey ve Doğu Suriye halkları ile QSD’yi destekleme seferberliği, bu nedenle yaşamsal. Halep’te karşıdevrimin zaferi, bu yolla ve QSD direnişiyle Pirus zaferine mahkum edilebilir, edilmeli!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.