• Yerli faşistlerin katilliğine karşı mücadeleyi, politik İslamcıların halkı hedef alan ve yerli faşizmin işini kolaylaştıran katliamlarına karşı kararlı tutumla birleştirmek şarttır.

ZİYA ULUSOY

Fransa’da gençliğin kitle eylemleri yoğunlaşınca, burjuva parti liderleri ve medyası, gençliği “vandallık” ve “yağmacılık”la suçlama yarışına giriştiler.

Üstü örtük veya açıkça, göçmen gençlerin şiddete ve yağmaya başvurduklarını dile getirdiler. Bazıları ise Fransa’da ve Almanya’da açıkça göçmen gençliği suçladı. Almanya İçişleri Bakanı A. Dobrindt, "göçmen çevrelerinden gelen vandallar" ifadesini kullandı. Daha önce Başbakan Merz, “şiddetin önemli bir bölümünün Almanya'ya göç eden gruplardan geldiğini de dile getirmeliyiz" söylemini fütursuzca deklare etti. Merz, “göçmenler kentlerimizi” ahlaki anlamda “kirleten görüntü sergiliyorlar” demecini de vermişti. CDU'lu Meclis Başkan Yardımcısı Spahn, ”çalışmayan ve şiddete eğilimli göçmenler Almanya’yı terk etmeli” demeciyle niyetini açığa vurmuştu.

Faşist partiler, göçmenleri kovmayı, açıkça program maddesi ve başta gelen temel ajitasyon malzemesi yapıyor. Le Pen’in National Rally’si, Almanya’da AfD, İngiltere’de Farage’nin Reform UK’u göçmen tehcirini açıkça dile getiriyor. İtalya’da faşist Meloni ve partisi, göçmen yasağını yasalaştırmaya girişti. Avusturya ve Hollanda'da faşist partiler, göçmen tehcirini ajitasyonlarının birinci sırasına koyuyor. Avrupa’da faşist ve liberal partiler, yöneticilerin emriyle polisin el koparan, gözünü göremez hale getiren şiddetini ve OHAL yasaklarını desteklediler. Gençleri şiddet ve yağmayla suçlama ajitasyonunu, devlet şiddetinin üzerini örtmek için kullanıyorlar.

Trump ve güruhu ise Avrupa burjuvazisinin göçmenlerin ülkelerini çökerttikleri yönündeki suçlamasını dile getirdi. ABD’de elektronik, dikenli tel ve betondan oluşan meşhur duvarın yaklaşık bin kilometresi inşa edildi. Daha önemlisi de ICE marifetiyle göçmen avını başlattı. Siyahları ve antifaşist yerlileri öldürdü.

Sermaye oligarşisi ve faşistinden liberaline siyasi temsilcileri, genç işgücüne ihtiyaç duydukları ve işçi ücretlerini baskılamanın asıl aracı yaptıkları halde göçmen düşmanlığını tırmandırıyorlar. Birincisi; elbette sosyal hakların ve işçi haklarının tasfiyeyi hızlandırırken, bunun üzerini örtmeye, yerli işçileri ve küçük burjuvaları bu yolla saldırganlıklarının destekçisi yapmaya çalışıyorlar. İkincisi; yerli gençler ve işçilerin öncülük ettikleri ve ana gücünü oluşturdukları kitle hareketi ile komünist ve devrimci partileri, küçük burjuva muhalif düzen partilerini şiddetle suçlayarak birbirlerinden koparmayı hedefliyorlar.

Kısacası yerli ve göçmen işçi sınıfının mücadele birliğini bölmeye, devrimci partilerin işçi ve gençlik kitleleriyle kaynaşmasını bu yolla ve “vandalizm” suçlamasıyla engellemeye çalışıyorlar. Uyguladıkları devlet şiddetini göçmen düşmanlığının etkisi altına aldıkları kitle nezdinde meşrulaştırmayı amaçlıyorlar. Ayrıca gençliği, göçmen düşmanlığı aracılığıyla saflarına çekerek, emperyalist şovenizmle ve militarizmle zehirlemek istiyorlar.

Öncelikle önerilmesi gereken ve tutulacak yol, işçi ve gençlik eylemlerine, yoğunlaştırılmış çalışmayla en geniş yerli-göçmen seferberliğini gerçekleştirmektir. Bu başarıldığı ölçüde göçmen-yerli işçi ve gençlerin birliği ve kaynaşması sağlanacak, göçmen düşmanlığını püskürtmenin sağlam temeli atılacak.

Gençlik-işçi kitle hareketinde öne çıkan bir yön de faşizme karşı şiarların yükselmesidir. Aynı zamanda Fransa ve Almanya'da önemli bir kitle, faşist partilerin kongrelerini kuşatmaya çalışarak gözdağı veriyor. Faşizme karşı kitlesel mücadele ile kararlı dövüşkenlik iç içe yürütülebiliyor. Faşizme karşı bu tavır ve mücadele, tırmandırılan faşist dalgayı kırmada son derece yaşamsal bir rol oynuyor. 

Burjuvazi, İslamofobiyi yükselterek de etkili olmaya çalışıyor. Göçmen işçi ve gençlik kitlesini eylemlere yoğunca seferber etmek bu silahı kırmanın etkili başlıca yolu. Ayrıca yerli faşistlerin katilliğine karşı mücadeleyi, politik İslamcıların halkı hedef alan ve yerli faşizmin işini kolaylaştıran katliamlarına karşı kararlı tutumla birleştirmek şarttır.

Sonuç olarak; Avrupa gençlik ve işçi kitlelerinin eylemleri yaygınlaşırken, burjuvazinin tırmandırmış olduğu göçmen düşmanlığını yıkmanın son derece değerli bir imkanı haline getirmek gerekiyor.