• Komünist ve devrimci hareket, uzun yıllar boyunca işçi sınıfı ve ezilen kesimlerin hareketini geliştirmede, onun içeriden bir parçası ve öncüsü olmada başarılı olamadı.

ZİYA ULUSOY

Komünist ve devrimci hareket, kitle desteğinden yoksun hale gelmişken, bunu sakıngan biçimde ifade ediyor. Nedenlerini ise sadece faşizmin fiziki saldırılarının ağırlığıyla sınırlıyor.

Erdoğan-Bahçeli faşizminin yoğun fiziki saldırıları, komünist ve devrimci hareketi ve işçi sınıfıyla diğer ezilen sınıf ve kesimlerin mücadelelerini gerilettiği gerçek fakat gerçeğin temel boyutlarından yalnızca biridir. Gerçeğin diğer temel boyutu şu ki; komünist ve devrimci hareket, uzun yıllar boyunca işçi sınıfı ve ezilen kesimlerin hareketini geliştirmede, onunla koparılamaz bağlar kurmada ve onun içeriden bir parçası ve öncüsü olmada başarılı olamadı. Genellikle dışarıdan müdahaleyle bağ kurma çalışmasını, içinden bir hareket haline gelme hedefine tabi kılmadı.

İzlemedikleri çizgi

İşçi sınıfının iktidarını ve kurtuluşunu amaçlayan bir hareket, içeriden öncü haline geldiği ölçüde faşizmin devrimci hareketi tasfiye saldırısına karşı başarıyla direnebilir. Bu durum, hem ilgili kitlenin kendi içindeki öncülerini sahiplenip direnişe katılmasına hem de faşizmin sürek avlarına ve yasaklarına karşı içeriden yeni ögelerin öne çıkmasına ve etkili taleplerle yeniden mücadeleyi geliştirmesine yansır. Devrimci ve komünist hareket, işçi sınıfı ve ezilenlerin hareketinin içinden olma hedefini esas alarak, bu sınıfların devrimci hareketini geliştirme çizgisini izlemedi. Kurabildiği kitle bağları ve aldığı desteği, öncü eyleme tabi kılma yolunda yürüdü. Oysa kitle bağları ve etkisini, kitlelerin mücadelelerini yaygınlaştırma, genelleştirme, devrimcileştirmeye tabi kıldığı ölçüde, faşizmin fiziki saldırılarının yolaçtığı kayıpların yerini doldurabilir ve doldurabilirdi.

Öncüye güvenin tesisi

Unutmamak gerekir ki; kitleler, devrimci şiar ve programları benimseme kararlığını, mücadeleyle seferber edildikleri ölçüde ve sayısız mücadele deneyiminden geçerek kazanabilir. Bu mücadeleler içinde öncüyle kararlı bağlar, sarsılmaz ve kolayca yıkılamaz güven geliştirebilirler. Öncünün kitleler adına eylemi, dışarıdan “etkileyici” bir eylem olarak kaldıkça, kitleler geniş çaplı ve sayısız mücadele deneyimi içinden devrimci örgütlerin çalışmasıyla geçmedikleri müddetçe, öncüye bu çok kararlı güveni edinemez ve öncünün program ve hedeflerini benimseyemez.

Bir kıvılcım, yalnızca dünyada ve ülkede kitlelerin devrimci mücadele dalgası çok yüksek olduğu somut koşullarda bozkırı tutuşturabilir. Ayrıca vurgulamak gerekir ki; emekçilerin büyük ölçüde işçileştiği ve kentlileşen dünyada mücadele, bir kıvılcım değil, kitleleri eğiterek daha yüksek biçimlere ulaşmalarını sağlar.

Yöntem ve araçları geliştirme

Tabii ki, devrimci hareketin çalışma yöntemlerini ve mücadele araçlarını sürekli geliştirmesi gerekir. Propaganda, ajitasyon araçlarını geliştirmek ve yenilemek başlıbaşına irdelenmesi gereken bir alan. Kitle içinde öncü çalışmanın değerlendireceği başlıca diğer araç, kitle örgütleridir. İşçi kitle örgütleri olarak sendikalar ve diğer ezilen sınıfların kitle örgütleri, öncü ile kitleler arasında volan kayışlarıdır. İletişim tekniğinin gelişmesiyle konu içerikli, tekil ve kesimsel alanlarda ağlar da daha gevşek ilişki/bağ biçimlerini oluşturmaya başladı. Elbette ağlar kitle örgütlerinin yerini alamaz, çünkü sürekli bir örgütlülüğü ifade etmez.

Bağımsız sendika geliştirme

Komünist ve devrimci hareket, kitle örgütlerinde devrimci mevziler kazanma ve geliştirmede, kazandığı mevzileri daha geniş kitleleri mücadeleye seferber etme ve örgütlemede başarılı değil. Bağımsız sendikalar geliştirmede de henüz işin başında. Bunun ağır sonuçları, yalnızca devrimci hareketi zayıf bırakmakla kalmıyor, sendika bürokratlarının faşizmi desteklemelerinde pervasız olmalarını cesaretlendiriyor. İşçi kitlelerinin sendikalardan kopmalarına da yol açıyor. Faşizme destek olmayan sendikacıları da taban insiyatifini önemsememe, sendika içi demokrasiyi geliştirmemeleri, bürokratikleşme yönünde cesaretlendiriyor.

Yenildiğimiz yerden yeniden

Komünist ve devrimci hareket, yasal sosyalist hareketin sağ kendiliğindencilikle karakterize zaaflarına alternatif olarak öncü mücadeleciliğinin duygusal rehavetiyle mevcut durumu devam ettiremez. Ödenen bedellere karşılık, kitleleri mücadele saflarına seferber edemeyen, belirttiğimiz zaaflar da sol kendiliğindencilikle karakterize olmaktadır. Sol kendiliğindencilik de başka bir yoldan, işçi sınıfı ve ezilen kitleleri burjuva ve küçük burjuva her türden akımın hakimiyeti altında kalmalarını kolaylaştırıyor. Ağır çekim yenildiğimiz yerden yeniden başlayarak ve hatalarımızdan çıkaracağımız derslerle donanarak yeniden işçi sınıfı ve ezilenlerin kitle mücadelesini geliştirme zemininde devrimci ve komünist hareket geliştirilebilir, geliştirilmelidir.