- Trump ABD’sinin NATO’yu dağıtmayacağı ve Ankara Zirvesi’nde devam edeceği onaylansa da, ittifakın başlıca güçleri arasındaki birliğin kalıcı değil, geçici olacağı görülüyor.
ZİYA ULUSOY
NATO'nun Ankara'daki zirvesi, Trump’ın 2. döneminde gerçekleşiyor. Trump, ilk döneminde AB’li müttefiklerini aşağılamış, silahlanma ve savaş harcamalarını bütçelerinin yüzde 2’ye çıkarmalarını dayatmış, sonuçta NATO içi ilişkiyi krize sokmuştu. Macron, “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” demişti.
Biden ise NATO’yu, dolayısıyla ABD-AB stratejik militarist ittifakını yeniden onardı. Dahası, Obama’nın 2014’te kotardığı kanlı faşist darbeden sonra Ukrayna vekalet savaşını örgütledi. Trump’a, ABD emperyalizminin stratejik rakibi Çin’in müttefiki Rusya’nın “dişlerini sökmek” gibi önemli bir avantaj bıraktı. Avantajı önemsemeyen Trump, 2. döneminde tırmandırdığı ticaret savaşlarını yalnızca Çin ve Rusya’ya değil, AB’li emperyalistlere karşı da uyguladı. Yetinmedi. NATO’lu müttefikleri Kanada ve Danimarka’ya ilhak şantajında bulundu. Halihazırdaki Avrupa emperyalist yönetimlerine karşı neofaşist partilerin yönetime gelmesini teşvik etti. Bu son iki başlık, Avrupalı emperyalistlerin “bağımsızlıklarını ihlaldi" ve parya devletlere yapılana benzer aşağılamaydı. Trump’ın, NATO üyesi Avrupa emperyalistlerine son eleştirisi ise İran ile savaşta yeterince destek vermedikleri oldu.
Avrupalılar, bu duruma rağmen ABD’den kopmama ve NATO’da birlikte yeralma politikasını sürdürdü. Daha önce yapılan beşli toplantıda ABD ile NATO’da bir arada kalmada anlaşan Avrupalı emperyalistler, bu politikayı Ankara Zirvesi’nde onaylatma kararı aldı. Ankara Zirvesi'nin, NATO’nun bu iki emperyalist gücün savaş ittifakı olarak sürmesini onaylayan rol oynayacağı görülüyor.
Önceki tartışmaların da gösterdiği gibi, NATO üyesi ülkelerin askeri güçlerini, silahlanma düzeylerini ve savaş kabiliyetini geliştirme yönündeki önemli dönüm noktalarından biri Ankara Zirvesi olacak. Askeri bütçelerini genel bütçenin yüzde 3.5’ine yükseltme eğilimi, AB devletlerinin yöneticilerince genel kabul görüyor. Başta Almanya olmak üzere diğer AB üyesi devletler, savaş sanayini geliştirmeyi benimsedi ve zirvede bu onaylanacak. Uzun süreli tam bir durgunluk içindeki Avrupa kapitalizminin krizi, bu yolla aşma beklentisine de yol açmış durumda. Özellikle İran savaşı pratiğinden derslerle Avrupa emperyalistlerinin, savaş sanayini geliştirmeyi, sibernetikten navigasyona ve yapay zekaya, balistik füzelerden SİHA’lara uzanan yelpazeyi kapsayacak genişlikte ele aldıkları basına da sızdırılıyor.
Ankara Zirvesi boyunca savaş sanayii fuarı da kuruluyor.
Silah tekelleri, satış anlaşmalarıyla fuarı değerlendirecek. Zirveye katılacak Trump, öncesinde Erdoğan rejimine F-35 savaş uçakları yasağını kaldıracağı sinyalini verdi. Almanya Başbakanı Merz ve diğer liderlerin “stratejik ortaklık” payesi vermeleri, Türkiye ordusunun savaş kabiliyetini NATO’da daha çok değerlendirmek, ortak savaş sanayi üretimini geliştirmek gerektiği açıklamalarıyla birleştiğinde, ABD ve Avrupa emperyalistlerinin Erdoğan-Bahçeli faşizmine daha çok sarılacakları, Batılı emperyalistler nezdinde “meşruiyet”i daha fazla kazandıracakları anlaşılıyor.
Çapayı yeniden ABD emperyalizminin yanına demirleyen Erdoğan faşizmi, buradan aldığı güçle iktidarını kalıcı kılmaya çalışıyor. Erdoğan, İslami kitleye, İran savaşında övgüsüne mazhar olduğu Trump, Gazze köleci Barış Kurulu’nda yer verdiği Erdoğan’ın İbrahim Anlaşması’ına Netanyahu ve Arap gerici liderlerinin yanında yeralmasını dayatıyor. Emperyalizmden “meşruiyet”in bu diyetini Erdoğan’ın ödeyeceğine şüphe yok.
Avrupalı emperyalistler, Rusya’yı çevreleme ve yıpratmanın aracı olarak Ukrayna’ya iki yıl boyunca her yıl için 70’er milyar dolar savaş yardımı yapacakları üzerine anlaştı. Ankara Zirvesi’nde onaylanacak. Bu, Trump’ı NATO’da birliği sürdürmeye iknanın aracı da. Avrupalı emperyalistlerin kendi başlarına veya NATO’yla savaş operasyonlarına daha etkili ve daha çok katılacakları görülüyor. Trump’ın Savaş Bakanı Hegseth, NATO’nun bugün 3. döneme, kuruluş aşamasındaki ilk dönemdekine benzer savaş zırhını giymesi, NATO üyesi devletlerin bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini söyledi. Bu açıklama, Trump ABD’sinin NATO’yu dağıtmayacağının belirtisi. Ankara Zirvesi’nde bu birliğin devam edeceği onaylansa da ABD emperyalizminin dünya hakimiyetini korumak için savaşçı politikası, kaçınılmaz olarak ticaret/gümrük savaşlarını şiddetlendirecek, savaş alanlarındaki anlaşmazlıklar müttefik değişikliklerine yol açacaktır. Savaş kabiliyeti yükseltilecek NATO’nun başlıca güçlerinin birliğinin kalıcı değil, geçici olacağı görülüyor.