Değişim umudu

Aykan SEVER yazdı —

10 Kasım 2020 Salı - 23:00

  • Dünya politikası açısından asıl tartışma konumuzsa sürmekte olan postmodern karakterli yeniden paylaşım savaşı içinde ABD’nin nasıl “yeni” bir rol oynayacağı.

 

Geçen hafta yapılan ABD seçimleri sanırım uzun bir zaman çeşitli yönleriyle tartışma konumuz olmayı sürdürecek. Dikkat çeken bazı kısımlarını ele almaya çalışalım.

Biden’ın henüz resmileşmese de seçimleri kazanması sonrası yaptığı “balkon konuşması” epey etkiliydi. İyi hazırlanmış konuşmanın tecrübeli politikacı Biden da teatral sunumuyla hakkını verdi. Özellikle önce başka toplumsal kesimlere değinip neredeyse unuttuğunu düşündüğümüz anda masaya yumruğunu vurarak siyahları anması etkileyiciydi. Aynı zamanda ABD’deki yapısal ırkçılığa işaret etti ve buna karşı mücadele edeceklerini söyledi. Obama bir siyah olsa da onun ağzından bu kadar açık bir ifade duymamıştık. Konuşmada ayrıca Biden’ın eşine ve müstakbel Başkan Yardımcısı olarak Kamala Haris’e yaptığı göndermeler ve seçilenlere baktığımız zaman “Demokrat” kesim açısından kadınlar ve siyahların “kazandıranlar/kazananlar” olduğunu söyleyebiliriz. Yani yapılan balkon konuşmasında kimin hitap ettiğinden çok kimin söylettiği daha önemli. 

ABD elitlerinin diline yansıyan kadın ve siyah vurgusu kuşkusuz doğa, kadın ve siyah hakları hareketlerinin mücadelesinin zorlamasının bir yansıması. Bu mücadeleler kendini geliştirebildiği Amerikan elitlerinin ülkeyi hapsettiği görünmez duvarları yıktıkları ölçüde  büyüme olanağına sahip olacak. Bugün “Demokratlar”ın yönetimi eğer bu hareketler geniş toplumsal kesimlere dönük özneleşmeye-politikleşmeye elverişli siyasetler üretemeseydi ne bu seçimi kazanabilirlerdi ne de Biden gerçek anlamda değişimi çağrıştıran sözcükleri anmaya tenezzül ederdi. Nitekim aslında Biden’ın değişmediğini de gördük. Konuşmasını “Tanrı Amerikayı ve askerlerimizi korusun” diye bitirmesi muhtemelen alışkanlık-âdet babındandı ama kendisinin sadece bir politikacı olduğunu bir kere daha bize anımsatmaya yetti. Bu hâl zamanında “milli görüş gömleğini çıkardık” diyenlere sorgulamaksızın inanan, en azından inanmış gibi yapanları düşündürdü. Sonuçta politikacıların ne söyledikleri değil ne yaptıkları sanırım çoğu zaman daha önemli.

Fakat hakkını yemeyelim Biden bence en azından bir konuda samimiydi. Ülkede giderek artan bölünmüşlük. Son seçimlerin de gösterdiği üzere de Amerikan toplumundaki coğrafi-siyasi ve kültürel yarılma büyüyor. Barbekü-bira-özgürlük (Bu son başlığı daha çok silah sahibi olup sağa sola ateş etme serbestisi diye anlamak yerinde olur diye düşünüyorum.) diye tişörtlerine yazıp hayat felsefelerini özetleyenler şimdilik kaybetti. Ama 70 milyonun üzerinde oy aldılar. Ve yeni Trumplar üretmelerinin önünde bir engel maalesef yok…

Dünya politikası açısından asıl tartışma konumuzsa sürmekte olan postmodern karakterli yeniden paylaşım savaşı içinde ABD’nin nasıl “yeni” bir rol oynayacağı. Bugünün gerçekliğinde elbette Biden ya da bir başka ABD başkanından “Bıktım dünyayı sırtımda taşımaktan, ben barış ve huzur istiyorum.” demesini bekleyemeyiz; öyle bir meyili olsa bırakın başkanlığı Beyaz Saray’ın kapısının önünden turist olarak bile zor geçerdi. Sonuçta Biden da ABD’nin dünyanın bir numaralı hegemon gücü olarak devam etmesinin yollarını arayacak, arayacaklar. Harp sanayinin ihtiyaçları bir yana savaş denilen melanetin ana dili silahlar etrafında döndüğü için temelde savaşı sürdüren güçlerin onu durdurması olanaksız. Birer silaha dönüşmüş zihinler bu koşullarda bulabildikleri her şeyi birbirlerine karşı araçsallaştıracaklardır.

Daha da önemlisi önce de olduğu gibi başta insan hakları olmak üzere, toplumsal hareketlerin ürettiği değerlerin ABD yönetimi tarafından rakiplerine karşı elverişli bir silaha dönüştürülerek dejenere edilme riski. Burada daha işin başında olduğumuzu unutmadan (hegemonların yutucu, dönüştürücü gücünün tehlikesini de hesaba katarak) yalnız olmadığımızın bilinci ve verdiği güvenle yeni bir dünya yaratma mücadelesinin kendi aklını şekillendirmesinin yollarını aramalıyız…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.