Direnmek kalıyor Kürt'e

İlham BAKIR yazdı —

  • Kürt halkı asla tetikçiliği kabul etmez. Tarih boyunca da kendini savunmak dışında saldırı, işgal ve talanı esas alan bir şiddet kurgusu geliştirmedi. Kürtler, Rojava'da kimi taktik hatalar yapmış olsa da kesinlikle ahlaki ve reel politik olarak doğru bir yerde durdu.

Dünya, uluslararası sitemin artık demokrasi, insan hakları,  evrensel değerler gibi üzerinde ortaklaşılmış ölçülerin terk edilerek açık bir faşizm ve güce dayalı haklılığın egemen olduğu bir süreçten geçiyor. İki dünya savaşının yıkımları, gelişen halk hareketleri, iki kutuplu dünyada reel sosyalizmin dengeleyici gücü gibi nedenlerle etki ve yaptırım gücü olan bir takım kurumlar, sözleşmeler ve ölçüler oluşturulmuş, göreceli de olsa insanlık bir nefes alabilecek bir süreci yaşayabilme şansı yakalayabilmişti. II. Dünya Savaşı’nı yaratan liderlik ve süreç yönetimi, nasıl Hitler şahsında vücut bulmuşsa şimdi de temsilini Trump’ta bulan bir liderlik ve yönetim biçiminin öncülük ettiği III. Dünya Savaşı evresine girmiş bulunuyoruz. Bu liderlikler ve bu yönetim biçimleri tesadüfen oluşmuş değildir, kapitalizmin yaşadığı krizlerin ve bu krizlerin doğurduğu ihtiyaçların gerektirdiği liderlikler ve süreçlerdir.   

Dolayısıyla Rojava’da başta Kürt halkı olmak üzere halklar aleyhine ortaya çıkan yıkım ve katliam tehlikesi, öyle sol/sosyalist çevrelerin iddia ettiği gibi emperyalizmle iş birliğinin sonucu olarak ortaya çıkmış değildir. Uluslararası emperyalist güçler, Kürt devrimci hareketini ve Rojava Devrimi'ni satmadılar, Sayın Murat Karayılan’ın da ifade ettiği gibi. Baştan beri bir taktik ittifaktan ibarettir her şey. Ne Rojava’daki Kürt halkının tarihsel kültürel ahlaki değerleri ne de bu devrime öncülük eden Kürt Özgürlük Hareketi’nin moral değerleri emperyalist güçlerle stratejik bir ittifak kurulmasına izin vermezdi zaten. Uluslararası emperyalist ittifakın aradığı şey, Ortadoğu’da kendisine tetikçilik edecek bir güçtür. Kürt halkı asla böylesi bir tetikçiliği kabul etmez. Tarih boyunca da kendini savunmak dışında saldırı, işgal ve talanı esas alan bir şiddet kurgusu geliştirmedi. Kürt Özgürlük Hareketi de asla halkların aleyhine olan, başka halkların katliam, yıkım ve sürgünle karşı karşıya kalacağı bir planın, bir işleyişin parçası, askeri, ordusu, tetikçisi olmaz.

Kötü niyet değilse, ideolojik körlüktür

Dolayısıyla başından beri ABD ve Uluslararası Koalisyon ile kurulan ittifak, Kürt halkını ve çeperindeki halkları katliamdan korumak için kurulan dönemsel ve taktiksel bir ittifaktı. Şimdi ABD öncülüğündeki uluslararası güçler kendilerine her türlü tetikçi hizmeti verecek, yağma ve talandan başka motivasyonu olmayan bir çeteciliği kendine ortak olarak seçerek, Suriye ve Ortadoğu’daki yeni düzenini kurmak peşindedir. Yani kimi solcuların iddia ettiği gibi şu anda ortaya çıkan süreç, emperyalizme güvenmenin değil, emperyalizmin uzun dönem hesapları için taktik ittifakını değiştirmesi neticesindedir. “Kürtler, o dönemde böylesi bir taktik ittifaka yönelmeselerdi şimdi bu katliamla karşı karşıya kalmazdı, biz demiştik” gibi söylemler adeta Kürtlerin katledilmesine sevinen kötü niyetli bir tutum değilse tam anlamıyla bir ideolojik körlüktür.

Taktik hatalar olsa da ahlaki ve politik doğruluk

Durum 'Kürt milliyetçileri'nin iddia ettiği gibi “eğer bu güçlerle stratejik bir ortaklık kurulsaydı bir Kürt devleti kurulabilirdi, Kürtler bugünkü katliam tehlikesi ile karşı karşıya kalmazdı” durumu da değildir. Kürtler, Türkiye güdümlü çeteler, HTŞ, Colani gibi talan, yağmaya susamış tetikçi karakterde bir güç olsalardı, ancak o zaman bu güçlerin ortağı olmaya devam edebilirlerdi. Nitekim QSD'ye Irak'ta savaşma teklifi iddiaları var. Yani aslında Kürtlere bir tetikçilik teklif edilmiştir ama Kürtler bunu kabul etmemiştir. Bazı 'Kürt milliyetçileri' ne yazık ki böylesi bir tetikçiliği de ulusal çıkarlar adına mubah görebilmekte. Kürtlerin kendi yurtlarını savunmak dışında Ortadoğu’da herhangi bir gücün aparatına dönüşmeleri hem ahlaki olarak bir çöküntü ve çürümeye yol açacaktı hem de ortasında yaşamakta oldukları diğer tüm halkların bitmeyen bir savaşa yol açacak düşmanlığını kazanmış olacaktı. Kimi taktik hatalar yapılmış olsa da Kürtler Rojava’da kesinlikle hem ahlaki olarak hem de reel politik olarak doğru bir yerde durmuştur.

Gerçekten solcuysanız ve gerçekten yurtseverseniz

Uluslararası emperyalist güçlerin, bölgesel alt emperyalist devletlerin, Kürtleri stratejik ortak olarak görmeseler bile stratejik düşman veya feda edilebilecek bir halk olarak görmemelerinin bir tek koşulu vardır; direnmek, çok büyük direnmek. Elbette uygar dünyanın cihadist çetelerden kurtarılmasında bu kadar büyük rolü ve ödediği bedeli olan bir halkın, böylesine birden bire ve kolayca desteksiz bırakılacağı, çetelerden yana böylesi bir ahlaksızca pozisyon alınacağı umulmuyordu. Belki de en büyük yanılgı buradaydı fakat Kürtler ilk şaşkınlığı üzerlerinden atıp direnme, büyük direnme safhasına geçti. QSD, Rojavayê Kurdistan bölgesine çekilerek savunma hattını kurdu, dört parça Kürdistan’da ve dünyanın dört bir yanında Kürtler, bu savunma hattını koruyacak devasa bir eylemselliğin içine girdi. Bu sözde solculara ve 'Kürt milliyetçileri'ne çağrımız; gerçekten solcuysanız, gerçekten Kürdistan yurtseveriyseniz bu direniş saflarına katılın. Halk, öyle yapıyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.