- Kürtler, bayrağın nemenem bir şey olduğunu, bayrakla hangi suçların, hangi günahların görünmez kılındığını ve mutlak bir biadı gerektiren dayatmaların bayrak üzerinden nasıl meşrulaştırıldığını, en iyi bilen halklardan biridir.
- Uzun zamandır zemini aranan, usul usul yoklanan Başûrê Kurdistan bayrağını fetişleştirme ve diğer Kürt siyasetlerine dayatma, genel saldırı konseptinin bir parçası olarak planlı olarak geliştiriliyor.
İLHAM BAKIR
Bayrak, başta devletler olmak üzere modern çağın siyasi toplulukları açısından en güçlü sembollerden biridir. Siyasi argüman üretmede, toplulukları ortak bir değer etrafında toplamada, bir amaç doğrultusunda tahkim etmede kullanılan çok etkili ve güçlü bir araçtır. Bu yüzden bir bayrak etrafında yaşanan tartışmalar, yapılan yönlendirmeler, yaratılan hamaset, bir bayrağın tarihsel ve sosyolojik olarak temsil ettiği aidiyet, kimlik, mücadele ve kolektif hafıza gibi normal süreç anlamlandırmalarını aşan bir işleve büründürülür. Denilebilir ki bayrak, tüm tarihsel süreç içerisinde en çok ulus devlet çağında ve ulus devletin en güçlü ve çok anlamlı temsiline kavuşmuştur. Ulus devletin en dokunulmaz, en saygıda kusur edilemez kutsallarının başında bayrak gelir. Bayrak, ulus devletin sahip olduğu kudretin bir sembolü; sınıfsal da dahil tüm farklılıkları görünmez kılmanın, tekleştirmenin de çok önemli bir temsiline sahiptir. Bu yüzden bayrağa yönelmiş bir saygısızlık, devletin gerekli kıldığı oranda kıymet vermeme, sahiplenmeme, hain ve devlet düşmanı sayılma gerekçesidir. Bir devlet kıyımcı da olsa, diktatörlük de yönetiliyor olsa, derin sınıfsal uçurumlar yaratan, ezen, sömüren bir rejime de sahip olsa onun temsili olan bayrağa saygı, o devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin kayıtsız, şartsız ve tartışmasız bağlılık ve saygı göstermesi gereken bir sembolüdür.
Kürtler, bayrağın nemenem bir şey olduğunu, bayrakla hangi suçların, hangi günahların görünmez kılındığını ve mutlak bir biadı gerektiren dayatmaların bayrak üzerinden nasıl meşrulaştırıldığını, en iyi bilen halklardan biridir. Kürtleri kolonyal güç olarak sömüren tüm devletlerin bayrakları, Kürtlerin hafızasında bir halkın sembolü olarak değil, tekçiliğin, asimilasyonun, kıyımın, işkencenin ve zulmün sembolü olarak yer tutar. Aslında bayrak örtüsü altında sadece Kürtler için değil, ezilen, sömürülen tüm ötekilere karşı korkunç suçlar işleniyor. Arap, Fars ya da Türk bayrakları sadece Kürtlere yapılan zulmün ve kıyımın sembolü değildir. Arap, Fars ve Türk halklarına karşı da bayrağın örttüğü sayısız suçlar işlenmiş ve işleniyor. İyiden ve güzelden yana olanların, devrimcilerin, sosyalistlerin de elbette bayrak üzerinden kurdukları bir ortak değerler temsiliyeti vardır fakat bir ulus devletin yarattığı biçimde bir bayrak fetişizmi bu temsiliyete dahil olamaz. Böyle bir temsiliyet yaratıldığında, karşısında mücadele ettiğinle bir benzeşme kaçınılmazdır.
Ne yazık ki Başûrê Kurdistan bayrağı üzerinden yaratılan temsiliyet ve fetişizm, kolonyalistlerinkinden farklı olmayan bir karaktere bürünmüştür uzun zamandır. Bir konserde bir dinleyici tarafından bir sanatçının boynuna asılan Başûrê Kurdistan bayrağının konser organizatörleri tarafından sanatçının boynundan kaldırılması üzerinden başlatılan ve özellikle Kürt Özgürlük Hareketi’ni hedef alan saldırılar, bu benzeşmenin yarattığı boyutu gösteriyor. Dört parça Kürdistan’da çok farklı siyasal yapılar ve bu yapıları temsil eden çeşitli semboller vardır. Başûrê Kurdistan bayrağının bir federe devlet bayrağı olması, onu bütün Kürtlerin değeri ya da sembolü yapmaz. Aslında bu bayrak, Başûrê Kurdistan’da egemen olan siyasal anlayışı temsil ediyor. Yani bu siyaseti benimseyen, taraftarı olan Kürtlerin sembolüdür ve elbette değerlidir, bu bayrağa yönelmiş bir saygısızlık kabul edilemez bulunmalıdır. Bu bayrağı, tıpkı Türk devleti ve diğer kolonyalist devletlerin bayrağı gibi tüm Kürtlere dayatmak da en hafifinden tabirle antidemokratiktir. Başûrê Kurdistan bayrağının temsil ettiği Kürtlerin ulusal egemenliği, mücadele değerleri, ödenmiş bedelleri, elbette saygı duyulacak temsillerdir fakat bu bayrağın temsil ettiği ve tüm ulus devletlerin işlediği suçlar ve günahlara benzer günahları da temsil ettiği; bu günahları ve suçları örttüğü gerçeği de gözardı edilemez. Bir yere kadar Kürt temsili olarak kabul edilse de bir yerden sonra Kürtleri yoksul, kendini varsıl kılan bir egemenliğin sembolüdür. Dahası bir sanatçının rızası ve onayı olmadan o bayrağı götürüp onun boynuna asmak, dayatmacılığın, kendi değer ve kutsallarının dayatmanın dikalasıdır.
Bir sanatsal etkinlikte yaşanan bu bayrak krizi ya da provokasyonunun benzerlerinin daha fazla yaşanacağı aşikardır. Bütün egemenlikçi, ulus devletçi yapılar ne zaman başları sıkışsa, ne zaman işledikleri suçlar ve günahlar halk tarafından görülür dereceye varsa mutlaka bir bayrak provokasyonunu devreye sokarlar. Uzun zamandır zemini aranan, usul usul yoklanan Başûrê Kurdistan bayrağını fetişleştirme ve diğer Kürt siyasetlerine dayatma, genel saldırı konseptinin bir parçası olarak planlı olarak geliştiriliyor. Sanat alanının görünürlüğü ve etkisi göz önüne alındığında bu tür provokasyonların ve Kürt Özgürlük Hareketi'ne yapılacak saldırıların, en çok geliştirileceği zeminlerin sanatsal etkinlik alanları ve sanatçılar üzerinden olacağı kuvvetle muhtemeldir.