Halk, kolpacılara geçit vermez
İlham BAKIR yazdı —
- Kürt halkı, feraset sahibidir; bilinci ve feraseti mücadeleyle bilenmiştir. Kimin emekçi ve halkın fedaisi, kimin kolpacı olduğunu çok iyi bilir. Halkına düşman arsızlara geçit vermiyor.
İLHAM BAKIR
Kürtlerin yüzyıllar boyunca Osmanlı ve İran gibi çok uluslu imparatorluk yapıları içerisinde dağınık bir biçimde yaşamış olması; Kürdistan’ın neredeyse aralıksız bir şekilde istila ve talanlara maruz kalması; I. Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte emperyalist ülkelerin ihtiyaçları doğrultusunda dört parçaya bölünerek uluslararası bir sömürgeye dönüştürülmesi, Kürtler açısından modern anlamda merkezi bir uluslaşmanın yaşanmasını engelledi.
Farklı devlet sınırları içerisine hapsolma, her sınır içerisinde sömürgeci gücün karakterine bağlı olarak farklı dinamiklerin işlemesi; sömürgeci devletlerin anti Kürt bir ittifakı süreklileştirmesi, bölünmeyi daha da derinleştirdi ve Kürtler açısından uluslaşma sürecini neredeyse imkânsız hale getirdi. 20. yüzyılın başlarından ortalarına kadar farklı Kürdistan parçalarında gelişen isyanlar bastırıldı, liderleri katledildi ve Kürt uluslaşmasının üzerine adeta beton döküldü.
Kürt uluslaşmasının seyri
21. yüzyılın başı ise uluslararası emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki yeni hesapları ve bölgesel hegemonik güçler arasındaki çatışmalardan doğan kriz ve fırsatlarıyla Kürtlerin yeniden tarih sahnesinde boy göstermesinin imkanlarını yarattı. Bütün Kürdistan parçalarında ulusal bir uyanış yaşanmaya başladı fakat modern öncülükten yoksunluk ve parçacı siyaset bir ulusal Kürt birliğinin oluşması önünde engel olmaya devam etti. Bütün bu sebeplerden ötürü Kürt uluslaşması, klasik Avrupa uluslaşma modellerinden farklı, parçalı ve çok katmanlı bir tarihsel seyir izledi, izlemeye devam ediyor.
Rojava'nın birliğe etkisi
Kürt Özgürlük Hareketi, bir ulusal kurtuluş hareketi olarak doğmaya başlamasının daha ilk safhalarından itibaren diğer Kürt hareketlerinden ayrı bir karakterde gelişmeye başladı. Derin teorik ve ideolojik tartışma ve yaratılan birikim sayesinde modern öncülüğe sahip, parçacı siyaseti reddeden ve Kürt ulusal birliğini esas alan bir siyaset ve pratik geliştirdi. Bugün geldiğimiz yer itibarıyla Kürt ve Kürdistan gerçekliğinin inkarı imkansız hale geldi. Başûr ve Rojava’da elde edilen statü, Rojhilat ve Bakur’da süregelen direniş ve mücadele dinamiği, uluslararası dayanışma ağları ve uluslararası tanınırlık/bilinirlik Kürtler açısından modern demokratik uluslaşmayı tarihte hiç olmadığı kadar mümkün hale getirdi. Özellikle de Rojava’ya dönük gelişen son saldırılar karşısında dört parça Kürdistan ve bütün dünyada yaşanan birlik ruhu, ulusal birliğin sürükleyici motor gücü olarak kendini gösterdi. Bu ulusal birlik ruhunun yaratılmasında Rojava Devrimi ve arkasındaki ideolojik ve paradigmal gücün rolü inkar edilemez bir hakikattir. Rojava Devrimi'nin Kürtlerde ayakları yere basan bir özgüven yaratması, küçük bir coğrafyada dünyaya model olacak bir sistem inşa edebilme kapasitesini ortaya çıkarması ve uluslararası düzeyde Kürtlere dair muazzam bir tanınırlık ve meşruiyet kazandırması, bu ulusal birlik ruhunun temel dinamikleridir. Rojava, Kürtlerin onuru olarak sembolleşmiştir.
Halkına da düşman arsızlar
Rojhilat’ta 5 siyasi partinin ilan ettiği ittifak, Rojhilat halkımıza büyük kazandıracak ve ulusal birliğin inşasında önemli bir adım olacaktır. Kürt Özgürlük Hareketi ve Önderliğine olan düşmanlığın gözlerini kör ettiği ama 'Kürt milliyetçileri' maskesini takan klavye başı takımı, PJAK’ın da bu ittifakta olmasından dolayı yeni bir saldırı dalgası geliştirmeye başladı. Kürt Özgürlük Hareketi’nin yarattığı birikim ve geliştirdiği öncülük olmasaydı Suriye’de yaşanan savaş ve kaos ortamında bırakalım herhangi bir kazanım elde edilmesini, buradaki halkımızın nasıl bir kıyım ve katliama maruz kalacağını bilmiyor olamazlar. Bu gerçeği inkar etmektedirler. Sanki Rojava’da halkın katliamdan korunmasını, üstüne kazanımlar elde edilmesini sağlayan kendileriymiş ve Kürt Özgürlük Hareketi de bu süreci yönetemeyerek veya egemenlerle iş birliği yaparak Kürtleri satmış gibi bir söylemi bir tekerlemeye dönüştürmeleri, tam bir ikiyüzlülük ve ahlaksızlık örneğidir. Bakur’da da ortaya çıkan bütün mücadele olanaklarına rağmen Kürt'ün varlığını korumak, hakkını savunmak ve geliştirmek için tek bir adımları yoktur. Halkta da bu yüzden bir karşılıkları olmadı, böyle devam ettikleri sürece olmayacaktır da. Halkın içine çıkacak yüzleri de olmayacaktır bundan sonra gelişecek süreçte. Halk bunların yüzüne tükürecektir. Bu halk feraset sahibidir, bilinci ve feraseti mücadeleyle bilenmiştir. Kimin emekçi ve halkın fedaisi, kimin kolpacı olduğunu çok iyi bilir. Halkına düşman bu arsızların saldırılarına inat Rojhilat’da da diğer parçalarda da ulusal birlik ruhu gelişmeye devam edecektir. Şimdi bütün Kürt siyasetlerine, kurumlarına; aydın, entelektüel ve sanatçılarına düşen görev, bu yakalanan ulusal ruhun geliştirilip büyütülmesine ve bir ulusal kongre ile kurumlaşmasına hizmet edecek bir perspektif ve pratiği geliştirmektir.
