Lozan’ın dünyaya dikte ettiği bela

Selim FERAT yazdı —

26 Temmuz 2022 Salı - 09:30

  • Lozan’da bir araya gelen Kürdistan Halklarının temsilcilerinin sonuç bildirgesinin birinci maddesinden aktarıyorum: “Lozan Anlaşması Kürdistan halkına sorulmadan yapılmış, ülkemizi ve halkımızı bölmüştür. Kürdistan halkının temsilcileri olarak bu anlaşmayı reddediyoruz.” 

Türk-Yunan Savaşı (1919-22) Bolşevik devriminden sonra, kurulan dünya düzeninin Ortadoğu’ya ilk yansıması oldu.
Lozan’a daha varılmamıştı.

Lozan’ı planlayan ve yaşama geçiren iki belirleyici  güç, İngiltere ve Fransa Mutafa Kemal’i muhtemelen 7. Ordu Komutanlığında aldıran ve yönünü Istanbul’a veren güçlerdi.  

Gecikmeli, ancak nüfuzunu sağlama almak isteyen diğer bir güç, ABD olacaktı, Amerikan Generali James Harbord 22 Eylül 1919 günü Sivas’a Mustafa Kemal’i ziyaret edecekti.

Kemalist Hareketin amaç ve hedeflerini aktardıktan sonra, Mustafa Kemal geleceğin üçlü ittifakının sınırsız desteğini almış oluyordu.

1919 yılında, dünyaya yeni bir açılım için start verilmişti. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı, bir İngiliz ve Fransız çıkışı oluyordu.
İngiltere ve Fransa’nın, bilahare Amerika’nın hedefi Lenin’in önderliğindeki Sovyetlerdi.

Sovyetler dünyanın çehresini sosyalizmden yana değiştirmişti.

Mustafa Kemal’in 1919 çıkışıyla Batı kapitalizmi, dünyanın çehresini Kapitalizmden yana değiştirmek için start vermişti. Kapitalizmin yeni ve bölgedeki öncü figürü Mustafa Kemal ve yeniden yükselmesi planlanan ülke, Türkiye olacaktı.

Lozan’ın üzerinde yükseldiği zemin bu olmuştu.

TEZ I:
Bolşevik devrimi/Lenin yükselmeseydi, İngiltere, Fransa öncülüğünde, ABD destekli, Mustafa Kemal’in Samsun‘a çıkışı projesi hayata geçirilmezdi.
Lenin’in çıkışı, Mustafa Kemal‘in doğuşunu mümkün kılan belirleyici tarihi gelişme oldu.

TEZ II:
Kürdistan politikleşen, örgütlü  toplum ve toplumlardan yoksun olduğu için, Bolşevik devriminden sonra, Ulusların kendi kaderini tayin hakkını yaşama geçirme şansını yakalayamadı.

TEZ III:
Lozan’ı mümkün kılan Türk-Yunan savaşıydı. Bu savaşta İngiltere ve Fransa Kemalist Harekete güçlü destek verdiler. Fransa ve İngiltere, Çanakkale ve İzmir zaferlerinin mimarlarıydılar. Böylece “Yunanlılar’ın denize dökülmesi”, gibi diğer zaferlerde “Kurtuluş” savaşı ve anti emperyalist savaş olarak lanse dildi.
Türkiye’deki sol bu tarihe onyıllar boyu kitlendi. Böylece Kemalist bariyer Türkiye’deki devrimci gelişimi onyıllar boyunca milli sermaye sahiplerinin kapanından kurtaramadı.

TEZ IV:
Kemalistler-İngiltere ve Fransa üçgenindeki görüşme ve ön anlaşmalar, Kürdistan’ın anlaşmalar kapsamında temsilini engelledi ve Lozan, yeniden yapılandırılacak Türk devleti, sürekli savaşa kodlanarak, Türkiye’de ve Kürdistan’da yaşayan halkların barış içinde yaşamalarını engelleyecek bir mekanizma olarak hayata geçirilecekti.

TEZ V:
Lozan, NATO öncesi, batı emperyalizminin sosyalizme karşı oluşturduğu paktın öncü bileşimi oldu. Türkiye batı emperyalizmine bağlı ve aynı zamanda müttefik olarak, özellikle Ermenistan ve Kürdistan’da, kolonyal faşizmi hayata geçirmekten sakınmadı. Batı Türkiye’yi engelleyen girişimlerden sakındı.

TEZ VI:
Türkiye  de diğer birçok ülke (İran, Rusya, Çin vd.) gibi yeniden yükselen emperyalist güçlerden biri olarak, Kürdistan’ın Güney ve Rojava parçalarını işgal girişiminde bulundu.

TEZ VII:
Uluslararası güçleri harekete geçirecek ve Lozan Anlaşması’nın tersi tarihi adımların atılmasını mümkün kılacak  güç, politikleşen Kürdistan toplumu/örgütlenmeleridirler. 

Bu bağlamda, son olarak Lozan’da bir araya gelen Kürdistan Halklarının temsilcilerinin sonuç bildirgesinin birinci maddesinden aktarıyorum: “Lozan Anlaşması Kürdistan halkına sorulmadan yapılmış, ülkemizi ve halkımızı bölmüştür. Kürdistan halkının temsilcileri olarak bu anlaşmayı reddediyoruz.” 

Selimferat@web.de

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.