Kürt kimdir?

Selim FERAT yazdı —

  • Manipülasyon, karalama, komplo teorileri, karşı devrim yüklü sosyal medyadaki gizli açık kimlikli mayınları da göz önünde bulundurursak 'Kürt kimdir' sorusuna cevabımız var.

Klasik Kürt şairi Haci Qadirî Koyî’nin (1815-1892), "Eğer bir Kürt babasının dilini bilmiyorsa annesi kesinlikle bir fahişedir; babası ise ahlaksız adamın biridir” ithamına hala katılanlar var mı bilmiyorum. Qadirî Koyî’nin bu keskin tepkisini, kriz ve savaş dönemlerinin Kürt dünyasına yansıması olarak algılıyorum. Alman “Turnvater Jahn”ın (1778-1852) “Ah sen tatlı Fransız kanı” tanımlaması kadar gaddar olmasa da Koyî, hançerini kendilerine dönsünler diye Kürtlerin kalbine saplamış oluyor.

“Annesi ve babası Kürt olandır, Kürt” tespiti, tahminen Yavuz Sultan Selim’den bu yana güncelliğini yitirmiş oluyor. Kürt, Kürt'tür; biyolojik tarifinin günümüzde bir getirisi yok.

Dört parçasında Kürdistan’ın, en az dörtten fazla “Kürt” kimliği oluştu:

Kendileri için Kürt olanlar;

İşgalcilere göre Kürt olan ve kolonileştirilmekten imtina etmeyenler;

Tampon bölge Kürtleri (Saddam döneminde Kürdistan için görevlendirilen, Saddam’a bağlı, iki arada bir derede kalan Kürtler gibi.)

Aynı anne ve babadan olan, biri Kürt, diğeri kendisini Türk, Arap, Fars addeden Kürtlerin varlığından hareketle, Kürt olmanın kan bağı üzerinden tarif edilemeyeceği hipotezine karşı çıkmanın nafile olduğunun altını çizmek istiyorum.

Bu tespitler ışığında, kendisini Kürt olarak adlandıranlar dünyasında, “Kürt’ü Kürt’ten ayırmak” kavramı parçalanmışlık üzerinden yükseldi. Kendisi için Kürt olanın, Kürt olduğunu iddia eden ya da başkası için Kürt olandan uzaklaştığı bir dönem geldi. Biz bu hikayenin sahnelerinden birinde yaşıyoruz. Kendisi için Kürt olmanın toplumsal bir geçmişi var. Bu bağlamda Kürtleşenler, diğer Kürt "kimlik“lerinden ayrı toplumsal bir uyduda kümeleşerek, yükseldiler.

Böylece Kürt olmak, sosyal ve politik bir tercihtir.

Eğer ulus, politize olmuş bir topluluksa öylesi bir Kürt ulusunun varlığını son yarım yüzyıla sığdırmak mümkün.

Geçmişini reflekte eden, bugünün kazanımlarını geleceğe taşımak için sorumluluk üstlenen, yeni bir Kürt toplumsal nesli  tarihe damgasını vurdu.

Bu yeniden oluşan ulusun bireylerini “Kürt” olarak adlandırırsak:

Şimdiki durakta, manipülasyon, karalama, komplo teorileri, karşı devrim yüklü sosyal medyadaki gizli açık kimlikli mayınları da göz önünde bulundurursak;

Kürt kimdir sorusuna aktüel verebileceğimiz bir cevap var.

Kürt:

Savaşın ve çatışmaların halkı mahvettiği andan itibaren;

dışarıdan fethedemediği kale duvarlarını yıkmak için;

yeni mücadele alanları yaratan;

yakın bir gelecekte kale duvarlarının temelini sarsacak hamleyi yapma kudretinde olandır…

Katledilen her öncü, kahraman ve ayaklanmaların önderlerini kaydeden hafızayı diri tutan; adil ve orantılı hesaplaşmak için mücadeleye devam edendir.

Bizzat devletin servis ettiği güçler tarafından veya gönüllü köleler üzerinden, mücadelenin öncülerine karşı yürütülen karalama kampanyalarına karşı durmasını bilen, sabırlı ve kararlı duruş sergileyendir…

Her değişimin yerinde durmayacağını ve radikal değişimlerin, yeni radikal değişimlere yol açacağını bilendir…

Bazen şiddet yoluyla çözülmeyecek olanın, halk gücüne dayalı yaşam alanları yaratmayı bilen ve hedefleneni, sürekli bir mücadele yoluyla elde edileceğinin bilincinde olandır…

Tetiğe ilk basanların işgalciler olduğunu unutmayan inatçı direnişçidir…

“Bir adım ileri, iki adım geri”yi bilen, kırılmayan, nihai zaferden vazgeçmeyendir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.