MHP’nin TTB’ye saldırısının amacı

Ziya ULUSOY yazdı —

18 Eylül 2020 Cuma - 23:00

  • Faşist Erdoğan ve Bahçeli ikilisi, TTB ve TMMOB gibi demokratik meslek birliklerini ele geçiremediği için zindan ve yasakla kapatmaya çalışıyor. Çözüm, hangi demokratik ve ezilen güce saldırıyorsa, birleşik direnişi yükseltmektir.

Bahçeli, “TTB’yi kapatın ve yöneticileri hapse atın” içerikli saldırı emrini verdi.

Bahçeli, “taş üstünde taş omuz üzerinde baş bırakmayın” saldırganlığıyla faşist üne sahip. Bahçeli’nin, içerde komünistler ve Kürtlerden bütün demokratik güçlere değin, faşizme muhalefet eden parti, sendika, oda ve kişilere ilişkin saldırı talep ve emri, ne gelişigüzel ne de boş ajitasyon. TersineErdoğan faşizmini tahkim etme amacına bağlı.

Faşist şef Erdoğan Baro’dan önce Türk Tabipler Birliği (TTB) ve TMMOB’ye saldırmayı tercih ediyordu. Fakat Feyzioğlu’nun Baro’yu Saray’a bağlama çabasının sonuç vereceği beklentisindeydi. Gerçekleşmeyince, Erdoğan, ulusacı kesimin yalpalayacağına güvenerek Baro’dan saldırıyı başlattı.

Baro’nun direnişi “çoklu baro”yu önleyemediyse de TTB ve TMMOB’ye saldırıyı geciktirdi.

Şimdi Bahçeli, salgına ilişkin eleştirileri susturmak vesilesiyle dile getirerek, TTB’ye saldırıda gecikilmemesini istiyor.

Saray bu isteği şimdi mi bir süre sonra mı karşılar bu belirsiz. Ama TTB ve TMMOB’ye saldırıyı mutlaka gündeme getirecektir. Çünkü, Saray’ın amacı siyasi tekelinin faşizmini kurmak ve “kalıcı”laştırmaktır. 12 Eylül, Saray’dan farklı olarak, devrimci mücadeleyi ezdikten sonra ’82 Anayasası’yla çerçevesini çizdiği asker güdümlü de olsa parlamenter faşist rejimle devrimci gelişme tehlikesini önlemeyi amaç edinmişti. Askeri faşist darbenin sahip olmadığı/olamayacağı kuvvetli kitle desteği eksikliği ise parlamento ve burjuva partilerin hükümet olma “eşit” fırsatı yoluyla giderilecekti.

Bu nedenle parlamento yoluyla burjuva partilere hükümet olma yolu açık tutulduğu gibi, demokratik kitle örgütlerinin tümden tasfiyesi yerine devrimci mevzilerin tasfiyesi amaçtı.

Saray cuntası ise generallerin çerçevesini çizdiği rejimden farklı olarak, siyasi tekelini kuracağı kalıcı faşist bir rejimi amaç edindi. Yetkisizliğe düşürerek parlamentoyu daha baştan bir kenara attı. Dizginlenmemiş faşist saldırganlıkla devrimci güçleri ezmeyi amaç edindi. İslamcı Türkçü ideolojiye dayanan kitle desteğini, Rojava’dan Libya’ya işgalci savaşçılığın şovenist sarhoşluğuyla genişletmeyi, saldırgan faşist bir nitelik kazandırarak, bütün demokratik güçleri tasfiye işini halletmeyi hedefledi. Ardından burjuva muhalefeti de tasfiye edecek kalıcı bir faşist rejim amaçladı.

Amacına devam ediyor.

Saray, bu amacını hemen başta gerçekleştiremediyse, bunun nedeni Kürt Özgürlük Hareketi ve devrimci hareketin can bedeli direnişini ezememesidir.

Amacına rağmen Saray herşeyi zaman ayarlı planlamayla yapabilecek kudrete de, kitle desteğinin tümünü faşistleştirecek güce de sahip değil.

Direniş ve mücadelenin seyrine göre saldırı denemeleri yapıyor. Özellikle zayıflayan kitle temelini militarist saldırganlıkla yeniden onararak, içte polis-zindan ve kirli savaş saldırganlığıyla ve Kürt düşmanlığıyla ancak bir bölümünü saldırgan faşist konuma yükseltebildiği kitle desteğini daha genişçe kesimiyle saldırganlaştırmaya çalışarak amacına varmaya çalışıyor.

Bahçeli’nin idamı gündeme getirmesi üzerine AKP’li tetikçilerin olur işareti vermesi ama yine de geniş kitleden tepki toplayacağı dikkate alınarak beklemeye koyması, Erdoğan faşizminin niyetini de tüm saldırıları planlayarak yapamadığını da gösteriyor.

Türkçü ve Kızıl Elmacı söylemi öne geçirmesi, sanıldığının aksine MHP’ye taviz veya seçim desteğinden daha çok faşist kitle saldırganlığını kışkırtmak nedeniyledir. Burjuva muhalefetin kritik anlardaki destek, uzlaşma / işbirliğinden yararlanarak saldırılarını daha kolay uygulayabiliyor.

Erdoğan faşizmi, siyasi tekelini kurma amacına bağlanmış dizginlenmemiş saldırganlığının yanı sıra meslek örgütlerini ya faşizmin hakimiyeti altına alarak kitle dayanağına dönüştürme ya da yapamıyorsa saldırganlıkla tasfiye etme çizgisi izliyor. Bu, Hitler ve Mussolini faşizmlerinin deneyimlerinin kanıtladığı asla unutulmaması gereken derstir.

Örneğin Esnaf meslek birliğini faşizmin dayanağı olarak kullanıyor. TTB ve TMMOB gibi demokratik meslek birliklerini ele geçiremediği için zindan ve yasakla kapatmaya çalışıyor.

Bahçeli’nin TTB’ye saldırısının amacı budur.

Çözüm, hangi demokratik ve ezilen güce saldırıyorsa, birleşik direnişi yükseltmektir. Kürt işçiyi mi linç ediyor, İstanbul Sözleşmesini tasfiye ederek kadın hareketine mi saldırıyor, sosyalist partilileri ve avukatları zindana mı atıyor, işgalci savaş yürütüyor ve Kandil’i mi hedef alıyor, direnişi birlikte yükseltmek gerekir.

Kudurgan faşizm ancak birleşik direnişle yıkılabilir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.